Veo que la tierra anda; estoy esprando que pase mi casa por aquí para meterme en ella.
(Dünya dönermiş derler, ben de burada durmuş evimin geçmesini bekliyorum.)
Tanrım, bundan daha büyük bir ıstırap olabilir mi, bu ıstıraptan bir şey doğması gerek ve doğacak olan kendi ölümüdür, çünkü ah, ne kadar benzer sevişmenin inlemeleri ölümün inlemelerine, ne kadar benzer sevişenlerin inlemeleri ölenlerinkine
Gece gündüz aklımdan çıkmayan bu işte.
Nereye dönsem, yüzlerce yerde, yüzlerce gülücükle görüyorum kendimizi. Bir sokağa giriyorum, oradasın. Gece yatağa giriyorum, beni bekliyorsun. İnsanın taptığı kişiden ve o kişiyle kurabileceği yaşamdan başka ne var ki dünyada?