"Unutmamak gerekir ki yeni bir düzen getirmeye kalkışmaktan daha zor, başarı olasılığı daha kuşkulu, yönetilmesi daha zor bir şey yoktur; çünkü eski düzenden çıkarı olan herkes yeni düzeni getirene düşman kesilir, yeni düzenden çıkarı olabilecek kişiler işe ılımlı birer müttefiktir. Bu ılımlılık, kısmen, yasaları yanlarına almış olan hasımların yarattığı korkudan; kısmen de kendileri net olarak yaşamadıkça yeni şeylere gerçekten inanmayan insanların kuşkuculuğundan kaynaklanır."
"Gene de birisinin canını alması gerekiyorsa bunu, uygun bir gerekçesi ve açık bir nedeni olduğunda yapmalıdır; ama özellikle başkasının malından uzak durmalıdır; çünkü insanlar babalarının ölümünü mal varlıklarını kaybından daha çabuk unuturlar."
"Yazarlar, Akha'ların prensi Philopoimen'i, öteki şeylerin yanı sıra, barış döneminde savaş usulleri dışında bir şey düşünmediği için de överler. Dostlarıyla kırlarda dolaşırken sık sık durup onlarla tartışmış: 'Düşman şu tepenin üzerinde olsaydı, biz de ordumuzla burada olsaydık, hangimiz avantajlı olurduk? Düzenimizi koruyarak onlara nasıl hücum edebilirdik? Geri çekilmek istesek bunu nasıl yapardık? Onlar geri çekilecek olsalar onları nasıl takip ederdik?' Ve yürürlerken, bir ordunun karşılaşabileceği bütün durumları önlerine serermiş; onların görüşünü dinler, kendi görüşünü söyler, görüşünü nedenleriyle kanıtlarmış; öyle ki, bu sürekli değerlendirmeler sayesinde ordularını yönetirken çare bulamadığı hiçbir aksilik meydana gelmezmiş."