9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2025 10:24
Ubik ,gerçeklik, bilinç ,ölüm ve varoluş temalarının akıcı bir dille işlenildiği bilim kurgu romanıdır . Yazarı ilk kez bu kitap ile tanıdım .Gerçekten sarsıcı ve merak uyandırıcı bir konuya sahip. Felsefe ve bilimin iç içe geçmiş hali adeta .Daha önce bu tarz bilim kurgu okumamıştım .Ve yazarın tarzını beğendim . Romanı okurken en çok şu soruyu sordum gerçek olan nedir ?Zihin yaşarken mi aktiftir yoksa ölümden sonra mı ? Yazar bu konulara hitaben yarı ölü kavramını kullanıyor. Gerçekliği, karakterler üzerinden çözerken felsefeden ilham alıyor . Kurgusuna bir kaç alt başlık ekleyerek zirveye oynamış adeta yazar. Bu alt başlıklar ise şöyle;simülasyon, çoklu gerçeklik ,evren içinde evren çoklu boyut yada bir diğer deyişle paralel evrenler .. Tüm bunları birleştirerek heyecan katmış kurguya .Sadece bu kadar değil .Romanın bel kemiği olan ve ilk sayfadan itibaren merkezde yer edinen psişik yetenekler ,ileri teknoloji (biraz da matriks tadında ),telepatlar ,zamana müdahale eden varlıklar)ve ubik adında gizemli bir madde. Tüm bunlar birleşince kuantum felsefesi ve kuantum fiziğinde de yer edinmiş oluyor roman .. Sonlara doğru zaman algısının alt üst olması iç içe geçişler çok iyiydi . Ve romanın sonunda neyin gerçek neyin kurgu olduğunu hala tam anlayamıyorsun .Tam da bu yüzden "Gerçeklik zihnin bir ürünüdür " fikrini destekliyor .Ve bu postmodern felsefede sıkça tartışılan bir konudur. Bu arada kitap 1969 yılında ilk basılmıştır :). Gerçeklik, yok olduğunda gitmeyen şeydir." "Hayat bir hapishanedir. Bizler içeride, ölüler dışarıda özgürdür." "Yaşamak bir anlamda her an ölmektir. " "Geleceği görebilmek, onu değiştiremeyeceğin gerçeğini daha da acı hale getirir." "Gerçeklik, insanlar onun gerçek olduğuna inandığı sürece vardır."
Felsefe
UbikPhilip K. Dick · Alfa yayınları · 0414 okunma
Base mi eleman mı?
Puan vermedi·224 syf.··
2024 37. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2024 12:21
"Doğal çevreye yaptıkları etki bakımından, kunduzlar insanlardan sonra ikinci sırada gelirler." Julia esasen çizer kimliği olan bir insan kişisi. Bu kitapta da Julia'nın bir çeşit "gördüklerimi çizdim" temalı eskiz defteriyle karşılaşıyoruz. Tıpkı Da Vinci'nin dünyaları sığdırdığı şu meşhur defteri gibi ama Da Vinci ile tabii ki de yarışamaz. İsmi hasebiyle aslında daha bilimsel bir kaygıyla alan insanlar tatmin olmayarak kitabın kapağını şöyle bir 100. sayfalara doğru kapatma ihtiyacında bulunabiliyor. Yapmaya çalıştığı bu çalışma şirin bir şekilde başlayıp sıkmaya yönelten bir evrime sahip, ki benzer bir hissi ben de o civarlarda hissetmeye başladım. Ekosistemin çeşitli kesitlerindeki "canlı" ya da "canlılığa hizmet eden şeylerin" yüzeysel de olsa bir incelenmesi, birkaç cümlelik kısa şekillerde ifade edilmesiyle 224 sayfalık bir kitap olmuş. Çevre dediğimizde aklımızda sadece çeşitli bitkiler, hayvanlar ve insanlar; kısacası