10/10
·239 syf.··
2026 14. kitabı
Kitap gerçekten o kadar dokunaklı ve insanı hüzünlendiren bir havaya sahipti ki, bunun filmini tekrar izleyeceğim için okudum. Eski olduğu için ağır bir dili olur sanıyordum ama yok savaşı tüm çıplaklığıyla anlatıyor. Yazar batı cephesi gazisi ve savaşı bizzat yaşamış biri. Olan olaylar tam en gerçek. Kitap basıldıktan bir süre sonra Nazi'ler tarafından ' Almanları korkak gösteriyor ' bahanesiyle yakılmış ve yasaklamış. Allah için savaştan korkmayan var mıdır tabi ki de korkak gösterecek. Ricamdır lütfen bu kitabı Türk'e savaş düğündür diyen kitleye okutun
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey YokErich Maria Remarque · Mercek Yayıncılık · 20034,055 okunma
TARİH VE POLİSİYE İÇ İÇE
9/10
·240 syf.··
2026 4. kitabı
Troçki Evi Önay Yılmaz Önay Yılmaz'ın Troçki Evi romanının özetine geçmeden önce yazarın (Türkiye'nin ilk dijital polisiye dergisi) DEDEKTİF DERGİ'de yayınlanan yazılarına göz atmanızı öneririm. dedektifdergi.com/author/onay-yilmaz Önay Yılmaz'ın tarihle polisiyeyi harmanladığı romanı Troçki Evi, Sovyet Devrimi’nin öncülerinden Lev Troçki’nin sürgün yıllarında kaldığı Büyükada’daki Troçki köşkünün bekçisinin bahçede boğazı kesilerek öldürülmüş bir kadın cesedi bulmasıyla başlar. İstanbul Emniyet'i Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amiri Başkomiser Çetin Akın soruşturma için en güvendiği komiseri Ömer Erdem'i ve yardımcısı Erkan Ateş'i görevlendirir. Olay yerine gelen Komiser Ömer ve yardımcısı Erkan, polis memurundan maktul hakkında detaylı bilgi alırlar. “Troçki Evi” olarak bilinen Arap İzzet Paşa Köşkü’nün bahçesinde cinayete kurban giden kadın Rum asıllı, araştırmacı mimar Maria Kalamaris’tir. İlk iş bu kadının o köşkün bahçesinde ne aradığını bulmak olacaktır. Bunun için eskiden köşk olan daha sonra dairelere ayrılıp apartmana çevrilen yapıda oturan ev sahipleri, maktulün yakın çevresi ve eski sevgilisi sorgulanır. Soruşturmada henüz elle tutulur bir sonuca varılmamışken, aynı köşkte bir cinayet daha işlenir. Birkaç gün içinde Troçki'nin ikinci adresi olan Yanaros Köşkü'nde de bir ceset bulunması soruşturmanın gidişatını etkiler. Bu üç cinayetin tarihi köşklerle ve Troçki ile ilgisi nedir? Üç cinayetin birden soruşturmasında ekibinin çıkmaza girdiğini gören Başkomiser Çetin Akın bir dönem başarılı bir gazeteci olan ancak büyük aşkını kaybettikten sonra inzivaya çekilen Ahmet Kerim’i soruşturmaya dahil eder. Gazetecinin sadece Adalar’ı tanımakla kalmayıp kapsamlı tarih bilgisi ve gazetecilikten gelen araştırma ve gözlem yeteneği ile ekibine yararlı
1000Kitap
Troçki EviÖnay Yılmaz · Destek Yayınları · 20259 okunma
Reklam
Kürk Mantolu Madonna İncelemesi
Puan vermedi
Kürk Mantolu Madonna, edebiyatımızın en hüzünlü aşk romanlarından biridir. Kahramanların psikolojilerini de çarpıcı bir dille anlatan roman, 1943 yılında yayımlanmıştır. Kitap, Raif Efendinin hastalandığı için günlüklerini aynı iş yerinde çalıştığı gence vermesiyle başlar. Günlükleri okuyan genç, hayata küsmüş bu hasta adamın aslında ne kadar hüzünlü bir aşk yaşadığını öğrenir. Raif Efendinin babası,oğlunu sabun yapım tekniklerini öğrenmesi için Almanya'ya gönderir. Ama Raif Efendi;Almanya'daki günlerini fabrikada teknik öğrenerek değil,müzelerde ve sanat galerilerinde geçirir. Bu gezilerin birinde otoportresini gördüğü Maria Puder'e ilk görüşte aşık olur. (Kitabın ismi de buradan geliyor. Madonna ismi, eskiden dokunulmaz olan ve Hristiyanlıkta kutsal