Muhtemelen yazarın ismini birçok kez duyup övünüldüğünü duyduğumdan büyük bir hevesle başladım kitaba. ama açıkçası hikayeyi anlatma şekli pek bana hitap etmiyor denilebilir.
bir kere bence olaylar ve bölümler arasında bağlantı kurmak zor; cümlenin başında adamı anlatıyor sanıyorken birden kadından bahseder olmuş. ya da bir bütün halinde anlatılmamışta ayrı ayrı olarak tanıtılmış yer ve kişiler ve "sadece hikayenin başında her yeri tanıyalım olaya sonra yoğunlaşılır mantığıyla değil" baştan sona yapılmış. yeni olaylar yeni kişiler eklendikçe yeni bir başlık açılıp daha çok betimleme yapılmış bu tamamen kötü değil tabi farklı bir yazım stili. ama gereğinden fazla betimleme yapılmış bence.
bunları söylerken birde hikayenin 1973 yılında basılmasınında etkileri var tabi, türkçesi harf harf ya da kelime kelime farklılıklar gösteriyor. eski türkçenin kullanımını bu tarz romanlar şiirler okumayı severim ama üstüne bir de olayları anlatım biçimi karışıkken iyice zorlaşmış bence hikayeye yoğunlaşmak.
ve tabi bu kadar karmaşık gelmesinin bir sebebi de yazarın okuduğum ilk kitabı olmasından kaynaklanıyor olabilir. yazım biçimine alışmadığım bir yazar olduğu için okudukça alışacağımı umuyorum.
sonuç olarak yazım dili farklılıklar içeriyor bence ama hikaye gerçekten farklı ve güzeldi.
fazlalığını eleştirdiğim betimleme bazı yerlerde çok çok iyi de kullanılmış. ayrıca sanki farklı dile çevirilse bazı yerler anlaşılmayacak kadar içten ve samimi. bu da hikayeyi benim gözümde daha anlamlı yapıyor tabi.
daha sakin şeyler okumayı seviyorum diyorsanız bence tavsiye edilir. garip bir havası var romanın. farklı bir bakış açısı kazandıracağını düşündüğüm romanlardan biri.
iyi okumalarr:)