10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:52
Eseri fazlasıyla beğendiğimi söylemeliyim. Tarihin izleri, savaşın derinlikleri ve Rönesans dönemi sanatı, tabloları ile sanatsal anlamda harikaydı. Elbette savaş her dönem içler acısı, trajedik ve derinliği, direniş ruhu her dönem fazlasıyla derin. Sinema tadında bir eser olduğunu düşünüyorum. Eserin konusu, ikinci Dünya Savaşı döneminde, İtalya'nın Nazi işgali altında olduğu bir süreçte geçmektedir. Romanın temel çatışması, savaşın yıkıcı etkileri ile nazilerin el koymaya çalıştığı paha biçilmez sanat eserlerinin korunması mücadelesi etrafında gelişiyor. Ağustos 1943'te, Roma'nın bombalanmasıyla anne ve babasını kaybeden 14 yaşındaki Massimo'nun yaşam mücadelesi başlar. Yaşadığı bombardımandan sağ kurtularak haydutların saldırısına uğrayıp yaralanan Massimo, kendini Monte Cassino'nun eteklerindeki manastırda bulur. Burada, kendisini Vatikan'ın sırdașı ve Usta Sanatçı olarak tanıtan, Pietro Houdini lakaplı esrarengiz ve karizmatik bir adamla yolları kesişir. Pietro Houdini, Massimo'nun hayatını kurtarır ve onu manastırın duvarları arasında saklanan sanat hazinelerini koruma görevinde yanına yardımcı olarak alır. Ancak savaşın şiddeti Monte Cassino'ya yaklaştıkça, bu paha biçilmez sanat eserlerinin koruma altına alınması gerekir ve askerler manastırın ruhunu çalmayı elbette bașarır. Pietro, üç önemli Rönesans dönemi eserini yani Tiziano'nun altı işinden üçünü saklamayı başarır. Bu eserler Rönesans ustasının; Venüs ve Adonis, Perseus ve Andromeda, Diana ve Actaeon. Ve devamında olaylar ilginç sekil alarak ilerliyor.
İnceleme
Pietro Houdini'nin LanetiDerek B. Miller · Koridor Yayıncılık · 20268 okunma
6/10
·378 syf.··
2026 89. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 23:34
6 yıl önce bir gece kulübünde dans ettiği kadını takıntı haline getirir; fakat kadının hayatını uzaktan izler. Kadına aşık olmuştur. Bir gün eline bir fırsat geçer ve hayatının aşkına anlaşmalı evlilik teklif eder.Kitabın başlangıcı bu. Kitap klasik anlaşmalı evlilik, hatta zorunlu evlilik öyle söyleyeyim; ama erkeğin davranışları kırmızı bayrak sallamıyor, bence güzel bir karakter. Kitabın sonlarına doğru şok olduğum bazı şeyler oldu ve şaşırdım açıkçası. Çıtır çerez, beklentisiz okunabilecek bir kitap
MassimoT. Priceton · Independently Published · 20262 okunma
Reklam
7/10
·444 syf.··
2026 92. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 00:57
2022 nin başında başladığım ve ilk kitabına bayılıp son üç kitaba kadar hep yüksek puanlarla giden serinin 12. ci ve son kitabı . Yazar bence sonlara doğru niyeyse kötüleşmeye başlamıştı zaten . Bu kitapta başlangıç iyi girince güzel bir kapanış olacak diye düşündüm ama tam olmadı . Aslında puanım daha bile düşük olabilirdi ama hadi dedim serinin hatrı var :P Sıkıntılarımı yazıp üstten konuyu anlatırım çok ayrıntıya girmeden ki gerekte yok zaten . Aslında iki karakteri ayrı ayrı sevdim fakat yazar uzun kitap olayına girdiğinden beri işler sarpa sardı . 