Mektup
Ben, Avustralya'nın Wurundjeri Aborijin kabilesinden Burnam Burnam, "Bir Çift Yürek" kitabının her sözüne okuduğumu burada açıklıyorum. Bu tüm yaşamımda bir solukta, baştan sona okuduğum ilk kitaptır. Bunu büyük bir heyecan ve saygıyla yaptım. Bu bir klasiktir ve yazar, biz, Gerçek İnsanların kendilerine duyduğu güveni sarsmamıştır. Bunun yanı sıra bizlerin değerler sistemimizi ve bazı ezoterik görüşleri öylesine başarıyla dile getirmiştir ki, arkamda bıraktığım bu mirasımla gurur duymamı sağlamıştır. Dünyaya, deneyimlerimizi anlatırken, tarihsel bir yanlışı düzeltmiştir. Onaltıncı yüzyılda Hollandalı kaşif William Dampier yazdıklarında bizlerden "yeryüzünün çok ilkel ve sefil insanları" şeklinde söz etmiştir. Avustralya'dan Mutantlara gönderilen bu mesaj bizleri yüksek bir bilinç düzeyine yükseltiyor ve bizleri gerçekten sahip olduğumuz niteliklerle, Soylu ve muhteşem insanlar olarak tanıtıyor." Wurundjeri Kabilesinin Yaşlı Kişisi Burnam Burnam'ın Mektubu
Sayfa 225 - Dharma Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Şimdi, benim olmasını seçtiğim belli olan bu yaşamla yüzleşmeye hazır olduğumu hissediyordum.
Sayfa 210 - Dharma Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Hiç bir yaratık, bunu kendi arzulamadıkça acı çekmemelidir."
Sayfa 209 - Dharma Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Sükûnet duası
Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağ duyusu ver.
Sayfa 205 - Dharma Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Bir aborjin adı kazanmama az kalmıştı. Benim birden çok yeteneğim olduğunu düşünüyorlardı ve kendi kültürüme sadık kalarak, onları ve onların yaşama bakış tarzlarını çok sevdiğimi anlamışlardı. Bu yüzden bana "Bir Çift Yürek" adını verdiler.
Sayfa 199 - Dharma Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Onların inancına göre ölü bedeni, Evrendeki her şey gibi eriyerek yeniden toprağa karışması gerekiyordu. Şimdilerde bazı yerler öldükleri zaman bedenlerinin gömülmeden köle bırakılmalarını vasiyet ediyorlar, Böylece onlara ömürleri boyunca nimet sağlamış olan hayvanlara yem olarak, onların dünyasına borçlarını, ödeyeceklerini düşünüyorlar.
Sayfa 194 - Dharma Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı