Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak… Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim? Odamı dolduran bütün bu kitapları yakmak. Bu resimleri bu levhaları ayaklarımın altına alıp ezmek. Neye yarar? Hepsi benim içime girdiler. Bende, silinmez, kaçınılmaz, yıkanıp temizlenmez izlerini bıraktılar.
İnsan beyninin değirmen taşı gibi olduğunu unutma. İçin boş olduğunda kendi kendini örgüten bir mekanizmayla dünyaya geldin. Keşfetmek, araştırmak, anlamak, sorgulamak ve kendi dünya görüşünü oluştururken değişime açık olmak zorundasın. Her yeni güne uyanırken bugün kendime ne kalacağım diye düşün ve her akşam uyurken bugün öğrendiğin yeni bilgiler için şükran duy.