Başkalarına kötülük ettiğini hissetmenin acısına dayanamazdı.
'Bütün öfkelerimi öyle içten duyuyorum ki, kimsenin alınmaması gerek bana; bu yüzden ancak beni beğenebilirler' diyerek şımarıkça gülerdi.
'Beni ya şımartın ya da kapı dışarı edin!' diye bağırırdı.
'Yarı içtenliğe dayanmam zor benim.'
Sayfa 384 - Turgut ikinci defa Esat'a gitti, Selim'i dinliyor.·Kitabı okudu
Söylenen sözlerin, yaşanan olaylardan önemli olduğunu Selim'de gördüm. Düşüncelerine büyük bir içtenlikle bağlıydı: herkesi de öyle sanıyordu. Bu içtenlik, düşünmeyi meslek edinenlerin içtenliğinden çok farklı bir duyguydu. Mesleği sevmek gibi değil, hayatı sevmek gibi bir duyguydu.