Puan vermedi·744 syf.··
2025 17. kitabı
Ölümcül Oyuncaklar serisinin son kitabı ve bir hikâyenin sonu. Bu kitapta da sevgili Gögle Avcıları’mız, ana kötümüz Sebastian ile uğraşmaya devam ediyorlar. Kayıp Ruhlar ŞehriKayıp Ruhlar Şehri’nde Alec’in; Magnus’un ölümsüzlüğünü almaya(!) çalışması sebebiyle çiftimiz ayrılmış idi. Kitabın başında Alec’in, Magnus ile konuşma çabasını görüyoruz. Burada sevdiğim bir durum var, yazarın hiçbir ayrıntıyı atlamadığının bir kanıtı yeniden. Magnus 8 Aralık doğumlu, kış ayı. Alec, Magnus’a ulaşmaya çalışırken “Bugün doğum günü, onu unuttuğumu düşünmesini istemiyorum” diyor. Bundan evvel yazar bugünü anlatırken “kış günü” vurgusu yapmayı ihmal etmiyor. Sebastian’ın saldırıları ve kudurukluğu neticesinde savaş başlıyor. Bundan evvel Alec ve Magnus bir kez buluşuyorlar. (sayfa 72) Alec açık yüreklilikle tek hata edenin kendisi olmadığını aktarıyor ki onun bu huyunu çooooook seviyorum. Magnus, Luke ve Raphael’in kaçırıldığı yerden daha fazla an okumak isterdim. Burada Cassandra bizi yeterince beslemedi. :” Kitabın en güzel kısımlarından birisi Birader Zachariah’ın, ki Cehennem Makineleri okuyan herkes için o biricik Jem Carstair’imizdir, Tessa Gray ile kavuşmasıdır. Ayrıca Birader Zachariah ve Jace’in “parabatai”lar üzerine konuşması çok duygulu idi. Jem’in silik izi, parabatai kavramının ne kadar özel olduğu… Jem ve Will’in parabatai bağının ne kadar güçlü, özel ve farklı olduğunu her seferinde daha iyi anlıyoruz. Alec tarafından durum pek öyle olmasa da, Jace parabatai olmak için fazla umarsız oluyor çoğu zaman. Örneğin bu kitapta da, parabatainin aşık olduğu adam kayıp ve ne hâlde olduğu, öldü mü kaldı mı bilinmiyor. Alec de bunu belli edecek şekilde farklı davranıyor. Serinkanlı duruşunun altında endişeden ve üzüntüden bitap düşmüş bir ruh var. Fakat Jace yine kendisine fazla odaklandığı için,
Cennet Ateşi ŞehriCassandra Clare · Artemis Yayınları · 20241,361 okunma
Puan vermedi·552 syf.··
2025 14. kitabı
Kitap, Düşmüş Melekler Şehri’nde Sebastian ile birlikte ortadan kaybolan Jace’in Enstitü tarafından araştırılması meselesi ile başlıyor. Bu kitapta Jace yine o kadar sinir bozucu ki yine okuyucuya bolca kafayı yediriyor. Elbette, Sebastian’ın kontrolü altında olduğu için bizzati davranışları değil, yine de sinir bozucu. Örneğin, Max için “bazı sivil kayıplar olabilir” cümlesini kurduğunda “Keşke Jace ölseydi de, kendinde olmasa dâhi şu cümleyi okumuş olmasaydım” diye düşündüm. Kendine geldiği kısa aradaki cesur ve gerçek bir Gölge Avcısı olarak davrandığı an gerçek Jace’ti. Yalnız bu kitapta Jace’ten ziyade yine Clary, özellikle Jace’in kendine geldiği andaki davranışı ile beni sinir ediyor. Clary; bazı davranışları ile, ki özellikle Jace aşkı devreye girdiğinde, Simon’ı asla hak etmeyen bir arkadaş olduğunu düşündürtmeye devam ediyor. Simon’ın başında milyon tane dert var iken Jace’i düşünmekten asla “Senin nasılsın?” diye sormuyor! Clace ilişkisi ikisinin de belli noktalardaki büyük bencillikleri ve dünyanın merkezinde sadece kendileri varmış gibi davranmaları sebebiyle beni sinir ediyor, onları tamamen benimsememe engel oluyor. Bu kitaptaki SIZZY! O kadar güzeller ki, onları çok seviyorum. Isabelle kraliçemin Simon’ı gerekirse Jocelyn’e karşı da savunmasına bayılıyorum! Jocelyn de bu kitapta belirli bencillikler içerisinde. Kendi kızının sorumluluğunu bir noktadan sonra Simon’a yüklemesi, Isabelle’in söylediklerini oldukça haklı çıkartıyor! Luke da Jocelyn aşkının peşinde “telef olup” gidecek diye içimiz içimizi yiyor. Ah ayrıca bu kitapta Jordan ve Maia ilişkisi işleniyor. Ayrıca Helen ve Aline var. Gölge Avcıları kitaplarının adı geçen ilk lezbiyen ilişkisi. Kardeş Zachariah, bu kitapta önemli bir yere sahip :” Sevgili Jem’im, Herondale ailesinin son üyesi olan
Kayıp Ruhlar ŞehriCassandra Clare · Artemis Yayınları · 20241,604 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·448 syf.··
