"Bize katılmak istemez misiniz?" Geçenlerde bir tanıdığım, gece yarısı, artık hemen hemen boşalmış bir kahvede tek başıma otururken bana rastladığında böyle sordu. "Hayır, istemem," dedim.
"Buddy bana dedi ki, bir tepenin dibinde boğazı kesilmiş olarak yatan ve kan kaybından yavaş yavaş öbür dünyaya göç eden bir adam, güzel bir kızın ya da ihtiyar bir kadının, başının üstünde mükemmel dengelenmiş nefis bir testiyle ordan geçtiğini gördüğünde, tek kolu üzerinde doğrulup, tepeyi sapasağlam aşsın diye testiye gözüyle eşlik edebilmeliymiş."
"Allah kahretsin," dedi, "dünyada hoş şeyler de var – hakkaten hoş şeyler yani. Hepsini birden ıskalayacak kadar da salağız biz. Olup biten her şeyi hemen o sefil küçük egolarımıza gönderiyoruz mütemadiyen."