(1)“Hava unsurunun yüksek ve ehemmiyetli vazîfesi اِلَيْهِ يَصْعُدُ اْلكَلِمُ الْطَيِّبُ [Güzel söz O’na yükselir] âyetinin sırrıyla, güzel ve ma‘nîdâr (ma‘nâlı) ve îmânî ve hakīkatli kelimelerin kalem-i kaderin istinsâhıyla (çoğaltmasıyla) ve izn-i İlâhî ile intişâr etmesiyle (yayılmasıyla) bütün küre-i havadaki melâike ve rûhânîlere işittirmek ve Arş-ı A‘zam tarafına sevk etmek için kudret-i İlâhî kaleminin mütebeddil (değişebilen) bir sahîfesi olmaktır. Hayrat Neşriyat Meali Fâtır Suresi 10. Ayet Açıklaması
Kur'an-ı Anlıyorum
İsmail Yaşar Hocanın ''Kur'an-ı Anlıyorum'' Youtube Kanalında “Kırık (kelime) Manalı Meâl ve Tefsir" dersleri yapılmaktadır. Derslerin Muhtevası: ▪︎Her ders Kur'ân-ı kerimden bir sayfadır. ▪︎Önce ders sayfasının konusunu anlatılır. ▪︎Sayfadan seçilen ve Kur'an-ı Kerim'de sıkça tekrarlanan 5 kelimenin tahlili yapılır. ▪︎Sayfanın kıraati yapılır. ▪︎Bazı sarf ve nahiv kurallarına temas edilir. ▪︎Daha sonra âyet-i kerimeler kelime kelime manalandırılıp gereken izahat yapılır. Çalışmadaki hedef, Kur’ân-ı Anlamak isteyen tüm kardeşlerimize Kur’ân-ı Kerim'i kolaylıkla anlamaları hususunda yardımcı olmaktır. Sizden istirhamımız, dersleri takip etmeniz ve bu hayırlı hizmetin daha fazla kişiye ulaşması için paylaşmanızdır. Gayret bizden, tevfik Allah'tandır. youtube.com/@Kuran%C4%B1_An...
Kur'an-ı Kerim
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kendi kalemimden
Anlamsızca mıydı hissettiklerim, yoksa manalı mıydı beni yakıp savuran, hülyaya girmeme vesile olan, esirin eden bakmaların?.. Var mıdır cesaretin? Yıkılmaz gibi duran, lakin bir bakışınla tarumar edecek, esaretine girecek bir sözün. Sömürülmeye hazır duygularım var sana verilecek, seve seve elimle yüreğim... Alıp yeşertecek mi, yoksa "peşkeş" mi olacak, bilinmez... Ama değer gibi etme beni, rezil rüsva etme... Hasret(H.eba)
İki Hece İki de Bakış
Şiirlerim güzel ve mânalı olmalı, Tıpkı gözlerin gibi... FranzKâra
Duygu ve Düşünce
"Anlamak için kendimi yok ettim. Anlamak, sevmeyi unutmaktır. Leonardo Da Vinci, insan bir şeye ancak anladıktan sonra nefret ya da sevgi duyabilir, demiş. Bundan daha yanlış, aynı zamanda da daha manalı bir söz bilmiyorum."
Alıntı
Kimi insanlar o kadar tamdılar ki, hiçbir şeyin eksikliği onları etkilemiyordu. daha baştan tam yaratılmıştı onlar. doğru yere doğmuşlardı. bir de hayata bir şeyin eksikliği ile adım atmış olanlar vardı – bu noktada “yani bizim gibi,” deyip bana manalı manalı bakıyordu – işte onları bütünlemek asla mümkün olmuyordu. kendilerini ne kadar tamamlamaya çalışırlarsa çalışsınlar, her zaman biraz eksik, biraz güdük kalıyorlardı. onun için bizim bu kızın “sade kahve”li varoluşuna ulaşmamız olanaksızdı. o kız tanım olarak “tamam” olduğu için, asla bir şeyin yoksunluğunu duymayacaktı. biz ise ne zaman sade kahve içsek, onun “sütsüz” olduğunu düşünerek kendimizi bu eksiklik üzerinden tanımlayacaktık. asla gerçek bir “sade kahve insanı” olamayacak, her zaman gizli gizli sütlü kahvenin daha iyi olabileceğini düşünecektik. "(alıntı)
Duygu ve Düşünce