EVRİM NEDEN MUTSUZLUĞUMUZU ARTTIRIYOR?..
Cenab-ı Hak hidâyetinden ayırmasın. Bugünlerde "acz" ve "fakr" nüansı üzerine şöyle bir şey kalbime geldi: "Acz" eşiğinden bakınca taş insandan daha ileride duruyor. Neden? Çünkü nihayetinde beşerin "e-bilmek" anlamında zâhirî bir iktidarı var. Duyuyor. Görüyor. Anlıyor. Yürüyor. Ediyor. Taş bunlardan hiçbirisini yapamıyor. Uğrayacağı zararlardan da sakınamıyor. Veya bizim gibi menfaatini kovalayamıyor. Fakat iş "fakr" tezgâhına düştüğünde biz ondan daha ileriye geçiyoruz. Çünkü ihtiyacı yok gibi bir şey. Bizimse bir dolu. Neticede acz zemininde kaybetmemizi sağlayan her şey fakr dergâhında dizlerimizin kırılmasına neden oluyor. Taşı acizlikte ileri götüren her kemliği fakr kulvarında onu bizden zengin kılıyor. Bu acayibin acayibi işten benim kafama takılan bazı sorular var. Lâkin onlara gelmeden önce yine mürşidimin metinlerine uğrasak iyi olacak. Çünkü yukarıdaki durumun bazı göstergelerine o da eserlerinde işaret ediyor. Meselâ nelerine? 1) Beslenme noktasında insanın pek de sandığı kadar "ileride" olmadığına... Alıntılayalım: "Evet, en parlak bir mucize-i san'at-ı Samedâniye ve bir harika-i hikmet-i Rabbâniye olan hayatı kim vermiş, yapmış ise, rızıkla o hayatı besleyen ve idâme eden de Odur. Ondan başkası olmaz. Delil mi istersin? En zayıf, en aptal hayvan, en iyi beslenir (meyve kurtları ve balıklar gibi). Hem en âciz, en nazik mahlûk, en iyi rızkı o yer (çocuklar ve yavrular gibi). Evet, vasıta-i rızk-ı helâl iktidar ve ihtiyar ile olmadığını, belki acz ve zaaf ile olduğunu anlamak için, balıklarla tilkileri, yavrularla canavarları, ağaçlarla hayvanları muvazene etmek kâfidir." __Yâni insan bütün iktidar/ihtiyar iddiaları içinde aslında rızık konusunda geri düşmüştür. Herhalde dünya üzerinde başka hiçbir canlı türünün bu kadar çok miktarda ferdi açlık
Matruşka Bebekleri ve Ruhun Ebedî Hapsi 1
Düşünsenize insan bedenine hapsedilmiş bir sinek... İnsanlık, iki eşzamanlı kırılma noktasıyla tarihin en sessiz ama en derin devrimini yaşıyor. Bir yanda Eon Systems, Drosophila melanogaster’in tam connectome’unu (125.000–140.000 nöron, yaklaşık 50 milyon sinaps) dijital bir sanal bedene (NeuroMechFly v2 + MuJoCo fizik motoru) yükledi. Sanal sinek, kimseye “yürü”, “temizlen” veya “ye” denmeden yürüdü, antenlerini temizledi, şeker kokusuna doğru ilerledi. Perception-action loop, tarihte ilk kez tamamen kapatıldı: duyusal girdi → nöral işlem → motor çıktı → yeni duyusal geri bildirim. Script yok, reinforcement learning yok, taklit yok. Sadece biyolojik bağlantı haritası ve kapalı döngü. Diğer yanda Cortical Labs’ın CL1 biyolojik bilgisayarı: 200.000 canlı insan nöronu (iPSC teknolojisiyle CEO Hon Weng Chong’un kendi kan örneğinden reprogrammed) bir multi-electrode array’e yerleştirildi. Bu nöronlar, sadece elektrik pulse’ları ve ödül-ceza feedback’i ile bir haftada DOOM oynamayı öğrendi: 3D labirenti gezindi, düşman tanıdı, ateş etti, sağlık ve cephane yönetimini adapte etti. Enerji tüketimi pikoJoule seviyesinde. Silikon GPU’ların megawatt’larına karşı, bir petri kabındaki yaşayan karbon tabanlı zeka. Medya başlıkları “Sinek yürüyor!”, “Beyin hücreleri Doom oynuyor!” diye güldü. Ama asıl mesele, senin de dediğin gibi, çok daha derin: Bilinç kopyalandı mı, yoksa yalnızca davranış kalıpları mı aktarıldı? Ruh ne oldu? Tanımlayamadığımız bir şeyi kopyalamaya başladık ve bunun sonuçlarını henüz ölçemiyoruz. Eon Systems’in çalışması, 2024 FlyWire konsorsiyumu (Princeton, HHMI Janelia, Google) tarafından tamamlanan tam connectome üzerine inşa edildi. Her nöronun 3D koordinatı, her sinapsın ağırlığı, her nörotransmitter tipi (glutamat, GABA vb.) haritalandı. Shiu et al.
