"Bizim" icat ettiğimiz bir şeyin bizden bağımsız, daha güçlü hile geldiği ve bizi kontrolüne tabi kıldığı an. Gerçekten de asıl Sanayi Devrimi'nden bugüne kadar makinelere "kendilerine ait bir hayat" bahşettik: Bu har makineleri, arama motorları veya uygulamalar olsun, görkemli eserlerimiz tamamen aptal olabilir ancak Marx'ın sözleriyle "büyüle riyle harekete geçirdiği ölüler diyarının güçlerini artık denetleyeme yen büyücü" gibi hissetmemize neden olabilirler.
Kapitalizm bir zamanlar fiyatı olmayan şeyleri fiyatlandırmaya dair amansız bir girişim olarak başlamıştı: ortak araziler, insan eme ği, bir zamanlar ailelerin kendi tüketimleri için ürettiği ekmek ve ev yapımı şaraptan yün kazaklara, çeşit çeşit alete değin tüm şeyler. İn sanların paylaşıp keyif aldığı fakat fiyatı olmayan, bizim için sadece içkin ya da "deneyim değeri" açısından önemli ne varsa -büyük.an nenin el yapımı masa örtüsü, güzel bir günbatımı ya da insanı alıp götüren bir şarkı gibi- kapitalizm onu metalaştırmanın bir yolunu buldu: Deneyim değerini değişim değerine tabi kıldı.
Emek,aracının ömrü insan ömrü gibidir.Her insan,her gün ölüme 24 saat daha yaklaşır. Ama bir insanın yüzüne bakarak,kaç günlük ömrünün kaldığını kesin olarak söyleyemeyiz.Ne var ki,bu durum,yaşam sigortası şirketlerinin ortalama insan ömrüne dayanarak çok güvenilir ve daha da önemlisi çok karlı sonuçlara varmalarını engelleyemez.
Değer,değer işaretleri tarafından tümüyle simgesel olarak temsil edilmesi bir yana bırakılırsa,yalnızca bir kullanım değerinde,bir şeyde var olur. (İnsanın kendisi de,yalnızca emek gücünün varlığı olarak ele alındığında,canlı ve bilinçli de olsa,doğal bir nesnedir,bir şeydir ve emek,bu gücün somut dışavurumudur.)Bu nedenle,kullanım değeri yitirildiğinde değer de yitirilir.
“Hizmet ve iyilik denen şey komşuya hizmet ve iyilik değildir.Bir süvari,bir kundakçının yol kesmesine,tarlaları ve evleri talan etmesine yardımcı olduğunda,ona büyük bir hizmet sunmuş olur.Papa taraftarları,bizimkilerin hepsini boğmak,yakmak,öldürmek,hapishanelerde çürütmek yerine pek çoğunun yaşamasına izin vererek,onları kovarak ya da ellerinde ne varsa alarak,onlara büyük bir hizmet sunuyor.Şeytanın kendisi hizmetçilerine büyük,ölçülemeyecek hizmetler sunuyor.
Kısacası dünya büyük,isabetli,günlük hizmetlerle ve iyiliklerle doludur.”
Martin Luther