incinmek yavaş bir edim gibi. farkına varmadan oluyor. midede ansızın yarılma. siz sanki incinmeyi ötelemişsiniz bir uçak kayboluncaki anlık düzlük. utanmak ama uzun bir duyu değil. boşanırcasına bir şey.
sözcükleri nasıl bu kadar kolay birbirinden ayırabildiğimize ben de şaşırıyorum bazen. belki de bize bu cüreti veren yine sözcüklerin kendisidir, onlarca yıl onlarla yatıp kalkmanın, onlarla dolup taşmanın, onlarla didişmenin hasılatı olsa gerek.
şimdi dünya çok değişti jim, insanın dünyaya insanca müdahalesi fikri biraz gerilerde kaldı, gençliğim insanın tarihe müdahale edebileceği fikriyle geçti, diğer yarısı da şimdi 'yapacak bir şey yok' fikriyle geçiyor, şimdi de gençler başkaldırıyor, ama iki şey eksik senin yaşadığın dünyadan, birincisi insanların farklılıklarını unutup bir araya gelebilecekleri fikri yok artık, o bir suç oldu, 'farklılıklarınızı unutmadan bir araya gelin' deniyor, bu olmuyor, ben bunu korkunç buluyorum, diğer eksik ise dünya nasıl daha iyi bir dünya olacak- böyle bir tasarım yok henüz, o fikrin doğması daha yıllar alacak, doğacak ama, doğarsa da biz özcülerden doğacak.
kim zayıflıklarının tamamen üstesinden gelmiş ki ben de geleyim, inanmam ben aşmış kurtulmuş adama (...)
aşmış adam bir ideal olarak güzeldir ama ben aşmışlardan hep şüphe ederim, olmaz öyle o tam aşmış. zayıflıklarımız bizim saflığımız, kimse kendini kalben saf olarak biri gören kadar tehlikeli olamaz, çünkü onun saflığı doğası gereği doğruluğundan şüphe kaldırmaz