Sufi Psikolojisi

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.252
Gösterim
Adı:
Sufi Psikolojisi
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752637856
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Sufi Psikolojisi
Sufi Psikolojisi
Sufi Psikolojisi
Sufi psikolojisi üzerine çeşitli yazıları bir araya getiren bu kitap, okurlara geniş kapsamlı ve zihin açıcı bir okuma vaat ediyor. Tasavvufun benlikten kurtulma pratiği olarak özetlenebilecek doktrini, günümüz psikoterapileriyle karşılaştırıldığında ortaya anlamlı bir sonuç çıkar mı? Sufi Psikolojisi’nde okuyacağınız makaleler bu sorunun cevabını arıyor.rnrnBelleklerimize musallat olan unutkanlık hastalığını aşarak, yüzyıllardır bu toprakları yoğuran, insanımızı mayalayan değerleri yeniden keşfe soyunmalıyız. Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş-ı Velî’nin, Eşrefoğlu Rûmî’nin, Mevlânâ Celâleddin’in ve daha pek çok gönül adamının yeniden keşfedilmesi gerekiyor. Bu keşif, ülkemizin bilim ortamlarında kültürel değerlerimizin hiçbir eziklik duymaksızın dolaşıma sokulmasıyla vücut bulabilir. Psikoloji kürsülerinde Mevlânâ’nın özgün psikoloji modellerini inceleyen tezler neden yapılmasın? Mutsuzluğun tırmandığı bir çağda, sufi irfanına niçin kulak verilmesin?rnrnRuhun bilgeliğine ulaşmak için bilgeliğin ruhuna nüfuz etmeliyiz. Sufi Psikolojisi, yeraltındaki bu eşsiz hazineyi gün yüzüne çıkaracak bir kılavuz niteliğinde.
264 syf.
Sevgili Tasavvuf Okurları;

Psikoloji'nin ilgi çekici derinliklerini mutasavvıfların 'ben'likten kopma serüveninde tefekkür etmeyi dilerseniz, içeriğiyle, bakış açısının sadeliğiyle ve ilmi donanımıyla ruhunuza iyi gelecek bu eseri kütüphanenize kazandırın derim.

Kemâl Sayar imzası taşısa da, pek çok müellifin katılımıyla gerçekleştirilmiş başarılı bir yapıt.Makaleler psikoloji ve tasavvuf üzerine uzun yıllar çalışmalar yapmış uzmanların kaleminden... Bu yazarlar eserin başında tanıtılmış, benim için çok mühim bir kısımdı zira, birkaç ismin dışında hiçbir yazara aşinâ değildim ve yeni keşiflere güzel bir kapı açtı...

Tasavvuf, kendini bulmanın öğretisi... Çağlara ve bütün modern akımlara telkinlerde bulunabilecek denli güçlü ve insan ruhuna şifa verme iddiasında son derece etkin.

Fıtratında tekâmül etme, gelişme, bulunduğu hâli her gün biraz daha iyileştirme ve kalibre etme güdüsünü tüm yoğunluğuyla taşıyan İnsanoğlu, kendinde bulduğu sonsuzluğu nefsiyle mi, kalbiyle mi, ruhuyla mı izah ediyor. Çekirdekte hareket bulan, ısınan asıl mesele bu...

Korkular, arzular, insani duygular bir kördüğüme ulaştığında devreye giren psikoterapik yöntemlerin tasavvufla benzerlikleri ve farklılıkları nelerdir? Bu soru üzerine çok keyifli bir seminere dönüştürülmüş 'Sûfi Psikolojisi'...

"Kâlp İlâhi ışığın tahtıdır." hakikâtinden yola çıkılarak, nefsi ıslah etme mücadelesinde sarfettiği emeğin, bilgeliğine neler kattığını müşehade ediyoruz.

İbn-i Sinâ'nın nefs mertebelerinden, Jung'un (Psikoterapide ki karşılıklı etkileşim yaklaşımından yola çıkılarak) tasavvufta ki mürşit- mürit ilişkisinin tahliline, Cüneyd-i Bağdadi'nin Tevbeye bakışından, Şibli'nin tasavvufa adım atışına, Deikman'ın Sufi'nin kendini rehabilite etmesi ile kendi mistik çalışmaları arasında kurduğu anlamlı bağdan, Mesnevi'de ki kısa hikayelerin psikanalitik tahliline dek çok kapsamlı bir araştırma...

