“Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen
Herkesin perde perde çekildiği bir akşam
Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun
Ağzında eriklerin aceleci tadı
Elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası
Bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun.“
Şükrü Erbaş
Not: Şiir kendime aittir.
Kalbimi viraneye çevirdin
Bilmem enkazla nasıl baş ederim?
Üstelik başı sendin
Mutlakiyetle yönetilen ülkemin
Şimdi bilmem hangi ülkenin başısın
Beni aç koyduğundan beri
Hangi yemeğin tuzu biberi
Kimlerin sofrasının aşısın?
Ülkemde savaş bitti
Bitti senin için atılan naralar
Yangına çevirdiğin meydanlarda
Kızıl gonca güller bitti.
Demokrasi geldi karanlık tünellerden
Ülkem kendi kendine öğrendi
Yine kendisinin yönetebileceğini
Virane yurt yeniden dirildi!
Döküldü kağıda seçilmiş hecelerden
Senin için son bir damla yaş
Ay doğdu sessiz gecelerden
Sabaha sensiz uyanmak bir telaş!
Sensiz de denizi seyredebiliyorum.
Hem dalgaların dili seninkinden açık.
Ne kadar hatırlatsan kendini boş.
Sensiz de seni sevebiliyorum.
Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula,
Karşılaştığımız zamanlarda.
Sen, sevgiden şımaran çocuk,
Ben şaşıran budala. Özdemir Asaf