"Ruhun kudreti ihtiras ile fiile geçecek, ahlâk toplumda gerçekleşerek siyasete ulaşacaktır. Ruhun hiçbir hamlesi yoktur ki, tasavvur olarak kalsın, hiçbir tutku yoktur ki ileri sürülmüş sözden ibaret olsun. Tutku “teori” ile “pratik”in kişilikte birleşmesi demektir. Fikir insanının fiile geçmesi ve fiilin mutlaka fikirden kuvvet almasıdır. Fikrin iman olması, ilmin ariflik[25] derecesine yükselmesi, inancın bir enerji dalgası gibi etrafa yayılarak cemiyetleri kendine çevre yapmasıdır. Madem irfan (âriflik), birliğin ilmidir ve madem birlik tabiatın kaderini ruhun iç kaderiyle tamamlamaktır, öyleyse arifliği yaymak ruhu âleme hâkim kılmak, insanlığa doğru gitmek demektir."