Reklam
Matruşka Bebekleri ve Ruhun Ebedî Hapsi TEK PARÇA/TEK PART
Düşünsenize insan bedenine hapsedilmiş bir sinek... İnsanlık, iki eşzamanlı kırılma noktasıyla tarihin en sessiz ama en derin devrimini yaşıyor. Bir yanda Eon Systems, Drosophila melanogaster’in tam connectome’unu (125.000–140.000 nöron, yaklaşık 50 milyon sinaps) dijital bir sanal bedene (NeuroMechFly v2 + MuJoCo fizik motoru) yükledi. Sanal sinek, kimseye “yürü”, “temizlen” veya “ye” denmeden yürüdü, antenlerini temizledi, şeker kokusuna doğru ilerledi. Perception-action loop, tarihte ilk kez tamamen kapatıldı: duyusal girdi → nöral işlem → motor çıktı → yeni duyusal geri bildirim. Script yok, reinforcement learning yok, taklit yok. Sadece biyolojik bağlantı haritası ve kapalı döngü. Diğer yanda Cortical Labs’ın CL1 biyolojik bilgisayarı: 200.000 canlı insan nöronu (iPSC teknolojisiyle CEO Hon Weng Chong’un kendi kan örneğinden reprogrammed) bir multi-electrode array’e yerleştirildi. Bu nöronlar, sadece elektrik pulse’ları ve ödül-ceza feedback’i ile bir haftada DOOM oynamayı öğrendi: 3D labirenti gezindi, düşman tanıdı, ateş etti, sağlık ve cephane yönetimini adapte etti. Enerji tüketimi pikoJoule seviyesinde. Silikon GPU’ların megawatt’larına karşı, bir petri kabındaki yaşayan karbon tabanlı zeka. Medya başlıkları “Sinek yürüyor!”, “Beyin hücreleri Doom oynuyor!” diye güldü. Ama asıl mesele, senin de dediğin gibi, çok daha derin: Bilinç kopyalandı mı, yoksa yalnızca davranış kalıpları mı aktarıldı? Ruh ne oldu? Tanımlayamadığımız bir şeyi kopyalamaya başladık ve bunun sonuçlarını henüz ölçemiyoruz. Eon Systems’in çalışması, 2024 FlyWire konsorsiyumu (Princeton, HHMI Janelia, Google) tarafından tamamlanan tam connectome üzerine inşa edildi. Her nöronun 3D koordinatı, her sinapsın ağırlığı, her nörotransmitter tipi (glutamat, GABA vb.) haritalandı. Shiu et al.
En büyük bekleyişimizdir ölümü beklemek Günün doğuşunu beklemek, Sabahın serinliğini Köşeden dönecek sevgiliyi beklemek. Bir an tereddüt göstermeden Gülüm Çamlısoy Yaşlı hanım teyze küçük torununun başını okşayıp bak dedi sabahı serinliği günün doğuşunu müjdeleyen torunum her günün doğuşu yeni bir bekleyiştir gün doğumunu gören insan yeniden geceyi bekler Yaşlı kadında ateşler içinde yanarken serinliği bekliyordu onun için köşeden dönen insani sevgileri bekleme saati geçmiş belkide çağrıyı duyduğu vakit hiç tereddüt etmeden gitme vakti gelmişti Bir bir evin yatılıları çocukları torunlarıda kadının başına toplanmaya başladılar hekim hastayı tedavi etmenin yegane yolu onun hararetini dindirip ateşini serinliğe çevirmektir dedi hastayı iyileştiren bilim ve ilim olsada merhamet duygu ilgi sevgi en tesirli ilaçlardır yaşlı kadın 20 yıldır tedavi oluyor fakat acıları dinmiyor mutluluğu beklemekten müjdeli günleri istemekten yorulmuştu küçük torununa son kez baktı ve kadını ilk önce acile yatırdılar sonrada yoğun bakım ünitesine yatırdılar büyük oğul sabır ve namazla Allahtan yardım isyelim bu ağır bir iştir fakat Allaha imanlı kalbe sabır ağır gelmez yaşlı hanım teyze yoğun bakımda şu müjdeyi gördü ölüme kavuşmuş onu bir nimet karşılar gibi misafir etmiş ve şimdi yeni doğan bir bebeğin gülümsemesi ile en sevgiliye kavuşmuştu Allah diyene güvercinler yardıma gelir "Bak, şu yıldızlar gecenin bu derin sessizliğinde nasıl parlıyor. Ta şu ufkun üzerinde, senin gönlüne bakan şu iki çift yıldız, düşündüklerini Venüs yıldızına söylemek için ufuklara doğru uzaklaşan iki beyaz güvercini andırmıyor mu? Bunlar güzel, hepsi güzel. Fakat sen onlardan daha güzelsin..." Sergüzeşt Samipaşazade Sezai Peygamber efendimiz SAV Hz Ebubekir ile birlikte sevr mağarasına sığındıkları
