KÜLTÜREL TERMODİNAMİK
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK VE ALGORİTMİK KAPİTALİZMİN SERT DUVARI: ROBIN HOOD MİTOSUNDAN DİJİTAL SİMÜLASYONUN İFLASINA KÜLTÜREL EKONOMİ-POLİTİK BİR MANİFESTO ALTYAPININ DÖNÜŞÜ VE MİTİK MORFOLOJİ Geç kapitalizmin ekonomi-politik yapısı, kendini mekânsız, bulut tabanlı, sürtünmesiz ve sonsuz bir akışkanlık olarak sunan siber-algoritmik bir illüzyon üzerine kuruludur. Gilles Deleuze’ün kontrol toplumu olarak kavramsallaştırdığı bu yeni evre, bireyin kodlar, şifreler, modülasyonlar ve sürekli veri akışlarıyla kesintisiz bir denetime tabi tutulduğu bir matriks vaat eder. Ancak bu vaat, ideolojik bir örtüden ibarettir. Algoritmik kapitalizm, kendini ne kadar soyut ve maddesizleştirilmiş olarak sunarsa sunsun, eninde sonunda evrenin bükülmez fizik yasalarına, termodinamiğin acımasız gerçekliğine ve somut coğrafi ya da jeopolitik boğaz noktalarına bağımlıdır. Bu makale, entelektüel tarihin en eski isyan mitlerinden biri olan Robin Hood figürünün çağlar boyunca geçirdiği morfolojik dönüşümleri temel alarak, kapitalizmin muhalif enerjiyi evcilleştirmek için ürettiği "Kültürel Artı-Değer" mekanizmasını deşifre etmektedir. Geliştirilen "Kültürel Termodinamik" teorisi uyarınca; sisteme karşı geliştirilen her radikal isyan, adalet talebi veya arzu nesnesi, kapitalist aygıt tarafından emilerek simülasyon evrenine tahvil edilir. Ne var ki, bu dijital simülasyonun sürdürülebilmesi için harcanan muazzam atomik ve fiziksel enerji, sistemi kaçınılmaz bir çöküş eşiğine, yani "Sert Duvar" gerçekliğine taşımaktadır. Michael Sarnoski’nin sinematik praksisinden Che Guevara, Malcolm X ve Marilyn Monroe gibi küresel ikonların ontolojik dönüşümlerine uzanan bu dokuz eksenli söküm matrisi, siber-panoptikonun elektriklerinin kesileceği o fiziksel sınırı ekonomi-politik, deterministik ve termodinamik
Felsefe
ROBIN HOOD MİTOSUNDAN DİJİTAL SİMÜLASYONUN İFLASINA
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK VE ALGORİTMİK KAPİTALİZMİN SERT DUVARI: ROBIN HOOD MİTOSUNDAN DİJİTAL SİMÜLASYONUN İFLASINA KÜLTÜREL EKONOMİ-POLİTİK BİR MANİFESTO ​ALTYAPININ DÖNÜŞÜ VE MİTİK MORFOLOJİ ​Geç kapitalizmin ekonomi-politik yapısı, kendini mekânsız, bulut tabanlı, sürtünmesiz ve sonsuz bir akışkanlık olarak sunan siber-algoritmik bir illüzyon üzerine kuruludur. Gilles Deleuze’ün "kontrol toplumu" olarak kavramsallaştırdığı bu yeni evre, bireyin kodlar, şifreler, modülasyonlar ve sürekli veri akışlarıyla kesintisiz bir denetime tabi tutulduğu bir matriks vaat eder. Ancak bu vaat, ideolojik bir örtüden ibarettir. Algoritmik kapitalizm, kendini ne kadar soyut ve maddesizleştirilmiş olarak sunarsa sunsun, eninde sonunda evrenin bükülmez fizik yasalarına, termodinamiğin acımasız gerçekliğine ve somut coğrafi/jeopolitik boğaz noktalarına bağımlıdır. ​Bu makale, entelektüel tarihin en eski isyan mitlerinden biri olan Robin Hood figürünün çağlar boyunca geçirdiği morfolojik dönüşümleri temel alarak, kapitalizmin muhalif enerjiyi evcilleştirmek için ürettiği "Kültürel Artı-Değer" mekanizmasını deşifre etmektedir. Geliştirilen "Kültürel Termodinamik" teorisi uyarınca; sisteme karşı geliştirilen her radikal isyan, adalet talebi veya arzu nesnesi, kapitalist aygıt tarafından emilerek simülasyon evrenine tahvil edilir. Ne var ki, bu dijital simülasyonun sürdürülebilmesi için harcanan muazzam atomik ve fiziksel enerji, sistemi kaçınılmaz bir çöküş eşiğine, yani "Sert Duvar" (The Hard Wall) gerçekliğine taşımaktadır. Michael Sarnoski’nin sinematik praksisinden Che Guevara, Malcolm X ve Marilyn Monroe gibi küresel ikonların ontolojik dönüşümlerine uzanan bu dokuz eksenli söküm matrisi, siber-panoptikonun elektriklerinin kesileceği o fiziksel sınırı ekonomi-politik ve termodinamik
