📍Bizler Osman'ın, Orhan'ın, I. Murad'ın, Yıldırım Bayezid'in, II. Murad'ın, Fatih'in, Yavuz'un, Kanuni'nin torunlarıyız ama bu padişahlarımızın torunları devleti ileriye taşıyamamıştı.
📍1915 yılında Çanakkale denizden işgal altına alınmış ancak emperyalist ülkeler, Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal önderliğinde Çanakkale'nin geçilemeyeceğini anlamışlardı.
📍 I.Dünya Savaşı sonunda ise yeniden ellerimiz ile vermeye başlamıştık topraklarımızı. Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve Osmanlı İmparatorluğu'na son verilmişti.
📍15 Mayıs 1919'da, Yunanistan Truva Savaşı'ndan üç bin yıl sonra Anadolu topraklarına girmişti, İzmir işgal altındaydı. Amerika, İngiltere, Fransa ve Ermeniler'de toprakları paylaşırken, İtalyanlar ise okey masasındaki yancıyı oynuyordu. Aynı gün annesi Zübeyde Hanım'ın elini öpen Mustafa Kemal, ''anne ben gidiyorum.'' diyebilmiş ve Zübeyde annenin kalbine bir sancı girmişti.
📍Bizi I.Dünya Savaşı'na sokan Enver, Talat ve Cemal paşalar kuyruğu sıkıştırmış kaçıyordu. O sıralarda Damat Ferit ise '' Tüm umudum Allah'ta ve İngiltere'de'' diyordu. Vahdettin ve Damat Ferit hükümeti İngiliz mandasını isterken, bazı iç hainler ve sözde aydınlar ise Amerikan mandasını istiyordu.
📍 Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıkarken, Erzurum ve Sivas kongreleri ile milli birlik ve dayanışmayı yaratmış, düzenli ordunun kurulmasına zaman sağlamıştı, Kuvayi Milliye ateşini de yakmıştı. Bu direniş bizi önce Londra Konferansı'na götürecekti. 23 Nisan 1920'de kurulan TBMM Sevr'i asla kabul etmiyordu, bunun üzerine gelen I. İnönü zaferi itilaf devletlerini panikletmişti. Bu emperyalist devletler, Sevr'i görüşmek üzere Osmanlı Hükümetini Londra Konferansı'na davet ediyordu ancak konferansa katılan heyet Misak-ı Milli 'yi yaratan ve Sevr'i asla kabul etmeyen Kuvayi