emine

10/10
·238 syf.·
2021 3. kitabı
·
Post-modernizmden etkilenerek yazılan bu kitapta aracı olarak görülen dil bir amaca dönüştürülmüş ve somut gerçeklikten daha çok soyut bir gerçekçilik hedeflenmiş, daha çok imgesel bir dil kullanılmıştır. Kitaba ilk başladığım da dilinin çok ağır olduğunu düşünmüştüm ancak biraz daha ilerledikten sonra yazarın diline alışmaya başlayıp, kitabın akıcılaştığını fark ettim. Romanın oldukça geniş bir karakter grubu var buna rağmen ana karakter Bünyamin'in etrafında olayların işlendiğini görüyoruz. Fantastik öğeler yer verilen kitapta rüya yoluyla gezilerek hazırlanan bir atlas, hiç uyuyamayan insanlar veya yüzyıllar boyunca uyanmayan insanlara yer verilmiş. Kitapta ki iç hikayelerin ana hikayeye ve ana karakterle bağlandığını görüyoruz. Asıl hikayede bir iç hikayeden yola çıkarak anlatılıyor. Bünyamin'in dayısı Arap İhsan, savaştan kaçarken cebine koyduğu kitaba gelen kurşunla kurtulduktan sonra kitapta ne olduğunu merak ederek, Kubelik adında katip olan karaktere çevirmesi için veriyor ve kitapta "Düşünüyorum, öyleyse varım.-Rendekar" yazdığını ve bu kitabın Descartes'in Metot Üzerine Konuşma'sı olduğunu anlıyoruz. Romanda bu önermeden yola çıkılarak anlatılıyor. İhsan Efendi'nin sürekli "Düşünüyorum, öyleyse varım. Peki sizlerde ben düşündüğüm için mi varsınız." diye tekrar ediyor. *spoiler* Kitabın son kısmında 237. sayfada İhsan Efendi "Ben de düşünüyorum dolayısıyla varım, ama kimim? Galata'da Yelkenci Hanı bitişiğinde ikamet eden Uzun İhsan Efendi mi, yoksa bugünden tam üç yüz sekiz yıl sonra, sözgelimi İzmir'de oturan mahzun ve şaşkın adam mı?" diye sorduğunda aslında yazarın kendisinin İhsan Efendi olduğunu ve bu kitabında romanda adı geçen Puslu Kıtalar Atlası olduğunu görüyoruz. Tavsiye ederim, keyifli okumalar...
1000Kitap
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·272 syf.·
2020 11. kitabı
İlk olarak Dünya Klasiklerini okurken birçok kitapta döneminin ırkçılık, eşcinsellik gibi sorunlarının üstü kapalı olsa da bir şekilde işlendiğini ama bu denli açıkça işleyen bir yazara denk gelmediğimi söyleyebilirim. Oscar Wilde yaşadığı dönemde de önem görmüş birçok alanda çalışmaları olan bir yazarken ''roman yazamazsın" iddialarıyla kısa bir sürede yazdığı Dorian Gray'in Portresi, tek romanı olma niteliğini taşımakta. Kitap, yaptığımız her şeyin nihai bir sonucu olduğunu ve bir şekilde yaşamımızda karşımıza çıktığını ama eğer ki eylemlerimizin bizi etkilemediğini bilerek yaşarsak nasıl bir yaşam sürebileceğimizi gözler önüne seriyor. Birçok felsefi unsurun yanı sıra en bariz şekilde hazcılığı ele alıyor. İnsan değerleri ve psikolojik unsurlarla ortaya çıkan çelişkilerle Dorian Gray'in ruhsal değişimini okumak oldukça keyifliydi tavsiye ederim.
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,2bin okunma
8/10
·80 syf.·
2020 2. kitabı
Bu küçük yapıt Djon Akademisi`nin 1749 yılında açtığı bir yarışma dolayısıyla yazılmış ve Rousseau’ya kısa sürede büyük bir ün sağlamıştır. Rousseau bu kitapta sade ve bir felsefi birikim olmadan okunabilecek bir kitap ortaya koyarken bilim ve sanatın ahlâkın üzerinde ki etkisini tartışmış ve sonucunda kesin bir yargı ile bilim ve sanatın bireylerin ve toplumun ahlâkını olumsuz yönde etkilediğini ifade ederken bir yandan da felsefi ve kuramsal yoldan da aynı sonuçlara varan yazar, bilim ve sanatların kökenini insanların kusuruna bağlar. Bilimlerle sanatlar gibi lüks de Rousseau’ya göre aylaklık ve boş gururdan doğar ve böylece ne erdem kalır ortada ne de herhangi bir aktörel nitelik. 250 yıl önce yazılmış bir yapıtın günümüzü bu denli anlatıyor olması da okunabilir olmasını sağlıyor. Tavsiye ederim. İyi okumalar.
Felsefe
Bilimler ve Sanatlar Üstüne SöylevJean-Jacques Rousseau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,041 okunma