Meryem..

Meryem..
𝒍𝒆 𝒗𝒆𝒏𝒕 𝒔𝒆 𝒍è𝒗𝒆, 𝒊𝒍 𝒇𝒂𝒖𝒕 𝒕𝒆𝒏𝒕𝒆𝒓 𝒅𝒆 𝒗𝒊𝒗𝒓e ..it is what it is..
9/10
·325 syf.··
2026 6. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 04:55
Hikayesi ile öne çıkan kitap.. Etkileyici ve düşündürücü noktaları akış içerisine yedirilmiş güzelce. Dostumun tavsiyesi ile okudum ve iyi ki okumuşum; yine bayıldığım ve hüzünde boğulduğumuz bir başka kitap oldu bu da. Bilim insanlarının, zeka seviyesini artıracak deneysel bir ameliyat için düşük IQ ile doğan Charlie Gordon'ı aday seçmesi ile başlıyor olay örgümüz ve bu ameliyat sonrasındaki süreçleri Charlie'nin ilerleme raporlarından okuyoruz. Zeki olmanın ya da olmamanın insan ve çevre üzerindeki etkisini bence tam anlamıyla yansıtmış yazar. Bununla beraber, insanın zeka seviyesi arttıkça geçmişte rahatsız olduğu davranışları sergileyen kişilere nasıl dönüşebileceğini de görüyoruz, Charlie'nin bu dönüşümü fark edip buna karşı durmasını da çok sevdim. Charlie... En başından itibaren gelişimini onunla beraber okumak ve hikayesini öğrenmek beni etkileyen en büyük kısımdı. Kitap boyunca sanki karşımda o varmış da bana her şeyini anlatıyormuş gibi hissettim. Geçmişini okurken mutfaktaki Charlie'nin yanındaydım sanki. Annesine karşı o kadar kızgınım ki... Ama aynı zamanda empati yapmadan da duramıyorum. Tabii ki bu empati, Charlie'ye yaşatılanları asla affettirmiyor. Spoiler En haksız bulduğum kısım, Algernon'da görülen zeka gerilemesinden sonra Charlie'nin kendi kaderine boyun eğip beklediği süreçti; tekrar eski hâline dönüşü... Okurken beni o kadar kırdı ki bu son. En azından son kısımlarda yaptığı "Lütfen okuma yazmayı unutmayayım." yakarışına bir karşılık olarak, belli bir evrede durabilseydi keşke süreç. Ama maalesef olmadı. Hele ki süreç içerisinde Charlie'ye yapılan davranışlar, insan olmadığını ima edercesine kurulan konuşmalar ve onun da bu durumun içinde bir karmaşaya sürüklenmesi çok üzücüydü. Annesi ile karşılaşması ve annesinin hasta olması ve tam
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sen güzel bir kitapsın ama biterken beni de bitirdin
8/10
·303 syf.··
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 03:41
Geldiik incelememe. Çok şey söylemek istediğim için nasıl toparlayacağımı bir türlü bilemediğim bir inceleme oldu. Hemen uzun konuşmamıza geçeliiimm.. June Hayward’ın, arkadaşı Athena Liu’nun ölümünden sonra ona ait yayımlanmamış eseri alıp üzerinde değişiklikler yaparak kendi eseri gibi yayımlamasıyla başlayan ve bizi yayın dünyasının karmaşık yüzüne sürükleyen bir hikaye ile karşı karşıyayız. R. F. Kuang, ahlaki ve etik ikilemleri merkeze alarak, ilerledikçe kimin haklı kimin haksız olduğunun giderek belirsizleştiği bir olay örgüsü sunmuş. Ki bu ikilemleri okumak bazen baş ağrıttı diyebilirim. Neyseee... Edebi açıdan dili basit görünse de; kurduğu gerilim, karakterin iç dünyasındaki karmaşa ve özellikle yayıncılık sektörünün zorlu yönlerini yansıtma biçimi oldukça güzeldi. Okurken çoğu yerde o “yakalanma” gerilimini iliklerime kadar hissettim. Gitmiş bir de birden fazla hikaye çalmış. Hayır bir de yakalanma eşiğindeyiz zaten, hangi akla hizmet gidip birebir aynı cümlelerini yazıyorsun kadının? Hani çalıyorsun bari düzgün yap şunu, değil miii yani?? (Tavsiye değildir). Kendim yapmışım gibi gerginlikten delirdim. Karakterlerin ilişkisi zaten problemli ve baştan sona sağlıksız. Dışarıdan bakıldığında “arkadaş” gibi görünen, fakat içten içe birbirine karşı ciddi bir rahatsızlık ve kıskançlık besleyen iki karakter... Sayfalar ilerledikçe olayların arka planını daha detaylı öğrendiğimde ise kendimi zaman zaman istemsizce June’a hak verirken buldum, öyle bir noktaya kayıyor yani hikaye. Gerçek hayatta da ana karakterin arkadaşı ve ailesiyle olan ilişkileri, kimimizin yaşadığı ilişkilere benzediği için okurken yer yer rahatsız edici olabiliyor. Kitabın sonu beklediğim gibi bitmedi tabii ki; biraz açık uçlu bırakılmış, sanki devamını tamamlamak okuyucuya kalmış gibi.
1000Kitap
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,5bin okunma
Bazen bir dizi, bir kitabın akışınıza girmesine neden olur..
