bir yandan sevinmek gerekir ki insan dışardan bakınca görülmüyor. içindeki sürekli kramp, yüze bir nevroz ifadesi verse de ne olduğu anlaşılmıyor. kaldı ki nevrotik ifadeyi bile anlayan pek az.
‘insanlar bir şey görmüyor, anlamıyor’ diye şikayet edene şaşarım, kim görülmek anlaşılmak ister ki, gördüğünü kucaklayabilecek kim var ki, bir de görülmekten söz edebiliyor. böyle bir hayalet gibi, hiç olmadığın şekillerde algılanıp geçip gitmek, içinde gizli, sonsuz bir ağrıyla yaşamak... başka çaresi var mı?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
çok şaşarım şiir sevenlere, okuyup geçenlere, o bakışla yaşayıp da ölmeyenlere. şiir sevilmez ki, öyle duyulur, öyle bakılır, hastalanılır, zehirlenilir, ölünür. şiir sonunda öldürür
beğenilmek, ama yanlış kişi tarafından yanlış yerimden beğenilmek o kadar kolay ki. ne kadar kolay kendilerini ele veriyorlar, ne kadar kolay dökülüveriyorlar, ne kadar hızlı akideleşiyorlar, ne kadar gevşekçe tesbih gibi çekiliveriyorlar.
ben peki bunca kolaylığın içinde bu kadar güçlüğü nasıl buldum da onun kendisi oldum?
neden, neden başkalarının evinde intihar bile soysuzlaşır, neden bu insanlar her biri keskin bir silah olup dokunanı, bakanı yok eden bu teçhizat içinde yaralanmadan yaşarlar?