Peki, tasavvufta ruhsal gelişimin ilerleme aşamaları nelerdir? Ruhsal olarak hangi safhalar aşılmalıdır ki kâmil insan mertebesine erişilebilsin?

Birinci Aşama; TEVBE
Psikoloji diliyle; İmpulsif davranışlar ve yasaklanmış arzular için af dilemek. Psikoterapinin oldukça yakınlık duyduğu, yapıcı suçluluk duygusu, sıkıntı veren davranıştan kurtulma ve kendini gözlem altında bulundurma Sufi'nin kişilik bütünleşmesi için ilk merhalesi ile örtüşmektedir...

İkinci Aşama; VERÂ
Korku ve Ümit rasında yer almak ve nefsin kendini kınaması.
Psikoloji de Ümit, düş kırıklığına katlanmanın, arzu ve istekleri erteleyebilmenin, gerçekliği tahlil edebilmenin adıdır.Kendisini kınayan nefs ise Süperego ile benzerlikler göstermektedir.

Üçüncü Aşama; ZÜHD
Dünyanın heva ve hevesini terketme, bilgeliğe erişme...
Zühd Psikolojide olgunluk ve kişilik bütünleşmesi ile örtüşmektedir.

Dördüncü Aşama; FAKR
İç ritmini, sahip olma doyumuna tercih etmektir.
Psikopatolojik özellikler olarak hırs, tamahkârlık ve sahip olma arzusunun, temel iç yoksunluğa ve güvensizliğe işaret etmesi Sûfi 'nin sağlıklı bir yol üzere olduğunun izahı gibidir.

Beşinci Aşama; SABIR
Sûfi bu aşamada inancın özüne yâni tahammül evresine ulaşır. Sabrettikçe iç huzura ve serinliğe erişir.
Psikolojinin sabrı bilişsel ve bilinçdışı sahalara uyumlu bulması, onun ne denli büyük bir zorluklar yumağı olduğunu bana açıklamıştır :)

Altıncı Aşama; TEVEKKÜL
Rahman'a sonsuz güven, gayretin Rabbe edilen dua mesabesine çıkarılması ve kararlılık.Tevekkül ulvi zenginlik... :)

Yedinci Aşama; RIZA

Sufi'nin, derin bir içsel tatmin ve hoşnutluk duyduğu, İnsan-ı Kâmil 'in ben'likten kurtulduğu, mutlak teslimiyet makamı...

Rahman, hepimizi bu mertebeye erişme gayreti içerisinde olma iştiyakına lâyık eylesin...

Derin saygımla...
260 syf.
Kemal Sayar favori yazarlarım arasında bulunuyor. Kendisiyle tanışmama vesile olan arkadaşa gönülden muhabbet ve duamı iletiyorum.

Kitap isminden anlaşılacağı üzere psikoloji türünde bir kitap olup tasavvuf, Sufi ve batı psikolojisi arasında ki benzerlikeri ve etkileşimleri dile getiriyor. İki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde vurgulanan konu her şeye bir olan Allah'ın rızasını kazanmak için O'nunla başlamak ve O'nunla hemhal olmak. Böyle yapıldığı takdirde huzur ve rahatlığa kavuşulacağını anlatmak istiyor. "Kalpler Allah'ı anmakla mütmain olur." ayetide buna işaret etmiyor mu? Yani her ne yapıyorsak ve ne yapmak istiyorsak önceliğimiz Allah'ın rızasını gözetmek ve O'nu her daim zikretmemiz gerekiyor. Bunun için de başvurmamız gereken kaynak Esmaül Hüsna olmalı. İşte o zaman gerçek mutluluğu buluruz.

