İnsanda ahlaki nitelik güç kazandığı zaman, bunu, onun insanlığında bir artış diye kabul ederiz. Oysa insanın akli yönden ilerlemesi arttıkça, zorunlu bir şekilde onun insanlığının da arttığını söyleyemeyiz; çünkü akılcılık kimi zaman insanın insanlığına zarar verir.
Yazarın hayatıyla paralellik taşıyan roman, ilk yüz sayfasında sıkıcı bir hikaye gibi ilerlese de bu noktadan sonra yazarın bizzat savaşa katılmış olmasından kaynaklanan son derece etkileyici anlatımla dikkat çekiyor. Ayrıca yazarın bir sosyalist olması nedeniyle, eser boyunca yönetim ve yönetilen halk arasındaki çatışmayı, yönetenlerin toplumun duygu, düşünce ve yaşamlarını kendi çıkarları uğruna kullanma çabalarını açıkça ele almış. Böyle bir eserin Türkiye'de pek az okuyucuya ulaşmış olması ilginç. Özellikle savaş sahneleri, Birinci Dünya Savaşı'na dair bir roman okumak isteyenler için kesinlikle tavsiye edilebilecek nitelikte.