"Ayrıca sık sık 20. yüzyıl savaşlarında makineli tüfekler, toplar, bombardıman uçakları ve uzun mesafede etkili benzeri silahlar kullanıldığı için bunların geçmişte hiç görülmedik ölçüde yıkıcı olduğunu okuyoruz, yüz yüze savaşın doğal baskılanmalarından kurtulan askerlerin, yüzü belirsiz çok sayıda düşmanı acımasızsa öldürebildiklerini duyuyoruz. Böyle bakıldığında, elde taşınan silahların yüksek teknolojili savaş yöntemlerimiz kadar öldürücü sayılmaması gerekir. Oysa Homeros geçmiş savaşçıların neden olabilecekleri yoğun hasarı bize çok canlı anlatıyor."
"Günümüzde sık sık yalnızca silahlı kuvvetlerin değil, tüm toplumu hedef
alan topyekun savaşın modern bir icat olduğunu okuyoruz. Topyekun savaş ulus devletlerin ortaya çıkışıyla, evrensel ideolojilerle ve uzaktan öldürmeye olanak veren teknolojilerle ilişkilendiriliyor. Oysa Homeres'un betimlemeleri doğruysa
(nitekim arkeoloji, etnografi ve tarihle uyuşuyor), eski Yunan'da savaşlar modern zamanlardakiler kadar topyekun."
"İnsanın insana reva gördüğü insanlık dışı davranışlar çok uzun zamandır ahlaki kaygı nedeni. Bir şeyin onu azalttığını bilmek, bize onu neden sonuç ilişkisi içinde ele alma imkanı verebilir. "Neden savaş var?" sorusu yerine, "Neden barış var?" sorusunu sorabiliriz. Yaptığımız hatalar üzerinde düşünmeye saplanıp kalmak yerine, dikkatimizi aynı zamanda doğru yaptığımız işlere de yöneltebiliriz. Çünkü bazı doğru şeyler yapmakta olduğumuzu biliyoruz ve bunun tam olarak ne olduğunu anlamak iyi olurdu."
"Şiddetteki azalmanın farkına vardıkça, dünya insana farklı görünmeye başlıyor. Geçmiş masumiyetini yitirmeye, şimdiki zaman daha az karanlık görünmeye başlıyor."
"Ticaret herkesin kazandığı pozitif toplamlı bir oyun; teknolojik gelişmeler uzun mesafeler arasında ve giderek genişleyen taraflar arasında mal ve fikir değişimine olanak verdikçe, öteki olarak nitelendirdiklerimizin yaşayanları ölülerinden daha değerli oluyor ve bu kişileri şeytanlaştırma ve insani özelliklerden yoksun sayma olasılığımız azalıyor."