Puan vermedi·741 syf.··
Beğendi
·
2023 72. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2023 22:15
Herkese merhaba. Ayın üçüncü okunan kitabı İstanbul Bir Masaldı oldu. Tuğla grubum ile birlikte bu senenin ilk tuğlasını devirdik. Yoğun anlatımıyla ve farklı üslubuyla çoğu zaman yorucu bir okuma ve odaklanma sorunu yaşasak da yarım bırakmadık. Tek başına okunacak kitaplardan değil. Bir puzzle'in parçalarını bulmaya çalışıyormuş gibi dikkat ve özenle okunması gereken bir tuğlaydı. Olumsuz yönlerini söylemek istiyorum önce; Fazlaca tekrar cümlelerin olması, bir çok yerde uzun ayrıntılı cümlelere yer verilmesi, çok fazla karakterle karşılaşmaktı bizi yoran. Peki bu kadar olumsuz unsurlar varken nasıl beğendin derseniz şöyle anlatabilirim size; Açıkçası ne kadar yoğun bir anlatım tercih etmiş olsa da yazar, üslup olarak beni cezbeden, eserin içinde geçen belli başlı hikâyelerin hüzünlü hayatlarını okumak oldu. Eserde geçen karakterlerin tümünün ölü olması fakat anlatıcının öncesinde karakterlerle tanışıklığı ve de duyduğu şeyleri bizlere aktararak yaşam hikâyelerini anlatmasıyla başlıyor. Sanki ölüler konuşuyormuş gibi bir izlenim oluşmasın sadece bahsedilen tüm karakterlerin geçmiş hayatlarını okuyoruz. Eserin konusu anlatmam için her bir karakterin analizini yapmam gerekir o yüzden ben sadece önemli karakterleri ve de bana dokunan karakterleri söyleyebilirim. Aklımda kalanlar önemli gördüğüm karakterler; Mösyö Jak ve karısı Madam Roza, oğulları Berti, kızları Olga, gelinleri Jülyet, Jülyet ve Berti'nin kızı Nora. Mösyö Jak'ın kardeşi Nesim ve Nesim'in eşi Rahel ve çocukları Jinet. Madam Perla ve Avram Efendi, Mösyö Jak'ın anne ve babasıdır. Marcelina, Berti'nin eski sevgilisi. Her birinin tek tek içsel dönüşümlerini ve yaşamlarında yaşadıkları mutsuz ve acılı anlarına tanık oluyoruz. Tant Tilda, Rozi, Enrico Weizman, Eleni, Hüsnü, Schwartz, Mimiko. Bu
Edebiyat Roman
İstanbul Bir MasaldıMario Levi · Remzi Kitabevi · 1999194 okunma
Puan vermedi·156 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2022 09:44
Marcelina ve Michel adında birbirlerini pek tanıma fırsatı olmadan evlenen iki ayrı insanın evlilik sürecinde yaşadıkları olay ve duygular anlatılıyor. Çiftin balayı için Tunus’a gitmesiyle başlayan roman Michel’in vereme yakalanmasıyla kendi iç dünyasıyla yüzleşmesi ile devam ediyor. Marceline kocasının iyileşmesi için elinden gelen tüm çabayı gösteriyor. Michel bu süreçte kendi iç dünyasıyla yüzleşip toplum baskısından, geleneksel ahlak anlayışından dolayı bastırmış olduğu bazı duyguları ortaya çıkarıyor. Eşiyle arasında aşk olmasa da ona sürekli bir sevgi duyuyor. Her ikisinin çabasıyla Michel eski sağlığına kavuşuyor. İşi gereği üniversitede hocalık yapsa da bundan zevk almadığı için bırakmaya karar veriyor. Eşinin hamile olduğunu öğrenince çok mutlu oluyor. Ama bu mutluluk maalesef kısa sürüyor. Michel iyileşti derken Marcelina vereme çok daha ağır şekilde yakalanıyor. Bu sefer Michel karısı için koşturmaya başlıyor. Onun rahat etmesi için farklı ülkeler şehirlerarasında gidip geliyorlar. Marceline bu süreçten olumsuz etkileniyor. Ve maalesef dayanmaya pek gücü kalmıyor ve ölüyor. Ahh Marcelina tüm mücadelene rağmen keşke yaşasaydın. Romanı okurken Marcelina’nın naifliğini, karşılıksız sonsuz sevgisini resmen hissediyor insan. Michelin iç dünyasını, farklı hislerini, toplumsal düzenin dayatmalarından sıyrılıp özgürlüğüne kavuştuğunu görüyoruz. Güzel, akıcı bir kitaptı. Bir çırpıda kendini okuttu. Herkese iyi okumalar…
Edebiyat
Ayrı YolAndré Gide · Can Yayınları · 20141,051 okunma