"zaten sevgi gibi zavallı bir kavramı insan zekası icat edebilirdi." The Matrix (1999)
Film
Neden Bay Anderson neden, neden, neden... Bunu neden yapıyorsun, niye ayağa kalkmak, niye kavga etmek... niye, inandığın şeyler için kavga ettiğini mi sanıyorsun, sağ kalmaktan öte bir şeyler için mi? Bana söyleyebilir misin? Biliyor musun, özgürlük mü, gerçek mi, belki de barış ya da sevgi olabilir mi? Yanılsamalar Bay Anderson, algılama da aldanmalar herhangi bir anlamı ya da amacı olmayan bir var oluşu ümitsizce haklı göstermeye uğraşan zayıf bir insan zekasının ürettiği geçici kuruntular ve bunların hepsi de Matrix kadar yapay. Zaten sevgi gibi zavallı kavramı insan zekası icat edebilirdi. Bunu görebilirsin Bay Anderson. Artık bunu anlaman gerek kazanamazsın. Kavga etmen boşuna, neden Bay Anderson neden, niye inat ediyorsun?
Film
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Neden bay Anderson neden?
Neden, bay Anderson neden? neden, neden bunu yapıyorsun? neden ayağa kalkıyorsun? neden dövüşmeye devam ediyorsun? Varlığını devam ettirmekten öte başka bir şey için mi savaştığına inanıyorsun? Bana bunun ne olduğunu söyleyebilir misin? Bu özgürlük mü, yoksa doğruluk mu, belki de barıştır ha, sevgi olabilir mi? illüzyonlar bay anderson, algımızın yanılgıları. insan zekasının, anlamsız ve amaçsız varoluşunu meşrulaştırmak için denediği geçici idealler. ve bunların hepsi en az Matrix kadar yapay. Zaten sevgi gibi zavallı bir kavramı insan zekası icad edebilirdi. Bunu görebilirsin, bu durumu kabullenmelisin bay Anderson, bunu şimdi bilmelisin. Kazanamasın, amaçsızca dövüşmeye devam etmenin hiçbir anlamı yok! Neden, bay anderson, neden, neden direniyorsun.. +Çünkü benim seçimim...
Hayata Dair
The Matrix
morpheus - kadere inanır mısın neo? neo - hayır. morpheus - neden? neo - hayatımı kotrol edememe fikrinden hoşlanmıyorum.
Film
"Çünkü buraya karar vermek için gelmedin. Kararını çoktan verdin, buraya neden bu kararı verdiğini anlamaya geldin." | The Matrix 2
Bugün bir insanı, üzerindeki "kıyafetle" (görevi, pozisyonu, markası, aracı) tanımlıyoruz. Ancak o kıyafetin altındaki irade, vicdan veya "insanlık" bir kılıf haline gelmişse, geriye sadece içi boş bir zırh kalıyor. Matrix filmiyle birleştirirsek; ajanlar mükemmel takım elbiseler içinde, kusursuz birer "kıyafet"tirler. İçlerinde bir insan, yani bir ruh barındırmazlar; sadece sistemin kodlarını icra ederler. Toplumda "makamını dolduran" ama "insanlığını unutan" herkes aslında o üniformanın içindeki boşluktur. Elbise, aynı zamanda bir "perde"dir. İnsan, çıplakken (hem fiziksel hem de metaforik olarak, yani hiçbir paye ve statü olmadan) sadece kendisidir. O noktada, yalan söyleyecek bir maskesi, arkasına sığınacak bir statüsü yoktur. Hakikat, bu "çıplaklıkta" yani "yalınlıkta" ortaya çıkar. İnsan, üzerine giydirilen (veya zorla giydirilen) rengin/kimliğin ötesine geçebildiği oranda insandır. Kimliklerimiz, dış dünyada giydiğimiz üniformalardan ibaretse, sistemin içindeki birer "boş elbise" olmaktan öteye gidemeyiz.
Felsefe