"Denizin üzerinde, kibrit kutularından bir ev kur bana. Tuzlu su, bütün kibrit uçlarını sakinleştirir. Yangınsız, tutkusuz,şehvetsiz kalırız öylece. Belki, işte o zaman aşık oluruz ikimiz sen bana, ben sana. "
"Yüreklerinin en düşsüz yerinde
öyle apansız kalakaldım.
Ben kötüyüm, erdem kimin adı.
Bir bıçakla rüzgar sokarım içime
sonra iyileşeceğimi söylerim
Dilsizim
babam da yok benim. "
"Anıyorum ben şimdi başka bir yılı
Bir nisan sabahı erken uyanmıştım
İştahla söylediğim aşkın şarkısıydı
Sevincin şarkısıydı toz kondurmadığım
Yılın aşka teşne zamanlarıydı. "
"... Aile ile sürüklenilen gurbet yıpratıcı olabilir; fakat benliğini yıkmaz; mizacını bile esas surette değiştiremez. Aile, biraz da, beraberce getiremediğin vatanın bir ufak parçasını, havasından, suyundan, güneşinden koparılıp taşınmış zehreleridir. Dikkat ettim, bilhassa ailesiz kalanlarla aile teşkil edemiyenleri yadeller yere seriyor, ruhunu çökertiyor. "