Duygu ve Düşünce
İnsanlık hiçbir zaman zincirlerini fark ederek kaybetmedi özgürlüğünü. Her çağda esaret, ilerleme kılığına büründü. Bugün “Matrix” denilen şey de makinelerden önce, insanın gerçeklikle kurduğu ilişkinin dönüşümüdür. Gerçeklik artık yaşanan bir şey olmaktan çıkıp, yönetilen bir deneyime dönüşmektedir. İnsan dünyayı doğrudan algılamaz; filtrelenmiş, hızlandırılmış ve anlamı önceden belirlenmiş hâliyle tüketir. Böylece hakikat, keşfedilen bir şey değil, sunulan bir ürün olur. Matrix burada başlar. Çünkü Matrix bir hapishane değil, ikna edilmiş bir bilinç hâlidir. İnsan zorla tutulmaz; rahat ettirilir. Sorgulamaz, çünkü her şey hazırdır. Düşünmez, çünkü düşünce yerine görüşler sunulur. Seçtiğini sanır, ama seçeneklerin sınırı baştan çizilmiştir. Teknoloji bu sürecin nedeni değil, taşıyıcısıdır. Asıl dönüşüm insanın kendi içindedir. İnsan, belirsizliğe katlanamadığı anda; sessizliği anlamla, beklemeyi sabırla, yalnızlığı derinlikle dolduramadığı anda; kendisine sunulan simülasyonu gerçekliğin yerine koyar. Matrix tam olarak budur: Gerçeğin yok edilmesi değil, gereksiz hâle getirilmesi. Bu yeni düzende beden özgürdür ama zihin meşguldür. Düşünce serbesttir ama yönlendirilmiştir. İnsan konuşur, fakat kendi sesiyle mi konuştuğunu ayırt edemez. En büyük yanılsama da buradadır: Özgürlük hissi hiç bu kadar yaygın olmamışken, özgür düşünce hiç bu kadar nadir olmamıştır. Yine de insanlık Matrix’in içinde değildir. İnsanlık, Matrix’in eşiğindedir. Çünkü hâlâ rahatsız olanlar vardır. Hâlâ “bu yeterli değil” diyen bir iç ses susmamıştır. Hâlâ hızdan yorulan, anlam arayan, kendisine sunulan dünyayla yetinmeyen bir bilinç kıpırtısı vardır. Matrix tamamlandığında bu sorular sorulmaz. Bu sorular soruluyorsa, kapı henüz kapanmamıştır. Sonuçta mesele teknoloji değil, gelecek değil,
Ectolife nanesi
Biraz matrix, bol öjeni. Görüntüler elbette cgi. Hakiki olduğunu düşünenlerin varlığı görüntülerin kendisi kadar korkunç. Pikselli ekrandan koku sızar mı? Sızıyor. Yalnızca Türkiye'de değil, tüm dünyada haberleştiriliyor. Burun direğim sızlamakta buram buram kokan korkudan. İnsanlığı aşmak konsepti gerçek olmadan önce insanlığın küçüleceğini öngörüyorum. Küresel bir reset. Neticesinde de, binlerce yıllık felsefe geleneğinin insana biçtiği don yırtılacak. Varlığın amacının; arzuların tatmini ve neticesinde duyulan mutluluk olduğunu söyleyenlerin kıçlarımıza geçirdikleri o plastik don. Uysal uysal, doğayla uyum tekrar varlığın amacı olacak gibi ve doğal neticesi de mutluluk getirecek gibi. Filozoflar belki de yanılmadılar, biçtikleri donu kıçımıza değil de kafamıza geçirdik sanki. Neyse, bu ectolife projesi aklıma Battlestar Galactica'yı getirdi. Gelişen ve ilerleyen insanlık makinalar yapar, makinalar "bilinç" kazanır ve efendilerini yok etmeye başlar. Ve bu varlık sona erene kadar tekrarlanan bir döngü haline gelir. Dizinin şahane bir mottosu vardı. Aşağı yukarı şöyleydi: "All of this has happened before, all of it will happen again." "Bunların hepsi önceden vuku buldu, ve hepsi tekrar vuku bulacak."
Reklam