Uygarlıkların yükselişi ile vahşetin çoğalması arasında kesin bir tarihsel bağlantı vardır: Toplumsal gelişme ve kitlelerin imhası tarih sahnesine birlikte çıkmaktadır. Bu yüzden, insan şiddetinin kökenleri, yerleşik yaşam tarzlarının artan örgütsel kapasitesinde bulunabilir. Hem üretkenliğin hem de yıkımın bel kemiği, toplumsal örgütlenmedir: Şiddet, kendi içinde örgütsel ilerleme yoluyla üretilen zorlama kapasitesinden kaynaklanmaktadır. Etkili bir toplumsal örgütlenme olmadan sürekli şiddetten söz edilemez.
Keşke, onun beynini alıp kuru temizlemeciye götürüp, ceplerini boşaltıp, buhara tuttuktan ve temizledikten sonra, yeniden kolalayıp, sabahleyin geri getirebilselerdi. Keşke!