"Hobbes'un analizi anarşi durumundaki yaşamla ilgili. Başyapıtının adında da bu durumdan kaçmanın yolu belirtiliyor: Leviathan, halkın iradesini kendisinde cisimlendiren ve şiddet kullanma tekelini elinde tutan bir monarşinin ya da bir başka devlet yönetiminin sahip olduğu otorite anlamına geliyor. Leviathan'ın saldırganlara ceza vererek saldırıyı teşvik eden etmenleri ortadan kaldırabileceği, böylece ön alma amaçlı saldırı endişelerini gidereceği ve kararlılığı kanıtlayacak misillemeler için tetikte kalma ihtiyacını gereksiz kılacağı ileri sürülüyor. Ve Leviathan yansız bir üçüncü taraf; her iki tarafı da aslında çocuk kadar saf olan karşı tarafın karanlık bir yüreği olduğuna inandıran şovenist önyargılardan uzak tutması bekleniyor...................Özetle, Leviathan teorisi yasanın savaştan daha iyi olduğunu savunuyor."
"Zeki failler kendilerini Hobbesçu tuzaktan nasıl kurtarabilirler? En iyi bilinen yöntem caydırıcılık politikasına başvurmak: Sen ilk saldıran olma, ilk saldırıdan sağ çıkacak kadar güçlü ol ve gerektiğinde misliyle karşılık ver. İnandırıcı bir caydırıcılık politikası rakibin kazanç amaçlı saldırı güdüsünü baskılayabilir, çünkü misillemenin ödeteceği bedeller beklenen ganimetleri sıfırlayacaktır............Caydırıcılık politikasında asıl belirleyici öge misilleme tehdidinizin inandırıcılığı...........Eğer caydırıcılık politikasının vadettiği bir barıştan söz edilebilecekse, bunun kırılgan bir barış olduğu açık, çünkü caydırıcılık şiddeti yalnızca şiddet tehdidiyle azaltıyor."
"İnsan doğasında üç temel kavga nedeni buluyoruz:
Birincisi, rekabet; ikincisi, güvensizlik, üçüncüsü de ihtişam. Birincisi, insanları kazanç için; ikincisi, güvenlik için; üçüncüsü ise, şöhret için mücadele etmeye iter. Birincisi, başka insanların kişiliklerine, kanlarına, çocuklarına ve hayvanlarına egemen olmak için şiddet kullanır; ikincisi, kendilerini korumak için; üçüncüsü ise, kendi kişiliklerine yönelik olarak doğrudan doğruya veya hısımları, arkadaşları, milletleri, meslekleri veya adları dolayımıyla, bir söz, bir gülümseme, farklı bir görüş ve başka bir aşağılama işareti gibi küçümsemelere karşı şiddet kullanır."
"Sorulması gereken asıl soru, inançları daha yararlı sonuç verebileceğini ima ettiği halde bunu neden yapmadıkları. Çünkü günümüzde Batı'daki insanlar dini ideolojilerini kompartımanlara ayırıyorlar. ibadethanelerde inançlarını doğrularken, iki bin yıldır pek az değişiklik geçirmiş inançları dillendiriyorlar. Ama eylemlerinde şiddet kullanmaktan kaçınma ve hoşgörü gibi çağdaş normlara uyuyorlar; bu hepimizin minnet duyması gereken iyicil bir iki yüzlülük."
"Bu işkenceler birçok Protestan'a da uygulanmıştı, ama gücü onlar ele geçirince büyük bir hevesle aynı işkenceleri başkalarına uygulamaktan geri kalmadılar; bunlar arasında 15. ve 18. yüzyıllarda büyücülük iddiasıyla diri diri yakılan yüz bin kadın da vardı."