Vakit buldukça okuduğum kitaplarla ilgili inceleme yazısı yazmaya çalışıyorum. Bu zamana kadar kitap hoşuma gitmese bile inceleme yazımı yazdım ve yazarı çok eleştirmemeye çalıştım. Bugüne kadar Maurice Lablanc'ı hiç okumamıştım.
Hepimiz Sir Arthur Conan Doyle'un kanunun tarafında yer alan zeki ve kibar dedektifi Sherlock Holmes'ü biliriz. Kanunun diğer tarafında yer alan ve bir o kadar kibar olan Arsen Lupen'de işin hırsızlık kısmında suçlu olarak çok başarılı bir protagonist olarak Maurice Leblanc kitaplarında yer alıyor.
"Uğur sadede gel" dediğinizi hissettim. Maurice Leblanc'ın kitabındaki protagonisti Arsen Lupen'in karşısına dedektif olarak Herlock Sholmes karakterini yaratması, Conan Doyle ve karakteri Sherlock Holmes'e büyük saygısızlıktır. Bir yazarın, başka bir yazarın temel karakterini konu etmesi ve kurgusunda kendi protagonistine karşı bu karakteri mağlup etmesi büyük acizliktir. Çok ağır eleştirdim.
Kitaba gelecek olursam, hazine değerindeki tabloları çalan, inanılmaz zeki taktiklerle oyununu oynayan Arsen Lupen'in karşısında üç hırslı adalet yanlısı dedektif var. Ganimard ve Herlock Sholmes bunların başında geliyor. Ayrıca henüz lise öğrencisi olan ve çok zeki bir dedektif olma yolunda ilerleyen Beautrelet var. Oyuk iğnenin sırrının çözülmesini ve Lupen'in yakalanmasını okuduğunuz sayfalarda heyecanla beklerken, kendinizi inanılmaz bir polisiyenin içinde bulacaksınız. Bunun yanında bir de aşk hikayesine tanık olacaksınız.
Kanunun diğer tarafında yer alanların başarısını merak ediyorsanız, kitap boyunca şifreleri çözmeye mecbur olacaksınız.
Çok okuyun, kitapla ve sevgiyle kalın.