Elin ayağın lal olur kesilir, ne yapacağını bilemezsin, her şey bir fırtınadaki gemi gibi sallanır. Ne fırtınayı durdurabilirsin, ne koruyup, korunabilirsin. Kocaman çölün ortasındaki enkazdan farksızsın. Oysa o gördüğün seraplar, kara gecelere dönmesi ne kadarda çaresiz hissettiriyor. Ne oldu, yakılması hem en kolay hem en zor çölü yaktık. Ne zaman anlayacağız, susuz kalcağımı bile bile, canımdan can gideceğini bile bile, o kumlarının her tanesini düşüne düşüne atmaya çalıştığın her adımda ne olabilirki sanki; o taneye bastığın sürece ne düşünürsen düşün, ne yaparsan yap o içindeki çölün ateşini, çölün kendisinden başkası dindiremez. Kısacası Çöl nerede olursa olsun, ne olursa olsun, bir kum tepesine bakar bu sıcakta bir gölgelik edinmek isterse…