kabul edilen Meryem Ana için kullanılırdı. Raif Efendi için de Maria, dokunulamayan sadece sessizce ibadet edilmesi gereken bir figür haline gelmişti.) Günlerce sadece Maria Puder'in tablosunu izlemek için müzeye giden Raif Efendi, yine tabloya bakmak için müzeye gittiği bir gün Maria ile karşılaşır ve aralarında tutkulu bir aşk başlar. Aylar sonra Türkiye'den gelen bir telgrafla babasının öldüğünü öğrenen Raif Efendi, apar topar memlekete dönmek zorunda kalır. Türkiye'de işlerini düzene koyduktan sonra Maria'yı yanına alacağına söz verir. Bir süre mektuplaşsalar da Maria'dan gelen mektupların kesilmesi üzerine Maria'nın kendisini unuttuğunu düşünen Raif Efendi,kendini melankolik bir hayatın kucağına bırakır. Evlenir, çocukları olur. Yıllar sonra öğrendiği gerçek ile yıkılır çünkü kaybettiği yılları telafi etmenin artık imkanı kalmamıştır. Roman; sevdiklerimizi kaderin eline bırakmamamız gerektiğini,fırsatımız varken onlara sıkı sıkı sarılmamızı ve kaybolan yılların geri gelmeyeceğini en iyi anlatan kitaptır
Duygu ve Düşünce
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,4bin okunma
İnsan sever de, hayatında kaç kez gerçekten sevilir?
10/10
·168 syf.··
2026 40. kitabı
Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna adlı romanını okurken bunun yalnızca bir aşk hikâyesi olmadığını düşündüm. Bana göre bu kitap, anlaşılmadan yaşamanın, duygularını içinde saklamanın ve insanın hayatına dokunan bazı kişilerin etkisinin yıllar geçse de silinmemesinin hikâyesidir. Raif Efendi, çevresindeki insanların sıradan ve silik gördüğü bir karakterdir. Ancak onun iç dünyasına girdikçe, sessizliğinin güçsüzlükten değil, yaşadığı derin hayal kırıklıklarından kaynaklandığını anlarız. İnsanların çoğu birbirini dış görünüşüyle değerlendirirken, yazar bize görünmeyen hayatların da ne kadar büyük acılar ve duygular taşıyabileceğini gösterir. Maria Puder ile Raif Efendi arasındaki ilişki beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Çünkü bu ilişki, alışılmış aşk hikâyelerinden farklıdır. Birbirlerini değiştirmeye çalışmadan, oldukları gibi kabul etmeleri sevginin en saf hâlini düşündürüyor. Ancak hayat bazen insanın en değerli gördüğü şeyleri elinden alabiliyor. Kitap da tam olarak bu gerçekle yüzleştiriyor bizi. Roman boyunca aklımdan şu düşünce geçip durdu: İnsan bazen bir kişiyi değil, o kişinin yanında hissettiği hâlini özler. Belki de bazı insanlar hayatımıza uzun süre kalmak için değil, bize kendimizi göstermek için girerler. Kitabı bitirdiğimde geriye büyük bir aşkın romantikliğinden çok, geç kalmışlık hissi kaldı. Söylenemeyen sözler, paylaşılamayan duygular ve yanlış zamanda yaşanan karşılaşmalar… Sabahattin Ali, insanın kalbinde yıllarca sessizce taşınabilecek duygular olduğunu çok sade ama etkileyici bir şekilde anlatıyor. Kısacası Kürk Mantolu Madonna, aşkı anlatırken aslında insanın anlaşılma ihtiyacını, yalnızlığını ve hayat boyunca peşinden taşıdığı özlemleri anlatan unutulmaz bir roman. Okuyana şu soruyu bırakarak bitiyor gibi geliyor bana: İnsan
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,4bin okunma
10/10
·639 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:25
