berivan

içindeki çocuk büyümemeli. bunu diliyorsun. büyümekle korkunç bir şeye dönüşmekten korkuyorsun hepimizin korktuğu gibi. sen, 'çocuğum sana yalvarıyorum/ellerin çirkinleşmeden dua et' dizelerini söylerken aklıma yatmadan ettiğim dualar geliyor. defalarca okuduğum, başa dönüp yeniden okuduğum dualar.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...durumum artık tam bir körün durumuna benziyor. dünyaya bakıyor ve hiçbir şey görmüyorum. karanlık değil bu ama aydınlık da değil. eskiden hiç konuşmazdım. ama içimde, dile gelmek isteyen, bunun için henüz bir yol bulamamış sözcüklerin kaynaşmasını duyardım. artık çok konuşan, çenesini tutamayan birine dönüşmeme rağmen aslında konuşma, bir şeyler söyleme arzumu da yitirdim. kısacası, dünya silinip gitti, dünyayla birlikte ben de silinip gittim.
Edebiyat
birinin benden derman beklemesi, birinin korktuğunda bana koşması, birinin canı yandığından beni araması. ben kimim ki diye sormama neden oluyor. (...) insan çocuğunu tarif edilemez bir şekilde seviyor sevmesine ama bir yandan da ailesi en büyük cezası insanın.
Edebiyat
bazen bütün kapıları, pencereleri açıp arabaları, sokak kavgalarını, havaya sıkılan kurşunları eve almak istiyorum. bir tekerin altında, çekilen bir bıçağın ucunda ya da bir kurşunun kafamdan sekmesiyle biter bu iş diye umuyorum. aslında tek istediğim dinlenmek, biraz dinlenmek.
Edebiyat
dik durmayı bilmemiz gerekti, ama ya duramadıysak, olsun! (...) bir sağ kalma hali, bir sağ bırakma kendinizi, böyle anlıyorum. narin olmak bunun adı. otlar da böyle zamanlara katlanmayı bilirmiş, soğuğa ve kurağa.