"Sadede gelirsek, Hıristiyanların çarmıha germeden çıkardıkları ders neydi?Günümüzde böyle bir barbarlık insanların birbirine rakip canavarca rejimler altında birleşmesini tetikler ya da bundan böyle hiçbir canlı varlığa böyle bir işkence uygulanmamasını talep etmelerine yol açardı. Oysa Hıristiyanların çıkardıkları ders asla bunlar değildi. Hayır, İsa'nın öldürülmesi İyi Haberdi, tarih boyunca yaşanmış en harika olaya doğru zorunlu bir adımdı. Tanrı çarmıha gerilmenin gerçekleşmesine izin vererek dünyaya ölçülemez bir iyilik yapıyordu."
"Kışkırtıcılık gibi küçük bir suçtan mahkum edilen İsa iki sıradan hırsızla birlikte çarmıha gerilmişti. Bu öykü anlatılırken beklenen de, sıradan küçük suçların çarmıha gerilmeyle cezalandırılmasına değil, İsa'ya sıradan bir suçlu gibi davranılmış olmasına karşı öfke duyulmasıydı."
"Kanımca, gelecekteki despotları caydırmak gibi pratik bir amaç söz konusu olduğunda bile, cezanın canavarca özelliklerini en üst düzeye çıkarmaktansa, böyle davrananlara adalet uygulanacağı beklentisini en üst düzeye çıkarmak bu amaca daha iyi hizmet edecektir."
"Gladyatörler birbirleriyle ölesiye savaşıyorlardı; baş parmağımızı yukarı ya da aşağı çevirme işaretimizin kökeninde, muzaffer bir gladyatöre rakibini affedip affetmemesi konusunda kalabalığın verdiği işaret olabilir."
"Geçtiğimiz bin yıl ve yüzyıllar içinde İbrani Kutsal Kitabı daha az şiddet içeren metinlerle (Yahudilerde Talmud ve Hıristiyanlarda Yeni Ahit) yumuşatıldı, mecazi anlamlar yüklenerek aşıldı ya da ihtiyatlı bir tutumla görmezden gelindi. İşte asıl mesele de bu. Şiddet konusundaki duyarlılıklar öylesine değişti ki günümüzde dindar insanlar İbrani Kutsal Kitabı karşısındaki tutumlarını kompartımanlara ayırıyorlar. Ona bir ahlaki sembol olarak bağlılık gösteriyormuş gibi yaparken, gerçekte ahlaki yaklaşımlarını çağdaş ilkeler ışığında oluşturuyorlar."