Kitabın ikinci bölümünde ise psikoloji alanında isim yapmış kişilerin tasavvufi/sufi öğretisi ile psikoloji arasındaki benzerlikleri ele alarak yayınlamış oldukları makaleler yer alıyor. Uzun lafın kısası okumanızı tavsiye ederim. Kemal Sayar ruhunuzu mutlaka etkileyecektir. Sadece bu kitabı değil bütün kitaplarını okumalısınız :)
313 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap sufilerin yolu, tasavvuf açısından ruh bilimi, sufi öğretileri ile varoluşsal psikoterapinin benzerlikleri, sufi perspektifinde aşk, sufi uygulamaları ile bireyleşmeyi konu alan yazıları içeriyor.
Hayatı anlamlı kılmaya dair sorumluluğumuzu göz ardı ettikçe varoluşsal bir suç işliyoruz. Kalbimizin- yani sufilere göre aynamızın- rekabet, hırs, taassup, öfke ve daha pek çok bizi merkezimizden uzaklaştıran kötücül duygu ve niyetlerle kirlenmesine izin veriyoruz.Bütünden ayrı olduğumuz yanılsamasına kapılıp, duyarlılığımız öldürüyor ve bizi birleştiren kutsallıktan uzaklaşıyoruz (desokralizasyon). Günümüz insanı fırsatlar içerisinde boğulurken ( çokluğa dağılma) hiçbir fırsatı kendisi için mümkün kılmıyor.
Şifa için sufilerin bütünleşme ve iç evrim yolunda geçecekleri mertebeler anlatılıyor. Tevbe, Vera, Zühd, Fakr, Sabır, Tevekkül ve Rıza aşamaları..
Ruhunuza şifa olmasını dilerim
313 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bazı bölümlerde dilin sade oluşuna karşın karşılaştığımız kelimelerin ağırlığı ve o kelimelere anlam yükleyememenin yorucu geldiğini belirtmek isterim.

Bununla birlikte İnsan-ı Kamil'e ulaşmanın güzelliğini veyahut bunun adımlarını, nefs kavramını, Gazali'yi, Rumi'yi... öyle güzel bir şekilde anlatılmış ki insan okurken yorulsada devam etmek istiyor.
313 syf.
·9 günde·9/10 puan
Ruhani acıdan çok derin bir kitaptı ve sufi bilimiyle ilgili fazlaca kelime ve bilgi bulunuyor. Sufilerin sufilik mertebesine gelene kadar ki aşamalarından bahsediyor. Okumasi ve hazmetmesi ağır bir kitap. Kemal Sayar psikolojisi mesneviyle harmanlamada çok başarılı.
313 syf.
Aşk imiş her ne var âlemde


İlm bir kıyl u kâl imiş ancak


  Fuzûlî


 


(Dünyada her şey aşktan ibaretmiş. İlim sadece bir dedikodu etmekmiş.)
313 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Ruh karanlıktayken, kişi hayattaki yolunu bulmak için akıl fenerine ihtiyaç duyar. Oysa ruh aydınlandığında, kimse aklın fenerini aramaz."
-Rumi
313 syf.
·29 günde·Puan vermedi
Tasavvufun psikanaliz teknikleriyle benzer birçok noktası olduğunu ve bilimsel bilgi olarak kabul ettiğimiz şeylerin irfan gözüyle bakılmadan asla hakikate ulaştıramayacağını anlatıyor kitapta.
Öncelikle belirtmem gerekiyor ki kitabın dili çok ağır. Kemal Sayar da alışkın olduğumuz akıcı dil yok. Ki zaten bu kitap birçok farklı makaleden oluşuyor. Yalnızca ilk makale Kemal Hocaya ait.
Ama bu kitap beni bir düşünceye itti. Allahı tanıma, onu sevme ve onun tarafından sevilme düşü. Dönüp kainata , kendi bedenime , sevdiklerime bakınca bunların hepsinin onun eseri olduğunu görüyorum. Ve her an varlığını üzerimde hissediyorum.
Temiz ve berrak bir kavrayışla bakmak istiyorum ona, ve görmek, gönlümün alabildiğince.
264 syf.
·Puan vermedi
Benliğin saltanatı şu günümüzde yaşadığımız; egoların krallığı. Bir diğerinden daha görünür,daha sevilir,daha bilinir,takip edilir,bahsi edilir olabilmek için benliklerin hırsla,dur durak bilmeden semirttiği vahşi bir cangılda yaşıyoruz. Bu cangılda ilerlemenin bir tek kuralı var; elindeki baltayı yoldaki bir çalıya mı denk gelir yoksa yandaki birine mi çarpıp yaralar diye düşünmeden sallamaya devam et,gücünü göster,ez,kes,doğra ama ilerle! Önemli olan sensin,senin yolculuğundur! O yüzden nefsini denetleme asla,sorma,sorgulama; sen oyunu kuralına göre oynuyorsun. Birileri (velev ki kendi varlığın) zarar görüyorsa bu oyunun kurallarının suçu.Kuralları sen koymadın sonuçta! O yüzden sorma,sorgulama;sadece kendini temize çıkar ve baltanı salla,ilerle!