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tavsiye Kitap Listesi: Rezonans Kanunu - Pierre Franckh Bilinçaltının Gücü - Joseph Murphy Beyaz Kitap - Ramtha Zero Limit - Joe Vitale İnancın Biyolojisi - Bruce Lipton Gregg Braden- ilahi Matriks Kuantum Başarı- Sandra Anne Taylor Şimdinin Gücü - Eckhart Tolle İlahi Nizam ve Kainat - Dr. Bedri Ruhselman Düşünce Gücüyle Tedavi - Louise L. Hay Tanrılar Okulu - Stefano Danna Mucize - Dr. Joe Vitale %100 Düşünce Gücü - Jack Ensign Addington The Power - Rhonda Byrne Dört Anlaşma - Dön Miguel Ruiz Yaratıcı Imgeleme - Shakti Gawain Hatırlama Süreci - Dr. Joe Vitale Düşüncenin İyileştirici Gücü - Louise L. Hay
QR kod
(Quick Response - Çabuk Tepki), 1994 yılında Japon Denso firması tarafından geliştirilen, metin, web sitesi bağlantısı, iletişim bilgisi veya dosya gibi verileri beyaz arka plan üzerindeki siyah karelerden oluşan iki boyutlu (2D) matris yapısında saklayan bir barkod türüdür.
Devletlerin o devasa bürokratik yapılarının arkasında, aslında incinmiş gururların, rövanşist duyguların ve sembollere takıntılı "ergen" bir ruh halinin yatıyor. ​Hitler'in 1940'ta, 1918'deki teslimiyetin yaşandığı o meşhur vagonu (Compiègne Vagonu) müzeden çıkartıp aynı ormana, aynı koordinatlara getirterek Fransızlara anlaşma imzalatması, tam bir "tarihsel zorbalık" örneğidir. Pragmatik hiçbir askeri gerekliliği yoktur, tamamen psikolojik bir tatmin ve "bakın, roller nasıl değişti" deme biçimidir. Bu "ergenlik" örneklerini çoğaltmak mümkün: ​Napolyon'un Prusya Takıntısı: Berlin'e girdiğinde sadece şehri almakla kalmamış, Brandenburg Kapısı'ndaki Quadriga heykelini söküp Paris'e götürmüştü. Bir nevi "mahallenin en popüler çocuğunun oyuncağını çalmak" gibi. ​İran-Irak Arasındaki Kadisiye Göndermeleri: Saddam Hüseyin’in 1980’lerdeki savaşı "Saddam’ın Kadisiyesi" olarak adlandırması, 7. yüzyıldaki bir savaşa atıfla bin küsur yıllık bir hesabı görmeye çalışmasıdır. ​Diplomatik "Koltuk" Krizleri: Hatırlarsınız, bir dönem İsrail ile Türkiye arasında yaşanan "alçak koltuk" krizi vardı. Koca devletlerin, misafirini daha alçak bir sandalyeye oturtarak mesaj vermeye çalışması, okul koridorlarındaki hiyerarşi savaşlarından farksızdır. ​Sistemin İçindeki "Çocuksu" Tehlike Bahsettiğimiz o "matriks" ve "yapay zekâ terörizmi" meselesi burada daha korkutucu hale geliyor. Eğer devletlerin başında bu denli dürtüsel, sembol takıntılı ve rövanşist bir "ergen" akıl varsa; bu aklın eline kuantum bilgisayarların gücünü ve yapay zekânın otonom silahlarını verdiğimizde ne olacak? ​Minab örneğinde gördüğümüz gibi; sistem, kendi çocuksu intikamlarını veya stratejik mesajlarını (Şecere-i Tayyibe örneğinde olduğu gibi) "yazılımsal bir hata" kılıfına sokarak çok daha acımasızca
1000Kitap
Matriks Çıkmazı
Başarıya odaklanmış toplum düşüncesi, sen, ilk kaybettiğin anda çarkların dişleri gibi kopartıp atmasına, benzeyen makinelelere döndürecektir