2025 13. kitabı
Serinin son üç kitabında, yeni bir ana kötümüz var. Aslında pek yeni de sayılmaz. Geçtiğimiz üç kitapta oldukça yanından tanıdığımız, Sebastian; Valentine ile Jocelyn’in oğlu ve Clary’nin de erkek kardeşi. Kendisinin aslında ölmemiş olduğunu, “iblislerin anası” Lilith tarafından kurtarıldığını ve hayata döndürülmesi için Jace ile Simon’a ihtiyaç olduğunu öğreniyoruz. Bu kitabın temel konusu bu. Benim hoşlandığım ve hoşlanmadığım şeyler: Malec sahnelerinin en az olduğu kitap muhtemelen budur. Bu sebeple Magnus ve Alec’in ismini görmek umudu ile sayfaları çevirmek ve sonunda bir sahnelerine denk gelmenin heyecanı benim için kitabın genel heyecan düzeyinden fazla idi. Bu kitapta Simon’ın karakterini daha yakından tanıyoruz. Ergen âşık Simon, eğlenceli kişiliğinden bir şey kaybetmeden, çevresi ve kendisi hakkında daha düşünür hâle geliyor. Elbette Maia ve Izzy’i aynı anda idare etmesi… bu adiceydi. Preator Lupus üyesi Jordan, Maia’yı kurda dönüştüren eski sevgilisi. Annesi ile kavga eden Simon, bir süreliğine “onların grubuna katılmak isteyen Jordan’ın” evinde kalmaya başlıyor. Daha sonra gerçekleri öğreniyor. Preator Lupus, yeni kurt adama veyahut vampire dönüşmüş, minik iblis efendilerine, güçlerini yeni kazanmış Aşağıdünyalılar’a yol göstermek için kurulmuş bir örgüt. Kurucusu, Cehennem Makineleri serisinden de tanıdığımız; biricik Magnus’umuzun “sevgili” dostu Woolsey Scott. Kitapta Jordan ve Magnus’un minicik diyaloğu bile en keyifli kısımlardan biri idi. İri yarı uzun boylu kurt adam Jordan’ın, Magnus’tan korkması oldukça sevimli :)) Magnus’un tüm iyi niyetine ve espritüel kişiliğine karşın kızgın olduğunda korkulacak birisi olmasına bayılıyorum. Malec cephesinde ise, bu kitabın başına sevgili çiftimiz keyifli bir Dünya turunda. Lâkin vampir Camille’in (ıyk)
Düşmüş Melekler ŞehriCassandra Clare · Artemis Yayınları · 20241,834 okunma
Yine, genellikle Magnus Bane hakkında konuşuyorum.
Puan vermedi·560 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2025 00:00
Idris’e gitmek isteyen Gölge Avcıları, onlara bir kapı açması için Magnus’u çağırmıştır. (Elbette! Baska kim olabilirdi?) Magnus’un simsiyah giyinmiş Gölge Avcıları arasında “serada yetişmiş bir orkide gibi görünüyor” olması harika bir tanımlama. Onun zarafeti, bir orkide ile benzeşiyor. Burada Alec’in solgun ve huzursuz görünüyor olma sebebi, Magnus’un onunla muhatap olmuyor oluşu. Bunu zaten okurken tahmin etmek pek zor değil fakat anlayamayanlar için ilerleyen sayfalarda açıkça belirtiliyor. Magnus’un ücretinin inanılmaz pahalı olduğuna vurgu yapmasını seviyorum. Sesi yine, her kitapta olduğu gibi, “kadife gibi” ve “yumuşacık” olarak tarif ediliyor. Clary’nin annesini iyileştirmesi için başvuracağı Madeline, bu esnada öldürülüyor. Fakat inatçı küçük kız Clary, Idris’e gitmeyi kafaya koymuş durumda. Magnus burada oldukça sakin ve tatlı tatlı konuşurken ergen Clary’nin yine “ben yaparım” tavrı ağır basıyor. Onu suçlamıyorum, annesinin yaşamı söz konusu fakat hep yanlış kişilere yanlış zamanlarda patlıyor. Clary kapı açmaya çalışıp başarısız olduktan sonra Magnus hakkında ileri geri konuşmasını ağzına tıkan Luke (adamın dibi) beyefendiyi takdir ettim. Ve Alec’in moralinin bozukluk sebebi Simon ile olan konuşmasında açıkça ortaya koyuluyor. ŞAPŞAL ALEC’İMİN MAGNUS İÇİN “…benden hoşlandığını hiç sanmıyorum. Kapı’yı açmak için Enstitü’ye geldiğinde benimle neredeyse hiç konuşmadı bile.” demesi!!! ŞAPŞAL, açıkça senden bir şeyler bekliyor. Ahmak Konsül’ün; Magnus’un Simon’ı Idris’e yollaması hakkında “suçlar gibi” konuşmasında Alec açıkça sinirlenerek Magnus’un tarafını tutuyor. Cassie’nin özellikle Malec iliskisini bu minik ayrıntılarla anlatmasını epeyce seviyorum. Sayfa 105’te, Jace ile konuşmasından sonra Alec’in yarı aydınlık bahçede tek başına yürürken gözlerini
Camlar ŞehriCassandra Clare · Artemis Yayınları · 20242,201 okunma
Ölümcül Oyuncaklar, ikinci kitap!