450 sayfanın 100 sayfası bomboş bakın gereksiz bayık anlamsız karakterlere konuya katkısı olmadan uzun monologlarla gidiyor . Ve en nefret ettiğim şey ikili gelişen bir ilişkileri yok kitabın yarıdan fazlasıı bu şekil gitti . Zorunlu evlilik bile sonlarda oldu aralarında gizli bir buluşma olayı vardı o bile adam gibi değildi ve cidden sinir oldum . Belki en sevdiğim tarafı Roman ve Sergei bebeklerimi yine okumaktı minicikte olsa . Iris Sweet Prison serisinden ana karakterler Zahara ve Massimo'nun evinde ve bunun yanında bir ton yerde daha annesinin hastalığı yüzünden deli gibi çalışan 24 yaşında hoş bir hatun . Aşırı iyicik falan böyle annesinin kalp problemi yüzünden 16 yaşından beri kendini parçalıyor bu arada uzaktan arada gördüğü Adriano'ya hasta kız . Adriano 43 yaşında tüm İtalyan mafyasının taşıma nakliye işlerini yapan kapalı bir adam . Zamanında yani 20 sene önce anlaşmalı bir evlilik yapmış yine mafyadan . Zahara 'ların evinde bir parti sırasında Adriano 'nun karısı adamı öldürmeye kalkıyor adam kadını öldürüyor bir odada . Iris tam bu cinayet sonrası odaya girince olaya tanık oluyor ama adam kızı öldürmüyor konu buradan başlıyor zaten . Adam kızı devamlı takip ettiriyor kendi bizzat takip ediyor kızı kafaya
Frozen HeartNeva Altaj · Neva Altaj · 20266 okunma
Puan vermedi·132 syf.·
2026 55. kitabı
Recalcati, aşkın giderek hafifletildiği, hızlandırıldığı, neredeyse tüketim alışkanlığına dönüştürüldüğü bir çağda konuşuyor. Bugün ilişkiler biraz da “sıkıldım, değiştiririm” rahatlığıyla yaşanıyor. Her bağ bir yük, her sorumluluk bir tehdit, her sadakat ihtimali sanki insanın özgürlüğüne kurulmuş bir tuzak gibi görülüyor. Oysa Recalcati tam buradan itiraz ediyor. Aşkın yalnızca hazdan, heyecandan, kendini iyi hissetmekten ibaret olmadığını; bazen bir sınır, bazen bir direnç, bazen de insanın kendi egoizmine karşı verdiği en ağır mücadele olduğunu hatırlatıyor. Kitabın merkezinde ihanet ve affetme meselesi var. Ama burada ihanet yalnızca bir aldatma hikâyesi gibi ele alınmıyor. Daha derin bir yerden bakıyor Recalcati. İhanet, insanın sevildiğine dair kurduğu bütün o iç mimariyi çatlatıyor. “Bana bunu nasıl yapar?” sorusu aslında çoğu zaman “Ben kimdim de bana bunu yaptı?” sorusuna dönüşüyor. Yani kırılan şey sadece ilişki olmuyor; insanın kendi değer duygusu, seçilmiş olma yanılsaması, biricik olduğuna dair inancı da dağılıyor. Biz çoğu zaman affetmeyi geçmişi silmek sanıyoruz. Oysa geçmiş silinmiyor. Bir söz söylendi mi söylenmiş oluyor. Bir ihanet yaşandı mı yaşanmış oluyor. Bir insanın içinden bir şey kopunca, onu eski yerine aynı biçimde koyamıyorsun. Recalcati de tam olarak bu imkânsızlığın etrafında dolaşıyor. Aşk, kırılmadan önceki masumiyetine geri dönemez belki; ama başka bir biçimde, daha yaralı, daha uyanık, daha az masum bir yerden devam edebilir mi? Kitap boyunca kapitalist çağın aşka ne yaptığı üzerine de güçlü bir damar var. Recalcati, çağımızın “bağ kurma” fikrinden rahatsız olduğunu söylüyor aslında. Çünkü bağ demek sorumluluk demek. Beklemek demek. Birinin eksikliğine, kusuruna, tekrarına katlanmak demek. Oysa bugünün insanı her şeyi mümkün
