Kitabın temelde insanın eline senaryo tutuşturulup kolayca bir başkasına dönüşebileceği ve bu yolla önceki benliğini kısa sürede kaybedebileceği gibi gerçek dışı bir fikir dayanıyor.
Zargana hayatının değişik dönemlerinde farklı kişiler gibi yaşamış. Şimdi insanlara bu geçmiş hallerini canlandırsınlar diye para veriyor, onlara senaryolar yazıyor. Ardından kitaptaki kişiler çok usta oyunculardan daha büyük bir ustalıkla senaryoları oynayabiliyorlar ve çevrelerini başka bir kişi olduklarına senaryoya uyarak hareket ettiklerini belli etmeden inandırıyorlar. Ezberlenen tek bir cümleyi bile başka biri gibi inandırıcı bir şekilde söylemek, bunu doğal yapabilmek büyük bir yetenek ve çalışma işi. Yapabilenler bunu ancak set ortamında profesyonel ekiplerle günlerce uğraşıp yapabiliyorlar. Zargana'nın istediği oyuncularının basit yalan söylemeleri, anlık küçük roller yapmaları falan değil baya sayfalarca diyalog yazıyor, bunları ezberletiyor ve günlerce sürecek beraber şekilde senaryoları oynamalarını istiyor. Bunun kitapta sıkıntısızca oluvermesini ben gerçekçi bulmadım.
Bence kitabın iyi tarafı tecavüzü, şiddeti ve buna benzer kötülükleri açıkça gösterebilmesi hatta bu şekilde okuru rahatsız etmesiydi. Bundan şikayet eden yorumlar okudum ama katılmıyorum. Kitapta işlenen vahim durumlar gerçekte de çok çok rahatsız edici. Okurken rahatsız oluşumuz da bu yüzden. Ancak bunların hepsi ne yazık ki hayatın gerçek birer parçaları. Yine ne yazık ki bu tür olaylar yaşandı, yaşanıyor ve yaşanacak. Kötülükleri görmezden gelmek yok saymak fayda getirmez. kitap sayesinde kötünün ne kadar kötü olduğu konusunda daha somut bir fikrim var artık. Buna karşı daha tepkili, daha bilinçliyim. Bu bir kazanımdır ve yazarın kötü olayları olabildiği kadar kötü gösterebilme yeteneğinin bir sonucudur.