9/10
·432 syf.··
2026 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:57
Herkese merhabaaa! Dün başladığım distopik evrene bugün kısa süreliğine veda etmiş bulunmaktayım. (Yani en azından ikinci kitaba başlayana kadar.) Öncelikle Tırpan'a bayıldım. Yani normalde distopik kitaplar beni yorar, okumakta zorlanırım ve bu sebeple de bütün okuma zevkim ve keyifsiz bi şekilde sadece başlamışken bitirmek için okurum. Ancak Tırpanda böyle olmadı. Kolay okunan, akıcı diliyle ve merak uyandıran konusuyla beni içine çekti ve 1 günde bitirdim. Maraton kitabımız olmasaydı çoktan ikinci kitaba geçmiştim ama diğerlerinin bitirmesini beklemem gerekiyor :( Peki bu kadar severken neden 9 puan (4,5 puan) verdim? Çünkü devam kitaplarında kurgunun daha güçlü olayların daha etkili olmasını umuyorum ve bekliyorum. Eğer bu kitaba 10 verirsem kalan 3 kitaba ne kalır? Kitapla ilgili spoiler içerebilecek fikirlerim: -Öncelikle Faraday diye bi gerçek var. Resmen sırf onun için okudum desem belki bi tık abartmış olurum ama o da önemli bir etkendi. Malum sahnede ve sonrasında o olmadığı için okuma isteğim biraz kaçtı ve içim buruk bi şekilde okumaya devam ettim. -Rowan ve Citra bana o kadar geçmedi hatta bazı yerlerde onlara uyuz oldum. Umarım devam kitaplarında güçlü bi karakter gelişmesi gösterirler. -Gerald seni tanıdığıma çok mutluyum lütfen kalan 3 kitapta da bizimle yolculukta kal. -Possuelo çok tatlıydı umarım Citra ile tekrar karşılaşırlar (ship) -Volta'nın kendini devşirmesi beni kahretti. "Seninle tanışmak bir şerefti Shawn Dobson"
TırpanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024975 okunma
Puan vermedi·1216 syf.··
2018 66. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2018 00:00
Yaşadığım gerilim inanılmazdı. Maraton koşmuş gibiyim resmen. Detaylı anlatım sayesinde gerilim iki katına çıkıyor. İşin ustası Mertcan Acar okuyucuyu nasıl avuçlarına alacağını bildiğinden bir kat daha artmış. Önce sözü geçen 7 çocuğun başlarına gelenler teker teker anlatılmış. Sonrasında birbirlerinin kabuslarına şahit oluşlarına yer verilmiş. Öyle nefes kesici anlardı ki yaşadım adeta. Geçici zaferin ardından 27 yıl sonra tekrar kasabaya dönüşleri ele alınmış yeniden. Bu yüzden hiç hız kesmeyen, hep canlı tutan bir anlatıma sahip. Korkuyla birlikte yaşanan çocukluk, ilk arkadaşlık, kurulan dostluk çok güzel işlenmiş. Hepsinin hayatlarını ayrı ayrı yaşıyorsunuz. İtiraf ediyorum, akşam izlemeye cesaret edemeyip, gündüz filmini de izledim kitabını okumadan izleseydim, daha fazla gerilebilirdim. Ani görüntülerde yerimden sıçradığım doğrudur ama kitapta daha can alıcı sahneler olduğunu söyleyebilirim. Ana konudan ayrılmaması bir tarafa, karakterlerin yaşadıklarına kadar değiştirilmiş kurgu. Kitaba kıyasla, filmde yaratıkla karşılaşma çok basit kalmış. Kitap mı, film mi derseniz kesinlikle kitap keyifli okumalar diliyor ve kısa bir kesit bırakıyorum... "Derry, Amerika'nın küçük bir kasabası. Diğer kasabalardan farkı, kanalizasyon mazgallarının altında, yer altı borularının içinde yaşayan, insanların kabuslarında ya da gerçekte, korkularının vücut bulmuş haliyle karşılarına çıkıp, onların korkularıyla yaşam enerjisini besleyen bir yaratığa ev sahipliği yapması. Bu yaratık 27 yılda bir Derry'de kendini gösteriyor. Türlü ölümler, kayıplar, yıkımların ardından 14-17 ay arası döngüsünü tamamlayıp ara veriyor. İlk kez 58 senesinde döngüsünü tamamlayamıyor. Georgie' un ölümünün ardından, abisi Bill ve yaşadıklarının gerçekliğine inanmak istemeyen 6 çocuk daha yaratıkla
OStephen King · Altın Kitaplar · 20257,4bin okunma
Reklam
9/10
·576 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 23:14
