Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Üzerine çok düşündüm, bir tünelin içinden geçmiştim, tünelin iki yanı farklı dünyaya açılıyordu. Zamanın içindeki kara deliklere benziyor. Kara delikler sadece uzayda ve zamanda görülmez, insanın içinde de kara delikler var, kendi içinde başka âlemlere geçebiliyorsun.
Bir yanın ölmeye başlamışsa, uzun sürmüş bir ölüme tutulmuşsun, zaman ağır ağır seni yokluğa çekiyor demektir. O gün bugündür ölmeye yüz tuttum ben. Bir hayata tutunmak istemiştim oysa. Ne tuhaf değil mi?
Öyle mi görünüyordu dışarıdan, kendi dünyasında boğulmuş bir kadın gibi mi? Ona bakanların, karmaşık bir ruh hali içinde dibe vurmuş birini görmeleri, içten içe acımaları yahut günlük küçük mutluluklarına zarar vermesinden endişe ettiklerinden mesafeli davranma ihtimalleri Yıldız'ı rahatsız etti.