Aşk Hayatında Affetmeye ÖvgüMassimo Recalcati · Telemak Kitap · 202415 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 12:41
Bugün, Kusursuzca Kusurlu serisinin onuncu kitabı olan Tutsak Duygular'ın incelemesiyle karşınızdayım. Karanlık Günahlar kitabından tanıdığımız Zahara ve Massimo'nun hikâyesini okuyoruz. Bu kitabı gerçekten çok beğendim, aslında serideki her kitabı beğendim. Şimdi, kısaca konusunu özetleyeyim: Massimo ve Zahara üvey kardeşlerdir. Zahara çok küçükken Massimo hapse atılmıştır. Bağlantıları sayesinde hemen hapisten çıkacağını düşünse de işler beklediği gibi gitmemiş ve 18 yıl hapis yatmıştır. Bu süre zarfında sadece Zahara'nın babasıyla iletişim kurmuş ve perde arkasında işleri başarıyla yönetmiştir. Beklenmedik bir şekilde, üvey kız kardeşi Zahara'dan mektuplar almaya başlar. Zahara mektuplarında, okulda neler yaptığından, kumaşlardan, diktiği kıyafetlerden ve Massimo'nun hiç ilgilenmediği diğer konulardan bahseder. Ancak Massimo, doğru yönlendirmeyle Zahara'dan bilgi alabileceğini fark ederek mektuplarına cevap vermeye başlar. Zamanla bu yazışmalar bir dostluğa dönüşüyor. Böylece Zahara, Massimo'nun dışarıdaki ajanı olur. Mektuplarında her şeyi titizlikle anlatan Zahara, bir şeyi açıklamaktan özellikle kaçınır. Zahara vitiligo hastasıdır. Yıllarca bu yüzden alay konusu olmuş ve kendi kabuğuna çekilerek yaşamıştır. Massimo'nun hapisten çıkması ve onu yanında tutma isteğiyle Zahara, kendisinin gerçek potansiyelini fark eder. Ancak aralarındaki çekim istenmeyen bir durumdur ve aile bunu asla kabul etmeyecektir. Bu nedenle Massimo, ondan uzak durmak için elinden gelen her şeyi yaparken aynı zamanda kendisine ihanet edenlerin peşine düşer. Peki tüm bu kaosun ortasında, ona iyi hissettiren tek şeyden ne kadar uzak kalabilir? Bunu okuduğunuzda öğreneceksiniz Şimdi, benim yorumuma geçeyim: Bu kitapta beni rahatsız eden iki şey vardı. Birincisi: Yaş farkları hakkında okumayı
Tutsak DuygularNeva Altaj · Artemis Yayınları · 2025347 okunma
9/10
·424 syf.··
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 17:38
Zahara bir İtalyan mafya babasının kızı. Vitiligo hastalığı yüzünden biraz içe dönük bir karakteri var. Bir gün hapishanedeki kan bağı olmayan üvey abisi Massimo’ya mektup yazıyor ve bunu alışkanlık haline getiriyor. Sonra Massimo, Zahara’yı haber kaynağı olarak kullanmaya başlıyor. Hapishane süreci çok uzun sürdü. Neyse ki kitabın ortalarında falan çıktı. Aslında Massimo’daki çift karakterli olma durumu ürkütücüydü. Fakat Zahara bunu sempatik buldu. Garipti. Çünkü ciddi bir psikolojik sorun bu. Kitap aslında bir serinin 10. Kitabı ama ben tek olarak okudum. Bazı gereksiz yerlerin dışında fena değildi.
Tutsak DuygularNeva Altaj · Artemis Yayınları · 2025347 okunma
Reklam
Reklam