•Bazı kitaplar vardır, daha ilk sayfalardan itibaren seni kendi atmosferinin içine çeker ve bir süre sonra sadece okumaz, yaşamaya başlarsın… Köprü Kralı benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sayfaları çevirdikçe gerçek dünyadan uzaklaşıp tamamen o karmaşık, yoğun ve duyguların sürekli birbirine karıştığı atmosferin içinde buldum kendimi. Bir noktadan sonra kitabı okumuyordum resmen kitabın içinde yaşıyordum. •Son zamanlarda içine en çok kapıldığım kitaplardan biri olmasının yanında, bu kitap aynı zamanda M. Akyüz’ün kalemiyle tanıştığım ilk kitaptı. Ve dürüst olmak gerekirse böyle etkilenmeyi hiç beklemiyordum. Yazarın anlatımı o kadar akıcıydı ki sayfalar su gibi aktı. Ama sadece akıcılığı değil, karakterlerin hislerini okuyucuya geçirme şekli de aşırı güçlüydü. Bazı sahnelerde gerildim, bazı sahnelerde duygusal olarak tamamen çöktüm, bazı yerlerde ise karakterlerin yaşadığı karmaşayı birebir hissettim. •Pars Tuna gerçekten unutulacak bir karakter değil. Dışarıdan bakıldığında sert, mesafeli ve herkesin korkup geri çekileceği biri gibi duruyor ama satırlar ilerledikçe onun içindeki kırılmış tarafları görmek beni ona daha da bağladı. Özellikle sevdiği insanlara karşı gösterdiği korumacı tavır, her şeyi kendi içinde yaşamaya çalışması ve duygularını bastırma şekli karakteri çok gerçek hissettirdi bana. Onu okurken bazen aşırı sinirlendim, bazen “neden böylesin?” diye söylendim ama aynı zamanda hissettiği ve hissettirdiği şeyleri de görmezden gelemedim, napalım seviyoruz‍. •Miray ise hikâyenin duygusal tarafını inanılmaz güzel taşıyordu. Güçlü durmaya çalışırken içten içe yıpranan kadın karakterleri okumayı zaten çok seviyorum ama Miray’ın yaşadığı duygular bana gerçekten geçti. Özellikle bazı sahnelerde hissettiği çaresizlik, kırgınlık ve buna rağmen dimdik
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202663 okunma
Tek kitapta iki hikaye
7/10
·128 syf.··
2026 106. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 16:08
Gloria, sürekli ölmek isteyip de buna cesaret edemeyen, ruhu çoktan teslim olmuş bir karakter. Onun bu tükenmişliğinin, çocukluğunda eniştesi tarafından uğradığı tacizlerin karanlığında yattığını hissetmek hiç de zor değil. Oyuncu olma hayaliyle bu acımasız dans yarışmasına katılması, aslında hayata tutunmak için değil, belki de kendi sonunu geciktirmek için umutsuz bir çaba. Yarışmacılar arasındaki o sürekli birbirini yok etme, ortadan kaldırma arzusu, arka planda her şeyi yöneten o gizli katil "Mario" gibi karakterlerle birleşiyor. Sistem ve ortam, insanları suç işlemeye, vahşileşmeye sürüklüyor. İnsanlığın bir vitrin ürünü gibi sergilendiği bu maraton, bir dans yarışmasından çok modern bir gladyatör arenası. Kitap ilk bölümlerde o meşhur ismiyle bağ kuramayarak adeta tek kapak altında iki farklı hikaye saklıyor gibi hissettirse de, o bitmek bilmeyen dans maratonuyla okuyucuyu da piste fırlatıyor. Yazar, kasıtlı bir işkenceyle yarışmacılarla birlikte bizim de canımıza okuyor; ancak bu yıpratıcı süreç, günün sonunda beni tamamen tatmin eden o edebi sarsıntıyı vermeye yetmiyor Atları da Vururlar
Alıntı
Atları da VururlarHorace McCoy · Dedalus Kitap · 2026556 okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2024 16:59
dip nedir? Seni asla geri aramayacaklarını bildiğin beşinci iş görüşmesidir. Kimsenin olmadığı bir gece kulübünde boşluğa doğru şarkı söylemektir. Kayak yapmayı öğrenirken, yedinci kez yere düşmektir. Startın verilmesinin heyecanı geride kalıp, finiş çizgisine ulaşmanın uzak bir hayal olduğu uzun bir maraton koşmaktır. Büyük hedefinize ulaşmak için zorlu yolları aşmaktır. Tabii doğru hedefin peşinden gidiyorsanız. Başka? Tamam, kariyerinize, gelecekteki hedefinize ve belki de nihai mutluluğa giden anahtardır.
DipSeth Godin · Profil Yayıncılık · 2020843 okunma
TIRNAKLARINIZI YEDİRTECEK TÜRDEN BİR GERİLİM
Puan vermedi·280 syf.··
2026 16. kitabı
Acayip kaliteli bir gerilim romanı. Adora yağmurun maraton videosundan görüp almıştım . Adora yağmur ile genel olarak kitap zevkim benziyor ama nedense çok ön yargılı bir şekilde başlamıştım okumaya. Favori gerilim kitaplarımın arasına gireceğini tahmin bile etmezdim. Sonunu okuduktan sonra şakasız 1-2 saat boyu duvarla bakıştım. Ters köşe tahmin etmek konusunda iyi olmama rağmen gerçekten şok etti sonu beni. Kısacası herkese gözüm kapalı önerdiğim bir gerilim romanı. Not: KİTAPTA KİMSEYE GÜVENMEYİN...
Ben O DeğilimMegan Lally · Beta Byou · 2026207 okunma
Reklam
Reklam