görünürde aktif olarak katılan elemanlar gelir. Ancak tüm bu sisteme ayrıca bir ortam, bir base de vermelisiniz. Bu her yerde böyledir. Mesela İntraselüler matriks ve ekstraselüler matriks. Bir hocamız ekstraselüler matriks nedir arkadaşlar diye sorduğunda, cevabı yine kendisi vermiş ve ekstraselüler matriks sizin popolarınızı koyduğunuz o sandalyelerdir bacımlar demişti. İntraselüler matriks ise sizsiniz. Kısacası bu mikroskobik örnekle yola çıkacak olursak; sistemdeki elemanların oturduğu base ve sistemdeki elemanlarla bir ekosistem-çevre oluşturulabilir. Kitapta öncelikle bahsettiğim "oturulan base" anlatılıyor. Bu nispeten benim için okuması eğlenceli kısımdı. Fiziği her zaman biyolojiden daha çok sevmişimdir. Canlı organizmasının incelenmesi sadece bir araçtır benim için sistemi anlamak adına. Asla amacım değil. Bu yüzden kayaçları,
Doğanın AnatomisiJulia Rothman · ODTÜ Yayıncılık, · 201759 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·232 syf.··
2024 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2024 23:35
Kimyager alon Stanley Grauman Weinbaum Bir Mars Destanı kitabı dört öyküden oluşmaktadır . İlki kitaba ismini veren Bir Mars Destanı öyküsüdür .Bir grup astronot kızıl gezegendedir .Aralarında bir astronotun başından geçenler anlatılır .Bu astronotumuzun en iyi arkadaşı Tvill adında deve kuşumsu görünümlü ama baya akıllı ve zeki bir canlıdır. Her medeniyette olduğu gibi iyi kötü burdada vardır .Astronotumuzu zor şartlarda koruyup kollamıştır .Ayrıca gezegenini tanıtıp kütüphanesine konuk edip birkaç kitap tanıtımı yapmakla beraber bazı özel eserlere ise dokundurtmamıştır.Mars ile ilgili kimya ,biyoloji ,jeoloji alanlarında bilgiler vermiştir yazar bu astronot karakteri Ares ile .Aresin büyük adamsın diye hitap ettiği Tvill 'i gezegenden ayrıldıktan sonra baya özlemiştir . Kitabın ikinci öyküsü Uyumun Doruğudur .Bir bilim insanının meyve sineğinden elde ettiği bir serum ile her türlü koşula karşı uyum sağlayıp hayatta kalabilmeyi sağlayan bir buluş anlatılmaktadır hikayede .Ve bu buluşunu denemek için ise ağır hasta olan bir kızı seçer .Tabi her deney sonucu o beklenmedik olayları bu hikayede de görüyoruz. Üçüncü öykü Pygmalion 'ın Gözlüğü 'dür. İyi de gerçeklik nedir ?diye sordu cücemsi adam. Tüm bunlar bir düş ,bir illüzyon ;nasıl ki sen benim gördüğüm bir sanrıysan ben de senin gördüğün bir sanrıyım ..Diye başlar öyküye yazar. Matriks filmini anımsatan bu öykü 1934 tarihinde yayınlandığını düşünürsek öykünün ne kadar kıymetli olduğunu anlamamız açısından önemli bir ayrıntıdır 1934 bana göre. En son öyküde ise" zaman" konusunu ele almış yazar .Biraz çatlak profesörün zamanda ileri geri gidilemeyeceğini ispatladıktan sonra yana mümkün olabileceğinide ekler ."Yan "yani eğerler dünyası ,olasılıklar ve çok sayıda denenmeyi bekleyen hayatlar .Denek olarak seçilen
Bir Mars DestanıStanley G. Weinbaum · İthaki Yayınları · 2018773 okunma
Düşünüyorum öyleyse kimim?