Bu cangıldaki yolculuğumuzda durup düşünmeyi, kendimizi temizleyip yüceltip durmaktan vazgeçip çuvaldızı kendimize batırmanın vazgeçilmez gerekliliğini anlatıyor Sufi Psikolojisi. Konuya psikoterapi penceresinden bakıyor,evet ama bence daha ötesine davet ediyor okuyanı.İnsanlığın,özelde de İslam tasavvufu geleneğinin asırlardır damıtıp biriktirdiği nefis terbiyesi ekolünün pozitif bilimlerin belki de en sadra şifa olmuş/olabilecek biçimi psikiyatriyle olan şaşırtıcı benzerliklerine dikkatleri çekiyor. Dinlerin öğretileri ya da ruhun doktorluğu olsun farketmez, en değerli çabanın insanı kendini putlaştırmaya iten süreçlerden çekip alma çabasına talip olmaya,insana hakiki özgürlüğü verip Yaratan’la,evrendeki gizli vahdetin manasıyla kucaklaşmaya davet ediyor. Bu anlamda bence Müslümanca bir direniş yoluna işaret eden bir levha işlevi görüyor. O yüzden değerli bir eser.

Tavsiye edilir.
313 syf.
·6 günde·8/10 puan
Hakikat, milyonlarca yıl önce yeryüzüne düşmüş ve parçalara ayrılmış kocaman bir elmas gibidir. Her bir parçayı bulan, elmasın o parçadan ibaret olduğunu zanneder. Oysa hakikat daha büyüktür, bütündedir. Bilimlerin tümünde olduğu gibi psikolojide de hakikatin sadece bir kısmına hakimiz.

Disiplinlerin birbirinden öğrenecek çok şeyinin olduğu günümüzde, “ya bilim, ya maneviyat” tarzı bir indirgemecilik yerine, “hem o, hem de o” yaklaşımı daha doğru görünmekte. Ruhun bilgeliğine ulaşmak için, bilgeliğin ruhuna nüfuz etmemiz gerek. Unutmamalı ki “Her arayan bulamaz, bulanlar sadece arayanlardır.
264 syf.
·Puan vermedi
Belleklerimize musallat olan unutkanlık hastalığını aşarak, yüzyıllardır bu toprakları yoğuran, insanımızı mayalayan değerleri yeniden keşfe soyunmalıyız. Yunus Emre'nin, Hacı Bektaş-ı Velî'nin, Eşrefoğlu Rûmî'nin, Mevlânâ Celâleddin'in ve daha pek çok gönül adamının yeniden keşfedilmesi gerekiyor. Bu keşif, ülkemizin bilim ortamlarında kültürel değerlerimizin hiçbir eziklik duymaksızın dolaşıma sokulmasıyla vücut bulabilir. Psikoloji kürsülerinde Mevlânâ'nın özgün psikoloji modellerini inceleyen tezler neden yapılmasın? Mutsuzluğun tırmandığı bir çağda, Sufi irfanına niçin kulak verilmesin?..
264 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Sufi Psikolojisi:
Tasavvufi psikolojiyi günümüz psikoterapileri ile karşılaştırılıp değerlendiren bu eser ,konu ile ilgili makalelerin farklı bölümler halinde birleşmesi ile oluşmuştur.
İlk bölümü yazarın kendisine aittir .
Hemen anlaşılmayan ,okurken özen ve dikkat gerektiren, anlamak için belli birikime sahip olunması gereken bir kitap .
Kitabın bazı bölümlerini defalarca okuduğum ve okurken zorlandığım halde içerdiği bilimsel metinler ile bana katkı sağladığı ve düşünmeye sevk ettiği için kitabı çok beğendim.
İyi okumalar.
İnsan, Allah’ı geleneksel ideolojilerin veya egemen söylemin pasifçe kabulü yoluyla değil, arzulayan bir özne olarak doğrudan yaşantı yoluyla tanımalıdır.
Kemal Sayar
Sayfa 240 - Timaş, İkbal, Gazali ve Kalender
Şibli' ye soruldu:

"Bu yolda sana kim kılavuzluk etti?"

“Bir köpek” dedi. "Onu bir gün, bir su kıyısında, susuzluktan neredeyse ölmüş bir halde iken gördüm. İçmek için suya eğilince, sudaki aksini görüyor, korkup geri çekiliyordu. Onun başka bir köpek olduğunu sanıyordu. Sonunda susuzluğu öyle bir noktaya geldi ki. korkusunu bir kenara itip suya daldı. 'Öteki köpek' kaybolmuştu. Köpek. kendisi ile arzusu arasındaki engelin yine kendisi olduğunu ve artık yok olduğunu gördü. Benim engelim de, kendi benim olarak aldığım şeyin, aslında kendi engelim olduğunu öğrendiğimde ortadan kalktı. Benim yolum. bana bir köpeğin davranışı ile gösterildi."
Hakikat, milyonlarca yıl önce yeryüzüne düşmüş ve parçalara ayrılmış kocaman bir elmas gibidir. Parçalar yeryüzünde dağıldı, fakat bir bölgenin sakinleri, parçalardan birini bulunca onu yanlışlıkla elmasın hepsi sandılar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sufi Psikolojisi
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752637856
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Sufi Psikolojisi
Sufi Psikolojisi
Sufi Psikolojisi
Sufi psikolojisi üzerine çeşitli yazıları bir araya getiren bu kitap, okurlara geniş kapsamlı ve zihin açıcı bir okuma vaat ediyor. Tasavvufun benlikten kurtulma pratiği olarak özetlenebilecek doktrini, günümüz psikoterapileriyle karşılaştırıldığında ortaya anlamlı bir sonuç çıkar mı? Sufi Psikolojisi’nde okuyacağınız makaleler bu sorunun cevabını arıyor.rnrnBelleklerimize musallat olan unutkanlık hastalığını aşarak, yüzyıllardır bu toprakları yoğuran, insanımızı mayalayan değerleri yeniden keşfe soyunmalıyız. Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş-ı Velî’nin, Eşrefoğlu Rûmî’nin, Mevlânâ Celâleddin’in ve daha pek çok gönül adamının yeniden keşfedilmesi gerekiyor. Bu keşif, ülkemizin bilim ortamlarında kültürel değerlerimizin hiçbir eziklik duymaksızın dolaşıma sokulmasıyla vücut bulabilir. Psikoloji kürsülerinde Mevlânâ’nın özgün psikoloji modellerini inceleyen tezler neden yapılmasın? Mutsuzluğun tırmandığı bir çağda, sufi irfanına niçin kulak verilmesin?rnrnRuhun bilgeliğine ulaşmak için bilgeliğin ruhuna nüfuz etmeliyiz. Sufi Psikolojisi, yeraltındaki bu eşsiz hazineyi gün yüzüne çıkaracak bir kılavuz niteliğinde.

Kitabı okuyanlar 304 okur

  • Baran
  • Arzu Yusifzada
  • Tuğba mutlu
  • Fatmanur KARGI
  • bekir k
  • Büşra S
  • Harun Terlemez
  • Hüseyin Bulut
  • Elmas Altan
  • Duhan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.1 (7)
9
%7.2 (5)
8
%10.1 (7)
7
%5.8 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%1.4 (1)
1
%0