Gençlik yıllarında ciddi manada parasız kalmış ve açlık çekmiş bir yazarın kaleminden açlığın ne olduğunu anlayabiliyorsunuz.
Açlığı öyle güzel betimlemiş ki bütün bünyenizde hissettiriyor.
Kısacası; insani duyguları iyi betimleyebilmiş, çaresizliğin verdiği hisleri direk okuyucuya hissettirebilen bir yazarın elinden çıkmış romanın adıdır Açlık...
Dehşetle karşı karşıya kalan insanın özündeki vahşete dönüşünü anlatan kitabın adı.
İnsanların hayatta kalabilmek adına, kurdukları hayvani düzeni, yaşadıkları rezillikleri nasıl sahiplenip bunlara adapte olduklarını,bilinçlerini nasıl terbiye etmeleri gerektiğini anlatan müthiş bir kitap.
Bu kitabı okuyup etkilenmemek mümkün değil.
“Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. Gören körler mi? Gördüğü halde görmeyen körler...”