Puan vermedi·112 syf.··
2026 3. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 10:51
Küçük yaşta yetim kalan Oliver... Hayatın en başından itibaren yalnızlık ve dış etkenlerin zorlayıcı darbelerine maruz kalmış olan o çocuk... Kitapta zorlu geçen çocukluğunda kendi yolunu bulmaya çalışırken Londra’nın karanlık yüzünde suç dünyasıyla karşılaşmasını ve bu dünyanın içinden kurtulma mücadelesini okuyoruz. Özellikle bu süreçte karşılaştığı en ufak sevgi dolu dokunuşta beliren o buruk tebessümü okumak… Sonunun onun için güzel bitmesi tek teselli noktası. Oliver Twist’i en son ilkokul çağlarındayken okumuştum ve Charles Dickens’ı sevmeme rağmen bugüne kadar tekrar okumak istediğim bir an olmamıştı. Ancak kitaptaki yan karakterlerden biri olan Jack Dawkins’i konu alan The Artful Dodger dizisini izlemeye başladıktan sonra, Oliver Twist’i yeniden gözden geçirmem gerektiğini hissettim. Her ne kadar kitaptan bazı noktalarda bağımsız olup yan karakterin olası geleceğini konu edinse de, kitapla olan ve değişmemiş noktaları görebilmek istedim. Çünkü kitabı çok iyi hatırlamıyordum ve dizide anlatılan ilişki dinamiklerini anlamlandırabilmek için kendimi tekrar kitaba dönerken buldum. Bu nedenle uzun versiyonu yerine elimde bulunan Parıltı Yayınları’nın 112 sayfalık baskısını okumayı tercih ettim. Kitabı bitirdikten sonra, dizi ile arasındaki bariz farklılıklar kendini belli ederken bazı bağlantıları da daha net oturtabiliyorsunuz. Dizinin gidişatının kitabın farklı bir yorumu olması ayrı bir hoşluk; bunun vesilesiyle kitabı yeniden okuma fırsatı bulduğum ve kitabı okumak diziyi benim için daha anlamlı ve anlaşılır kıldığı için mutluyum.
1000Kitap
Oliver TwistCharles Dickens · Parıltı Yayınları · 201719,9bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 00:00
İsminin hakkını vererek “beyaz” ile kaplanmış bir kitap. Yazar kimi zaman beyazın saflığını, şeffaflığını ve huzurunu ön plana çıkarıp kimi zamansa çaresizliği, hüznü ve karamsarlığı hissettirdi. Beyazın artık o kadar da berrak hissettirmediği bir evreye attı beni. En baştan itibaren hayata tutunamayan ablasına karşı duyduğu hisleri ve iç çatışmasını okurken bunun yanı sıra çevreyi, hayatın bazı inceliklerini ve insanın kendi içindeki kırılganlıkla yüzleşmesini de aktarıyor. Özellikle en başta annesinin "Ölme, yalvarırım ölme" haykırışının, kitabın sonunda vedaya dönüşürken "Ölme. Yaşamaya devam et" şekline dönmesine bayıldım. Kitap okuma sürecimin yavaşladığı bu zaman diliminde, başka bir kitabı okurken bu eseri de yanında yavaş yavaş okuyup sindirerek ilerledim. Kısa bir mola olarak kullandım diyebiliriz ve işe de yaradı. Beni aşırı etkilemese de bu açıdan beğendiğim ve okunabilir bir eser oldu benim için.
1000Kitap
Beyaz KitapHan Kang · April Yayıncılık · 20242,065 okunma
7/10
·148 syf.··
2025 15. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 23:56
Bu kitabı bir dostum sayesinde keşfedip okudum. Okuma sürecinde yaptığımız sohbetler ve onun yazdığı hoş inceleme ilgimi çekmişti; sağ olsun, okumam için de kitabı bana verdi. Seviyorum seni serenay Yazarın dili, betimlemeleri ve anlatımı oldukça hoşuma gitti. Yormayan ama yalınlığa da kaçmayan; vermek istediği alt metni, güzel cümlelerle metne sindirmiş. Kitapta birkaç kadının farklı hayat kesitlerinden parçaları, duygu ve düşüncelerini okuyoruz. Açıkçası okurken kendi fikirlerimin, yaşadığım ya da tanık olduğum bazı durumların yansımalarına çokça rastladım. Hem yüzümde hafif bir gülümseme bırakan hem de iç burkan bir tarafı vardı (üzdüğü ve sinirlendiğim kısım daha baskındıııı neysee). Anlatım biçimi ilk başta biraz dağınık hissettirdi. Hani odayı toplarken çöpü mutfağa götürürsünüz, sonra bardakları görüp “şunu da toplayayım” dersiniz. Ondan sonra elinizi yıkarken aklınıza çamaşır asmak gelir ve sürekli başka bir işe geçersiniz ya… Heh işte başta metin bana tam olarak bunu hissettirdi. Ancak anlatmak istediği net ve karmaşık olmadığı için, bir süre sonra bu anlatım tarzı da keyif vermeye başladı. Kitapta yer alan ‘Teyzelerden Bir Teyze’ başlıklı bölümlerde bambaşka, üst düzey bir gerçeklik hissi vardı. Günlük hayatta karşımıza çıkan ‘teyze cümleleriyle’ birebir karşılaşmak benim için ayrıca sürpriz oldu. Düşüncelerimin hepsini buraya dökemeyeceğim kısaca; “çok çok güzel” diyemem belki ama okurken iyi gelen, benim için hoş bir kitaptı. (7.3)
Duygu ve Düşünce
Eyvahlar OlsunCeylan Taş ·  Küsurat Yayınları · 2020321 okunma