10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 18:16
STEFAN ZWEIG MARY STUART KİTAP YORUMU Okuması uzun sürse de etkisi de büyük olan bir kitap ile geldim. Birçok okur Zweig'i belki sadece kısa ince kitaplarıyla tanıyor olabilir( bende öyle sanardım) ama kendisi profesyonel bir biyografi yazarıdır ayrıca. Daha önce biyografik eserler okumayanlar sıkılabilir ama Zweig'in kaleminden mutlaka okumalısınız diye düşünüyorum. Tarihi tüm detaylarıyla anlatıyor. Bir ara popüler olan Boleyn Kızları'nın kitabı ya da filmini izlediyseniz bu kitapta o ailenin devam eden siyasi çatışması diyebiliriz. Fakat işe sadece çatışma değil batı toplumunun ortaçağ tutumunu ve siyasetin kaotik ve yalancı çıkarcılığınında kadınlar üzerinde özellikle hanedan takımının kadınlarıysa nasıl bir tutumun olduğunu okuyorsunuz. Yorum uzun olsa da lütfen okuyun. Mary Stuart aslında Anne Boleyn'in kızı I. Elizabeth'in kuzenidir. Elizabeth İngiltere'nin kraliçesi ve koyu protestandır. Mary Stuart ise koyu Katolik İskoçya Kraliçesidir. Bu İskoçya ve İngiltere arasında Hristiyanlığın iki mezhebi bu iki kadının üzerine çöken karanlık bir kabus olmuştu. Mary babasının ölümü üzerine daha 6 günlükken İskoçya tahtına geçmişti. İngiltere kralının baskıları sebebiyle daha küçükken Fransa kralı ile evlendirilip Fransa kraliçesi oldu. (Kocası II. François hastalıklıydı ve erken öldü) Bunun üzerine ülkesine döndü ve İskoçya yönetimine geçti. Sonra kuzeni Lord Darnley ile evlendi. Bu arada tüm hayatı boyunca kadınlığının pek farkına varamadı sürekli tahttan tahta geçtiği için bu kısımda tutkularının kurbanı oldu denilebilir. Darnley ile evliyken Bothwell kontuna aşık oldu. Bu kont kocasının katili oldu. Mary'de bu suikast girişiminin suçlusu olarak sayıldı. Bu sebeple Protestan İskoçlar tarafından suçlu sayıldı ve tahttan indirmek istediler. Mary daha önce kuzeni
1000Kitap
Mary StuartStefan Zweig · Can Yayınları · 2019941 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Kitap sadece bir biyografi değil. Mary Stuartı okurken yazarın müthiş dilinin yanında siyaset, insan ilişkileri ve tarihle ilgili öğrendiğim çok şey oldu bu kitabı okurken. Son yıllarda en severek okuduğum kitap diyebilirim bile. Yazarın diğer biyografi kitaplarını da en yakın zamanda temin edip okuyacağım.
Mary StuartStefan Zweig · Can Yayınları · 2019941 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
Dünün Dünyası’nı, Eylül’de #SabitKalem ekibiyle okuduk. Şunu söylemekten çekinmeyeceğim, beş aylık okuma serüvenimizde, en bildirilendirici ve keyifli okuma oldu benim için. Zweig’ın lse yıllarından başlayan ve İngiltere’nin Almanya’ya savaş ilan etmesiyle (II. Dünya Savaşı olaylarından) sona eren bir otobiyografik eser. Zweig, şüphesiz çok muteber kişiliklerden ve iki dünya savaşı görmüş, tarihe tanıklığı açısından ve yazdıklarıyla birçok alana kaynaklık edecek mühim eserler bıraktı sonraki nesillere. Alt başlığı “Bir Avrupalının Anıları” olan kitap, 19. yüzyıldan 20. yüzyıla giren Avrupa’nın tamamen batağa saplanmış, insan olmanın sefaletini ve utancın portresini çiziyor. Savaş öncesi ve sonrası toplumların konumları, ağır hasar alan ülke ilişkileri ve giderek zirveye tırmanan nefret söylemleri, değişen toplumsal yapıların somut kalıntılarını da gözler önüne seriyor. Yazar, I. Dünya Savaşı’nın en kötü sonucunun milyonların ölmesinden sonra, henüz tamamen çizilmemiş, katı yaptırımlara maruz kalmamış sınırlar sayesinde, pasaport ve vize olmadan istediğiniz yeri kolaylıkla gezme imkanının, şimdiki nesle şaka gibi geldiğini, inanamadıklarını dile getiriyor. (Buna bende şaşırdım.) Kuşkusuz, yazarın gezip gördüğü ülkeleri, tanıştığı tiyatro yazarlarını, eleştirmenleri, ressamları, sanat tarihçilerini, edebiyatçıları ve daha pek çok bilim ve düşünce alanından tanıdığı entelektüel insanı epey kıskandığımı belirtmem gerekiyor. Zweig, 19. ve 20. yüzyılın gidişatını belirleyen hemen hemen tüm sanatçılarla bağlantısı, sohbeti ve tanışıklığı olduğunu düşünürseniz, demek istediğim daha net anlaşılacaktır. Yazarın biyografi külliyatını okumadan evvel, Yarının Dünyası’nı okumanız
Dünün DünyasıStefan Zweig · Can Yayınları · 20242,684 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 09:17
Elindeki güç ve kudreti zeka yerine tamamen içgüdü ve tutkularıyla yönettiği için hem dopdolu hem de yarım bir hayat yaşamış bir kadın. Hayatı yaşama biçimimizi, çağımızdaki imkanların şükür sebebi olmasını vs sorgulattı açıkçası. Ve Zweig yine bir kadının duygularını bir kadınmışçasına nasıl anlatabiliyor diye kendisine tekrar tekrar hayranlık duymamı sağlayan bir yazar. Betimlemeleri, tanımlamaları, o yaşadığı coşkuyu, üzüntüyü, ihtirası o kadar güzel hissettiriyor ki yine. Sadece tarihi belgelerden yola çıkarak olay örgüsünü, yaşanılan duyguları çok güzel sıralayarak anlatmış. Tarih akışını öğretmenin yanında içsel ve sorgulayıcı bir yolculuğa da çıkarıyor. Kitap boyunca sinirlenip mutlu oluyor, sonra tekrar sinirlenip üzülüyorsunuz. Her şeyiyle insana çok şey katan bir yapıt.
