Bir ailenin üç kuşak kadınının öyküsünü zamanda ileri geri giderek anlatan Şehnaz ekonomi profesörüdür ve unutmamaktan muzdariptir. Şehnaz'ın ağzından Ayfer Tunç diğer karakterlere de öyle ayrıntılı bir şekilde bazen mizahsen bazen derinlemesine betimlemiş ki film seyreder gibi kitabı okudum.
İncelememe ilk olarak karakterler ile olan yorumundan bahsetme sebebim kitap olay artı karakter merkezli ilerlediği için karakterleri merkezine alan Ayfer Tunç'un bu kitabı bana birkaç gece uyku borçlu. Uykularından feragat ederek bu kitabı bitirdim. Kitapta kızmadığım kişi yok, bütün karakterler mi sinirini bozar insanın. Evet aynen öyle. Şehnaz, E., Şehnaz'ın annesi, anneannesi, büyük anneannesi, E'nin eşi Eyşan hepsi gözümde suçlu. Bu karakterleri okurken öfke, acıma, şefkat karışımı tuhaf bir duygunun içinde buldum kendimi.
Ayfer Tunç anne kız ilişkisini, romantik ilişkileri, Türkiye'deki sermaye değişikliklerine detaylandırmıştır. Bir solukta okunabilecek bir kitaptır. Başladıktan sonra tempo hiç düşmeden sona ulaşıyoruz.
Şehnaz'ın düşünce geçişlerini ve iç dünyasını okurken bir birey olarak, bir evlat olarak, akademisyen olarak, metres olarak ikili ilişkilerini romana taşıyor. Arka taraftan da Türkiye'nin fotoğrafını anlatıyor. Bu haliyle Annemin Uyurgezer Geceleri siyasi ve toplumsal gerçekliği anlatıyor.
Kitapta kadın erkek ilişkilerine de çoğunlukla yer vermiş kadınların hep bir erkeğin gözetiminde olma eğilimini umarsızlıkla eleştirmiştir. Kitabın bir diğer ana karakteri E. 'dir onun gücünü bize çok açık biçimde göstermiştir Şehnaz'ın kadınlığını, aidiyetliğini, suçluluğunu ve sevgisini hep sorgulatan E. karakteri kadınların kuşaklar boyunca taşıdığı görünmez yükleri, sessizlikleri ve eksik hayatları gözler önüne sermede yardımcı olmuştur, tabii ki bunu fark
Yeni yılın ilk gününden hepinize merhaba! 👋🏻
Güzel bir sohbet konusu ile geldim size:
"Hangi yazarla" çay/kahve içmek isterdiniz? 💬
Burası sizinle güzel,
Bana kattığınız her şey için teşekkür ederim.
İyi ki varsınız.
Fotoğraf için Zeynep E'e teşekkür ediyorum.
"Gülün Adı" kesinlikle çağdaş bir roman; çağdaş romana yepyeni ve uzun soluk getiren özgün bir roman. Hem edebi bir eser hem de bir sinema ürünü olarak artık klasikleşmiş bir çalışma konumundadır.
Ele aldığı ve izini sürdüğü konuyla, (film için) oyunculuklarıyla, diyaloglarla, oluşturulan tarihsel atmosferle… genel olarak bütünlüklü meselesiyle tam bir başyapıttır bu eser.
Ve en önemlisi olağanüstü bir dil ve benzeri az bulunur bir sanat yapıtı. Gerçekliğin ve onun oluşturduğu tutkunun peşinden gitmek isteyen okurlar bu başyapıta bir şans verebilir.
Keyifli okumalar...