Acı çekmekten başka yapacak hiçbir şeyin olmadığı bir zaman. Sizin, yardım etmek için gelmiş olan sizin, acı çekmekten başka hiçbir şey yapamadığınız bir zaman. Kişiyi dünyanın gidişatı dışındaki bu zaman içinde tutan şey acıdır. Acının yoğunluğu kendi kaynaklarına ya da kendi potansiyeline geri fırlatmaz kişiyi; kendisinin üzerine katlar, kişi kendisinden kaçamaz, geri çekilemez.
Sadece çalışarak ya da sadece yiyerek yaşamayız. Hayat ihtiyaç ve yokluğun yönlendirdiği ve belli hedeflere ulaşmayı gözeten girişimlerin peşpeşe sıralanması değildir. Hayat, rezervleri giderek azalan bir girişim ve ölümü tekrar tekrar ertelemenin verdiği endişe içinde ihtiyaç ve tatminin, yeme ve tekrar acıkmanın, su içme ve tekrar susmanın tekerrür etmesi değildir. Hayat keyif almadır..
Birine gidip de konuşmasını istediğiniz zaman, ona sözlerini, ortak söylemi yönlendirip rasyonel kılan buyruğa göre yönlendirmesi buyruğunu yüklemiş olursunuz. Doktora, veterinere ya da elektrikçiye gittiğinizde adamın/kadının gerçekten de rasyonel kültürün ortak söyleminin bir temsilcisi olarak konuşup konuşmadığından emin olmak istersiniz öncelikle. Tedbiri elden bırakmayıp birkaç soru sorarsınız: Doktor, geçen hafta Japonların kalp atış hızını ayarlayan cihazlarla ilgili bir araştırma yaptıklarını okumuştum da siz ne düşünüyorsunuz diye bir sorayım dedim. Doktor, kedilerde kan kanserinden bahseden o yazıyı okuyunca benim Simone’un, hani şu İran kedisinin durumunu size bir danışayım istedim, kötü görünüyor da. Beyefendi, şu yeni halojen lambalarla ilgili bir şey okudum, size bir şey soracağım: Sizce bunlar da o eski floresan lambalar gibi gözü bozar mı? Böylece danıştığınız kişinin egzantrik biri -kendi alanındaki son gelişmeleri takip etmeyen bir elektrikçi, virüsler hakkında günümüz biyolojisinin genel teorilerine uymayan kendine ait bir teorisi olan bir veteriner- olup olmadığım kontrol edersiniz. Söylenecek şeyler halk kütüphanelerine giderek ulaşılabilecek olan literatürde bulunabilir zaten; ona bu sorulan literatüre bakıp kendi başınıza da bulabileceğiniz şeylerin sözcüsü olarak etkili bir biçimde konuşsun diye sorarsınız.
Mükemmellik ve her türlü bollukla çevrelenen insan , dünyaya bir kurbağanın gözleriyle bakan ve gördüklerinden yakınan mutsuz bir varlıktan başka bir şey değildi ..