Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Oysa arafta kalmak ne sana ne de başkalarına fayda sağlar. Yarım bıraktıklarına dönüp bir baksan ne demek istediğimi anlayacaksın. Hayata uzaktan bakıyorsun, belki daha önceki yakınlıkların kötü tecrübelere sebep oldu.
Hakan'ın ruh halinin özetiydi bu soru: Peki nereye gideceğiz? Kalbinin derinliklerine inen yakıcı bir duyguyla birlikte nasıl yaşayabileceğini kavramaya çalışıyordu. Orada her geçen gün kendini daha çok belli eden sızı vardı, bunu kafasında kuruyor değildi.
Ölüm belki de bizim anladığımız gibi değildi. Yahut her insan ölüm sonrasında farklı bir varoluş haline erişiyordu; kimileri birkaç metrelik çukura hapsolurken kimileri de alabildiğine özgürleşiyordu. Hayatlar ne kadar farklıysa, ölüm sonrası da farklıydı.