Karlı bir şubat gecesi doğmuştu. Babamın kucağına verirken bir tuhaftım.. isim ararken kamus bana ne kadar boş gelmişti. Ona, ışıl ışıl, kâinat gibi mânalı bir kelime bulmak istiyordum. Sonunda Ömer dedik. Bu da ona yakışmıştı. Onu, tarihe girmiş bütün Ömerlerin ikbaline lâyık görüyordum.
Sayfa 22 - Kamus, Arapça kökenli bir kelime olup "sözlük" veya "büyük sözlük" anlamına gelir. Dilin tüm kelimelerini alfabe sırasına göre toplayan, anlamlarını ve kökenlerini açıklayan geniş kapsamlı eserleri tanımlamak için kullanılır.·Kitabı okuyor
“Yalnız içimde müthiş bir boşluk hissi vardı. Hayatımın en dolu, en manalı zannettiğim bir devresi birdenbire boşalmış, bütün manasını kaybetmişti. En tatlı emellerinin tahakkukunu gördüğü bir rüyadan acı hakikate uyanan bir insan gibi içim çekiliyordu. Ona hakikaten dargın değildim; asla kızmıyordum. Sadece müteessirdim. “Bunun böyle olmaması lazımdı” diyordum. Demek ki beni bir türlü sevemiyordu. Hakkı vardı. Beni hayatımda hiç, hiç kimse sevmemişti.”
Mamo'nun konuşması bitince Delal ağır ağır başını
kaldırdı. Ona kararlı gözlerle baktı.
"Sen," dedi, "bana yolu göstermişsin. Ben de kendi rızamla gelmişim buraya. Daha evvel de sana söylemi-șim. Oğluna yoldaş olurum, ama yâr olmam." Mamo önce şefkatle gülümsedi, sonra ak düşmüş sakallarını sıvazlayıp, "Bilesin ki kızım," dedi manalı bir sesle, "sevmek de öğrenilir. Lakin bir günde olmaz."
Yalnız şair, bizim ne mal olduğumuzu bildiği için, birkaç ucuz ve basit vasıtaya müracaat etmiş Bunlardan birincisi, tesirli olduğunu şimdiye kadar daima ispat eden, mistik havadır. Cahil ve dalavereci bir yobazın kendini muhite yutturmak için müracaat ettiği esrarlı ve muammalı birkaç formül, birkaç dini teşbih, bir iki karanlık ifade bugün bile derhal aydınlık düşünceleri bulandırıyor. Kendilerinde bir şeyler bulunduğunu vehmeden bütün âcizlerin hiç şaşmadan bu basit çareye: Karanlık ve karışık olmak suretiyle derin ve manalı görünmek hilesine başvurduklarını unutuyoruz.