Muhammet Topçu

Muhammet Topçu
@mamiyas
İçim ve için kendi içinde olmayanı büyütüyor, sonra o düşüncelerin içinde kayboluyor. Oysa bilsen, çöl gibi susup camını senden habersiz izlemek yerine, kapında bitecek kadar yakın olmayı seçerdim. Ateş gibi içimde duran bir şey var, yakmıyor belki ama sürekli hatırlatıyor “Ne olursa olsun yanında olurum” dediğim yer hala aynı yerde. Yağmur da yağıyor arada, sessiz kimseye belli etmeden. Özlemek her defasında farklı bir şey. Kim bilir hangi düşüncelerle uğraşıyorsun şimdi, o zeki ama bir o kadar da inatçı kafanla ve o zeki ve inatçı kafana bir türlü anlatamadığım şey şu, ihtiyacın olduğunda hiç düşünmeden yanında olacak biri var. İstemekkk… İşte en çok orada… Ve ben hala aynı yerde seninle olmayı seçtiğim yerde duruyorum.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Benden hiç gitmedin, o yüzdendir aynalara bakamayışlarım. Ziyan olmasın bu olan şey, insan bu kısacık ömrümde bir daha çıkabilir mi gökyüzüne, ya da çıkmak ister mi… Ben istemem, istemiyorum… Başka gökyüzü… Zaten tektir gökyüzü…
Gülüşünün bana verdiği huzuru bir bilsen, bunu nasıl özlediğimi bir bilsen, hissetsen belki çölünde hafif bir rüzgarla, serinlik esip azda olsa huzur verecek. Eğer böyle bir ihtimal varsa bil bu böyle. Ve bu doğduğumdan beridir böyle
En çok yanında olmak istediğin kişiye en uzakta durmak zorunda kalınması. Ne bir adım atılabiliyor ne de olduğu yerde kalınabiliyor. Zor bir aralık sanki ne çöl tamamen yakıyor ne de gece serinletiyor. Susunca diner sanıyor, oysa bazı şeyler sustukça daha çok büyüyor. İçinde bir yer hep aynıya dönüyor. Aynı sesi, aynı gülüşü, aynı huzuru arıyor. Bulamayınca da eksilmiyor, sadece daha derine çekiliyor. Şükürler olsun gülümsemeni gördüm. Ben hiç kaybolmamışcasına burdayım. Ne bende kapı kapandı, ne yolum silindi. Sadece beklemek gibi bir yoldayım. Zorla değil, kırmadan, taşırmadan. Ulaşamam ama ulaşılabilirim. Yolunu bildiğin bir yer gibi. "Benim şah-ı cihanım" Benim sultanım.
Elin ayağın lal olur kesilir, ne yapacağını bilemezsin, her şey bir fırtınadaki gemi gibi sallanır. Ne fırtınayı durdurabilirsin, ne koruyup, korunabilirsin. Kocaman çölün ortasındaki enkazdan farksızsın. Oysa o gördüğün seraplar, kara gecelere dönmesi ne kadarda çaresiz hissettiriyor. Ne oldu, yakılması hem en kolay hem en zor çölü yaktık. Ne zaman anlayacağız, susuz kalcağımı bile bile, canımdan can gideceğini bile bile, o kumlarının her tanesini düşüne düşüne atmaya çalıştığın her adımda ne olabilirki sanki; o taneye bastığın sürece ne düşünürsen düşün, ne yaparsan yap o içindeki çölün ateşini, çölün kendisinden başkası dindiremez. Kısacası Çöl nerede olursa olsun, ne olursa olsun, bir kum tepesine bakar bu sıcakta bir gölgelik edinmek isterse…