L. N. M. Çapanov

L. N. M. Çapanov
@mansken
Instagram: templegenetrix

L. N. M. Çapanov

, bir kitap okudu
Puan vermedi·124 syf.·
2022 20. kitabı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Giyotine gönderilen bir adamın yerine yenisini koymak gereksizdir, ama giyotine gönderilmiş bir toplumsal sistemin yerine yenisini koymak gerekir. Yoksulluğumuzu besleyen zenginlere, yüzümüze gülümseyen politikacılara, onları ve mallarını koruyan tüm akılsız robatlara savaş açtım.-- L.N.M.
İnsan ve Toplum
Ego
Ve şuna da dikkat çekmek gerekir: Bir amaç olmadan, bir yapan var olamaz ve bir yapan olmadan, bir amaç var olamaz. Onlar bir egonun iki kutbudur ve eğer bir amaç olmazsa ego kendini çok rahatsız hisseder. Ego amaçlar ile tatmin edilir. Bir şey yapılmalıdır, biri bunu yaparken başarılı olmalıdır, biri bir yere yetiş- melidir, biri bir şey yapmalıdır. Bir imza atılmalıdır. Bu yüzden ego maksatlıdır. Diğer tarafta varlık maksatlı değildir. Ve egonun ötesinde neyin olduğunu bilmediğin sürece hiçbir şey bilmiyorsun demektir.))
Felsefe
»Değer» kavramından anladığımız değişik birimlere ya da davranış kalıplarına verdiğimiz nisbî kıymetin tanımıdır. Değerler toplumsal kültürün bir parçasını meydana getirirler. Kültür ise kişinin, toplumun bir üyesi olarak edindiği bilgiyi, inancı, değerleri, sanatı, ahlâk anlayışını, örf ve âdetleri, yasaları İçeren karmaşık bir bütündür. Bu anlamda kişi kendine özgü yaşama koşullarını kaynaşmış bulunduğu toplumun kültür kalıplarına dayanarak sağlamaktadır. Ve gene bu anlamda kişilik, kültür yapısının bireysel bir İfadesi, kültür ise kişiliğin kollektif İfadesi olmaktadır. Din ise sosyolojik anlamda kişinin kültürünün bir parçası ve önemli bir sosyal kurum olarak grubun ortak malıdır. Böyle bir gruba doğan çocuk, grubun dinsel değer ve inançlarını kabul eder ve benimser. Böylece doğduğu grubun doğru ve yanlış olarak tanımladıkları -şeyleri öğrenir, neyin İyi, neyin kötü ve neyin yapılmayıp neyin yapılması gerektiğini anlar. Bunları yapmadığı ya da benimsemediği takdirde de o grubun üyesi olamıyacaktır. Böylece dinsel değerlerin bütün bir toplum İçin uyuşumcu, kaynaştırıcı ve düzenleyici bir rolü bulunmaktadır. Dinsel değerlerin, toplumun diğer değer sistemleri ile açık bir çelişkiye düşmediği bir ortamda, toplumsal yaşantıya anlam kazandırarak ve ne yapılması gerektiğine alt direktifler vererek kişinin davranışı ve vaziyet alışı üzerinde büyük etki sahibi olduğu kuşkusuz acıktır. Bu arada şu da belirtilmelidir ki dinlerin, toplum üzerlerindeki etkisi yalnızca soyut bir günah kavramı ve bu günahın getireceği uh-revi cezanın korkusu değildir. Toplumdaki utanç duygusuna hitap ederek denetimlerini daha etkili bir şekilde yapan dinler sorunları yer yüzüne indirebildikleri için kişi davranışları üzerinde daha da etkili olabilmektedir.
Düşünce