KENDİME GÜVENMİYORUM, ENDİŞENİN TAMİRİ EĞİTİMDİR DİYORLAR.
[Annemin bıraktığı kalıtsal ürkeklikten her zaman nefret ettim.]
kendimi her yok etmek istediğimde boyu
benden uzun bir şeye (insan ,düşünce, madde)
bağlandım, ama bir göz bana hep kendimi gösteriyor,
kafayı tam olarak yiyemiyorum, buna üzülüyordum
sonra sırtım sıkıntıyı kabul etti benim, rastlantılar
düşünceyi etkiler, ben de bundan kaçamam
BİRİ BENİ ESİR ALSIN
biri beni sabah iki kişi uyanmalarımdan kurtarsın
beynim vücudumu anbean gözlediğini kendinden saklıyor.
çamlaşmak istiyorum.
çam adam olsaydım. çam, esir al beni, de ki şu,şu,şu hepsi bu. kurtulayım ben de bu neyi seyrettiğini kendimden saklayan yalnızlıktan.
deminden beri zırvalıyorum ama beni durdurmuyorsunuz. daha sık sözümü kesmelisiniz, sizinle konuşurken, size her şeyi anlatmak istiyorum çünkü. hiçbir tarzım yok. hatta sadece tarzım da değil, hiçbir yeteneğim olmadığını da kabul ederim. bunu böylece bilin. dahası hiçbir yeteneği de umursamıyorum. donakalmış gibiyim artık. sebebini de biliyorsunuz. kafamda tek bir insani düşünce kalmadı.
uzun süredir dünyada, rusya'da veya burada neler olup bittiğini bilmiyorum. geçenlerde dreste'den geçtim ama nasıl bir yer olduğunu hatırlamıyorum bile. beni neyin böyle tükettiğini çok iyi biliyorsunuz. gözünüzde bir hiç olduğumdan ve umut dahi besleyemeyeceğimden açık konuşuyorum: her yerde siz varsınız, geri kalanı umrumda değil. sizi nasıl, neden sevdiğimi bilmiyorum. yüzünüzün güzel olup olmadığını bile bilmiyorum, düşünebiliyor musunuz? muhtemelen yüreğiniz kötü, zekanızınsa soylulukla ilgisi yok.
Sayfa 38 - şu upumutsuzluk paramparça etti beni..·Kitabı okudu