Mary StuartStefan Zweig · Can Yayınları · 2019941 okunma
7/10
·528 syf.··
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 23:57
Mary daha doğduğu anda kaderi belirlenmiştir. Babası ölür, kendisi henüz altı günlükken İskoçya Kraliçesi olur. Bu, onun hayatındaki ilk büyük talihsizliktir. Çünkü Mary hiçbir zaman “normal” bir insan gibi yaşamaz; hep başkalarının beklentileriyle çevrili olur. Mary Stuart daha beş yaşındayken, İskoçya’daki karışıklıklar ve İngiltere tehdidi yüzünden bir gemiye bindirilerek Fransa’ya gönderilir. Bu kaçış onun kaderindeki ilk büyük kopuştur. Çocuk yaşta ülkesinden ayrılır ve bir daha asla gerçek anlamda ait hissedemez. Fransa sarayı onu korur, kollar, süsler. Zweig’e göre Mary burada “fazla narin” yetiştirilir. Siyasetin sertliğini değil, duyguların cazibesini öğrenir. Mary çocukluğunu Fransa’da geçirmiştir.Zweig burada özellikle şunu vurgular: Mary fazla zarif, fazla duygusal ve fazla romantik yetiştirilmiştir. Fransa sarayı ona siyaseti değil, aşkı, estetiği ve duyguları öğretir. Bu da ileride onun en büyük zaafı olacaktır. Fransa’da iyi bir eğitim almış, saray yaşamını öğrenmiş ve Fransız Kralı II.Fronçois ile evlenerek kısa bir süre Fransa Kraliçesi olmuştur. Kısa süreliğine Fransa Kraliçesi olur. Ama Zweig’e göre bu dönem Mary’nin en mutlu ve en korunmuş olduğu zamandır. Kocasının ölümüyle bu korunaklı hayat biter. Mary artık tek başınadır. Mary İskoçya’ya döndüğünde ülke büyük bir değişim içindedir. Halkın ve soyluların çoğu Protestan olmuştur, Mary ise Katoliktir. Bu durum onu daha baştan zor bir konuma sokmuştur. Ama asıl sorun din değildir. Asıl sorun, Mary’nin siyaseten sert olamaması, sürekli uzlaşmaya çalışmasıdır. Zweig burada Mary’yi çok net eleştirir: Mary bir hükümdar gibi değil, bir kadın gibi davranır. İnsanları kazanmak ister, korkutmak istemez. Üstelik İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth’in de taht üzerindeki haklarını tehdit eden bir figürdür. Bu
Mary StuartStefan Zweig · Martı Yayınları · 0941 okunma
10/10
·512 syf.··
2025 65. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 15:35
Stefan Zweig İskoçya kraliçesi Mary Stuart'tan bahsederken "Dünya tarihinde belki de hiçbir kadın edebiyata bu kadar çok konu olmamış, dramlarda, romanlarda, biyografilerde ve tartışmalarda böylesine çok işlenmemiştir." demiş. ( Az bile söylemiş) Mary Stuart İskoçya Kralının tek çocuğudur. İskoçya Kralı V.James kızı henüz altı günlükken ölür ve yerine tahta tek varisi olan Mary Stuart geçer. Mary beş yaşına geldiğinde amcası kral Henry'nin yanına gönderilir ve orada iyi bir eğitim alarak soylu bir Fransız kadını olarak yetiştirilir. İngiltere, İskoçya ittifakı sebebiyle 1548 de Fransa veliahtı Prens Francis ile ilk evliliğini yapar. Eşinin erken ölümüyle beraber tekrar İskoçya'ya döner. Mary'nin en büyük rakibi aynı zamanda akrabası da olan Elizabeth' tir. Ülkeyi yönetmek isteyen bu iki kadından Elizabeth Protestanlık mezhebini ,Mary ise Katolikliği tercih eder. Hiçbir ortak noktası olmayan bu iki kadın arasındaki ezeli rekabet ve intikam ateşi hiçbir zaman sönmez. Çok cesur ve inat olan Mary savunduk larından,yaptığı yanlış evliliklerinden ve verdiği yanlış kararlardan dolayı kendi sonunu kendi hazırlamaktadır... "Mary Stuart pek çok tören için giyinmişti ama hiçbir zaman yazgısının bu büyük anına hazırlanırken giyindiğinden daha özenli giyinmemişti." diyor yazar kitabını sonlandırırken... 15.yy Avrupa'sını siyasi ve sosyal yapısını, iktidar uğruna insanların nasıl duygusuzlaştığını, ihanetleri,acıyı, idamları, entrikaları ve aşkı anlatan benimde büyük beğeniyle ve keyif alarak okuduğum bir kitap oldu.Hem tarih, hem biyografi sevenler için harika bir tercih olup benimde gönülden tavsiye edeceğim muhteşem bir roman.
1000Kitap
Mary StuartStefan Zweig · Can Yayınları · 2019941 okunma