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2022 32. kitabı
Türk edebiyatının matriksi ile geldim bu kez. Evet. Doğru okudunuz Matriks Hey yavrum hey. Neler yok ki bu kitapta? Yok yok resmen. Çoğu okur ve eleştirmen bu kitabı tarihsel-fantastik türünde tanımlasa da ben size işin doğrusunu söyleyeyim, bu kitap felsefe-tarih ve gerçeküstülüğü bir arada sunan lezzetli bir kitap. Yemek olsa kesin yerdim bu kitabı Yazarına 2009 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü kazandırmış, post-modern Türk edebiyatının enlerinden sayabileceğimiz ve bu bağlamda üst kurmaca, parodi, metinlerarasılık, hiciv gibi birçok tekniğe de sahiplik yapan bir kitap Puslu Kıtalar Atlası. Felsefe profesörü olan yazar Ihsan Oktay Anar analoji yöntemini kullanarak Uzun İhsan Efemdi karakteri ile çıkar karşımıza kitapta. Uzun İhsan Efendi dünyayı gezmek ve bununla birlikte bir atlas yazmak isteyen biridir. Uyku şurubu içip içip düşlere daldığında gerçekleştirir bu amacını. Rendekâr ismiyle "Düşünüyorum öyleyse varım" çıkarımıyla Aydınlanma Çağı'nı başlatmış Fransız filozof Rene Descartes'e atıf yaparken aynı zamanda onun felsefesini de argo bir üslup ile ti'ye alır. Düşünüyorum o halde varım argümanını bir üst oktava taşıyıp, düşünüyorum öyleyse kimim? aşamasında sorgulama yaparak şekillendirdiği atlasıyla okuru maceradan maceraya sürükler. Yaşadığımız hayat bir gerçeklik mi yoksa bir düşten mi ibaret? sorusunu sorarken yanı sıra doğduğumuz anda zihnimizin boş bir levha olduğunu "tabula rasa" önermesyle açıklamış İngiliz filozof John Locke'ye de selam çakar yazarımız. Uzun İhsan Efemdi' nin oğlu Bünyamin' in şans eseri eline geçen bir "kara para"nın peşine düşmüş bir Ebrehe karakterimiz mevcut ayrıca. Bilginin her dönem çok büyük bir güç olduğunun yadsınamaz gerçekliğine binaen Ebrehe karakteri ile 17. yüzyılın İstanbul'unda Osmanlı Devleti'nin
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
Prova şu soruyu soruyor; Geçmişi değiştirebilir misin? Tüm detaylarını bilmene rağmen en ufak bir değişiklik yapamazsın. Peki ya geleceğini değiştirebilir misin? Geleceğe dair hiçbir bilgiye sahip olmadan bunu değiştirebileceğine inanmak insan aklının en büyük tuzaklarından biri sanırım. Merovech ne geçmişin ne de geleceğin değiştirilemeyeceğini söylüyor. Matriks içindesin ama gerçek sanıyorsun diyor. Kitabın içindeki şu cümle beni hala düşündürüyor.. ''İstediğini yapabilirsin çünkü başka seçeneğin yok''
ProvaFerhan Aydıngöz · Tara Kitap · 202071 okunma
7/10
·168 syf.··
2021 26. kitabı
Ölüm Terbiyesi Zeynep Sayın • “Kahrolsun bağzı şeyler” gezi olaylarında 19 gün para kullanılmadı. Paraya bok muamelesi yapıldı. Çünkü gezi parkına AVM yaplılmak isteniyordu. • Romalılar, evlerini atalarının mezarı üzerine inşaa eder, atalarını kişisel tanrıya dönüştürürler. • Kabe bir mezardır. Siyahi cariye Hacer’in mezarı. Hicri İsmail’dedir mezar. • Hitler ve Goebbels’in yanmış cesetlerini 1970’de SSCB imha etmiştir. • 897’de Papa Stephen’in emriyle mezarından çıkarılan ve yargılanan Papa Formosus’tur. • TOKİ, ülkemizin yerli bitki örtüsüdür. • Bizde ölüm ve Tanrı siyasallaştırıldı. • Matriks, Latince’de: içindekini koruyan ve gözeten demek. • Atina demokrasisinde kadın yoktur. • Gerçek ahlak eylemdir. • Kuran evren kadar geniştir. • Dünyadan kurtulma, dünyada kurtul.
Ölüm TerbiyesiZeynep Sayın · Metis Yayınları · 2018133 okunma