Puan vermedi·453 syf.··
2025 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 00:00
Serinin ikinci kitabı ve aksiyon asla bitmiyor. Jace’in giriş bölümündeki davranışları yine oldukça tuhaf ve rahatsız edici. Yine de anlaşılabilir. Hayatında ilk kez “aşkı” hissediyor fakat o kızın kardeşi olduğuna inanıyor. Garip bir vaziyet. Bu noktada yine Magnus Bane’e fangirllük yaparak onun ve Alec’in hakkında konuşacağım. İnceleme amacım tamamen bu olmakla birlikte, bundan gocunmuyorum. Hatta Magnus’a olan sevgimle gurur duyuyorum. Sayfa 85’te Alec’in Jace ile “boynunun üzerine düşmesi” konuşmasını oldukça komik buluyorum. Bu izin sebebini ve o gece Alec’in “hakikaten” nerede olduğunu daha sonra, En Büyük Lanetler serisinde öğreniyoruz. Enstitü’nün kedisi Church bu kitapta oldukça komik. Kafasına eseni yapmasını ve Jace’in ona “hain Yehuda” demesini seviyorum. Magnus’un kötü şöhretinin herkesçe bilinmesini seviyorum çünkü o bunu umursamıyor ve hatta bununla gurur duyuyor. Alec’in Magnus ile ne kadar yakınlaştığının sinyalleri burada epeyce veriliyor. Numarasını almış olması da cabası. Adeta grubun “Magnus sorumlusu” olup çıkıyor. Magnus ise, yumuşak kalpliliği bir yana, birçok olaya Alec için dahil olarak onu okuma şerefine nail olmamızı sağlıyor. Magnus’un ücretini ödemeleri gerekse idi hepsinin ona ölene dek kölelik etmesi gerekirdi, Alec’e şükretmeliler. Sorgucu gibi katı bir kadının bile Magnus’tan bahsederken Alec’e “senin iblis efendisi” demesini, Alec’in kızarmasını ve her şey AÇIKÇA görülüyor olmasına rağmen reddetmeye çalışmasını seviyorum. Ayrıca Magnus’un bu kitaptaki esprileri üst düzey. Jace’i koruma ve evinde hapsetme görevi almışken onu Alec’le değiş tokuş etmesini seviyorum. Jace’in ifadesi ile, “Satın alma seçeneği bulunan bir kiralama.” Alec’in çekimserliği ara ara sinirimi bozsa ve kalbimi kırsa da onu anlayabiliyorum. (Tabii yine de
Edebiyat
Küller ŞehriCassandra Clare · Artemis Yayınları · 20242,487 okunma
9/10
·580 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Kitabı yeni bitirdim... güzeldi beğendim. Clary ve Jace beni gerçekten sinir etseler de diğer kitaplarda düzeleceklerini bildiğim için okumayadevam ettim. Alec dizide ve filmde de favorimdi burada da değişmedi, fazla yer verilmese de... Konu güzel, Cassandra sevdiğim bir yazar zaten. Diziyi izledikten sonra okuyacaksınız söyleyeyim dizideki kadar malec yok, bu durum beni de üzdü fakat okumaya devam!! Sonda Jace'in Jonathan olduğunu öğreniyorlar...aslında olmadığını bildiğim için okurken sinir krizi geçirdim. Valentine, çok iyi bir yalancı ve malipülatör. Ayrıca çoğu kişi kitaplarda Simon'u sevmiyor ama ben sevdim. Jace'in korkunç bir parabatai olduğunu düşünüyorum, özellikle Cehennem Makineleri serisinde Jem ve Will'in ilişkisini gördükten sonra... Genel olarak güzeldi, okumanızı tavsiye ederim.
Kemikler ŞehriCassandra Clare · Artemis Yayınları · 20133,564 okunma