İçimdeki Çocukluğa Gömüldün
Aşk dediğin nedir ki?
Bir ince ip, bir de sen.
İp beni boğar da,
Gelip bir kessen.
Nasıl gülebilirim,
Ruhum yavaş yavaş ölürken?
Nasıl bu kadar uzak olabilirim,
Seni deli gibi severken?
Neyse, çay demledim.
Bilirsin, alkol beni bozar.
Kalbimin titremesini dinlediğinden beri
Başladı bende unutkanlıklar.
Seni severken geceye çöktü
Senli düşünceler, umutlar.
"Ben seni seviyorum" diyemedim hiçbir zaman,
Bu yüzden sevdam var diye dolaşamadım.
Sensiz kaldı sokaklar,
Sessiz kaldı adımlar.
Anlat deme; ben seni
Rabbime anlattım.
Gözyaşımı secdeye damlattım.
İyi hoş, güzel sevdim seni ben.
Seni severken bile
"Gökten bir yağmur yağsa, denizin tuzu yüzüme vursa, bir martı tepemden çığlık atarak geçse... Hayatta olmak, sadece nefes alıyor olmak bile ne büyük, ne akılalmaz bir mutluluktur."
✍️🏻| Sait Faik Abasıyanık
Bayramdan önceki gün buluşmuştuk
Gözlerin renkliydi o zaman, boyamıştın
Sarısını sevmiştim
Beyazları yoktu artık
Her bakışta uzaklara teslim eden
Ve büyümüştün sokağımda
Ve ayıptı sokak
Anılar temizlensin diye tutulmuş bir işçiydi işsiz
Ve çaresiz bir kaldırım taşıyordu sanılmamış boşları
Günlerden bayram öncesi
Kırışmış bir martı kaş
Süzülüyor çatmaya müsait yerler üstünde
Bir kadın talihli
Bir adam ise göstermiyor elini
Şaşmaz duaların selası vakti
Adam okunuyor
Sahte bir ağacın altında kestirmeye koyuluyor
Çocuklar sıvazlıyor yapraklar altında sakal
Bir tükrük çiğ bir tükrük tıkırında
toprağına gülümsüyor
Sıcak bir a-damla bayram öncesinde
MİK Serisi
"istanbul'da Bogaziçi'ndo
Bir garip Orhan Veli'yim
Veli'nin ogluyum
Tarifsiz kederler icindeyim
Oturmus da bir türkü tutturmusum
istanbul'un mermer taslari
Basima da konuyor marti kuslari
Gözlerimden bosanir hicran yaslari
Senin yüzünden bu halim."
rhan Veli Kank