“Aşk diyorsun Avukat. Aşk dediğin şey senin gibileri yakar.”
"O zaman yanmak istiyorum. Senden gelen her şeyle.”
"Kimsenin seni manipüle etmesine izin verme. Birinci kural: akıllı bir kız ol.”
Şunu hiç unutma! Tagutlar, insanların duygularına musallat olurlar. Onları yönlendirmek için gece gündüz demeden tuzak kurarlar. Özellikle de merak duygusu! Çünkü merakıyla baş başa kalan insan, "Niçin yaratıldım?" Diyecek, bu sorunun peşine düşecektir. Bu soruya cevap arayan, mutlaka bulacaktır. Zira akıl, fıtrat, kâinata serpiştirilmiş ayetler, elçiler ve Kitaplar bu soruyu cevaplamaktadır. Resulü duymasa Güneş'i duyacaktır. Kur'an'ı duymasa vicdanın/fıtratın sesini duyacaktır. Bu soruya cevap bulunsa, tağutlar için tehlikelidir. Çünkü Allah'a kul olan, tağutlara ve onların kokuşmuş düzenlerine boyun eğmez. Allah'a (c.c) kul olanı sömüremezsin. Vatan, millet ve Sakarya nutuklarıyla ölüme süremezsin. Toplumu bir arada tutsun diye uydurulan putlara bağlayamaz, cahiliyeyle bütünleştiremezsin. Bu sebeple, insanlar o can alıcı soruyu sormasın diye, sürekli merak duygusunu manipüle ediyor, yönlendiriyorlar.
"Bugün 'benim fikrim senin bilginle eşittir' pişkinliğinin yüceltildiği bir dönemden geçiyoruz. Uzmanlığın ve derinliğin küçümsendiği bu cehalet biçimi, kitleleri manipüle etmeyi kolaylaştıran politik bir araçtır."
Hem günlük hayatlarını hem de deneyimlerini paylaşmak için çektikleri fotoğraflarda gerçek kadın bedeninin sansürlenmesi yalnızca fiziksel özgürlüklerini kısıtlamakla kalmaz, toplumsal pişemizin derinlerinde kadın bedeninin bir tabu olduğunu; nesnel bir açıdan ele alınamayan, kabul görmesi için kontrol altına alınıp manipüle edilmesi gereken bir obje olduğunu savunan kaotik bir düşünce yapısı oluştuğunu da gösterir.