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran okumalarına günlükleriyle devam ediyorum. 1948-1989 yılları arasında yazdığı günlükleri zaman çizgisini koruyarak defterler formunda düzenlenmiş. Yavuz Türk tarafından, yazarın o muhteşem el yazısına, gazete kupürlerine, afiş, bilet ve fotoğraflara yer verilerek hazırlanmış. Her zaman günlük okurken huzursuz olurum. Kişinin mahremiyetini izinsizce ihlal ediyormuşum gibi hissederim. Neyseki bir yerde “İnşallah birisi defteri okur…” diyor, bu biraz içimi rahatlasa dahi yine de benzer bir hisle okudum. Henüz 15 yaşındayken yazdığı günlüklerle başlıyor kitap. İlk cümleden anladığım kadarıyla ilk yazma denemeleri de değil. 15 yaşında birisinin bu derece olgun üslubunun olması inanılmaz doğrusu. Yazarın büyüklüğünü gösteriyor. Ayrıca henüz çok gençken bile öylesine her şeyi anlayan, derinden hisseden olgun bir ruhununun olduğunu görmek bana hüzün verdi. Yaşıtları gibi aklı beş karış havada bir genç kız olsa daha mutlu olurdu. Her şeyi anlama lânetine yakalanan talihsizlerden olmuş sevgili Baran. Potansiyelinin farkında ama gerçekleştirememiş insan ızdırabını, bir türlü yakasını bırakmayan melankoli içinde boğulan birisini, aynı zamanda histerik bir genç kız kalbinin heyecanları ve arzularını açık seçik gösteriyor. Kitabın ilk yarısında, ergenlik buhranlarının en olgun insanda bile tesirinin çok güçlü olduğunu görüyoruz. Küçük genç kız kalbinin her aşkın son ve ölümsüz olduğuna inanışının canlı örneği gibiydi Baran. Kitabın ikinci yarısındaysa onu zaman içinde olgunlaşmış bir kadın olarak görmeye başlıyoruz. Fikirleri ve duyguları olgunlaşırken inancının zayıflaması biraz üzücüydü. Babasını soğuk bir Şubat gününde kaybetmesiyle de daha bir çok açıdan da kendimi ona benzettiğim yerler oldu. İlerleyen yollarda yazdığı günlüklerde siyasi
Günlükler (1948-1989)Selçuk Baran · Can Yayınları · 202461 okunma
5/10
·168 syf.··
2026 46. kitabı
Sabahattin Ali’nin Türk edebiyatında en çok okunan ve en çok romantize edilen romanlarından biri. Ancak bu romanın yarattığı büyük ün ve beklentiye rağmen bende beklenen etkiyi tam olarak oluşturmadı. Güçlü Yönleri Romanın en güçlü tarafı, insanın görünmeyen iç dünyasını anlatmadaki başarısı. Toplum içinde sıradan, silik ve dikkat çekmeyen bir insan olarak görülen Raif Efendi’nin iç dünyasında saklı kalan yoğun duyguları, kırılganlıkları ve yalnızlığı oldukça etkileyici bir biçimde aktarıyor. Özellikle bir insanın dışarıdan görünen haliyle gerçek benliği arasındaki fark, romanın en başarılı temalarından biri. Bir diğer güçlü yön, Maria Puder karakteri. Dönemine göre oldukça sıra dışı bir kadın karakter olarak çizilmiş; bağımsız, kendi düşünceleri olan, ilişkilerde klasik kadın-erkek rollerine uymayan bir figür. Bu durum romanı yalnızca bir aşk hikâyesi olmaktan çıkarıyor. Sabahattin Ali’nin dilindeki sadelik ve duyguları abartıya kaçmadan aktarma biçimi de kitabın önemli artılarından biri. Özellikle yalnızlık, anlaşılmama ve içe kapanıklık gibi duygular oldukça doğal bir yoğunluk taşıyor. Zayıf Yönleri Kitap yıllardır Türkiye’de neredeyse “unutulmaz aşk romanı” olarak sunulduğu için, okur çoğu zaman olağanüstü bir deneyim bekleyerek başlıyor. Ancak romanın etkisi herkes için bu ölçüde güçlü olmayabiliyor. Olay örgüsünün oldukça durağan ilerliyor. Özellikle ilk bölümlerde tempo düşük kalıyor ve romanın asıl duygusal yoğunluğuna ulaşmak zaman alıyor. Daha hareketli veya katmanlı bir anlatı bekleyen okur için bu yapı yorucu gelebilir. Ayrıca Raif Efendi karakterinin iç dünyası detaylı işlenirken, roman bazı bölümlerde sürekli melankoli ve içe kapanıklık ekseninde ilerlediği için duygusal çeşitlilik sınırlı kalabiliyor. Bu da kitabın tek bir ruh
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,4bin okunma
Reklam
Reklam