Puan vermedi·480 syf.··
2026 38. kitabı
GÖK KUZGUN #kitapyorumu "İstersen dünyayı karşıma alırım, yine de seni bırakmam. Sen bana ait olduğun için değil, ben gönlümü senden geri alamadığım için." Bazı kitaplar vardır, daha ilk sayfasından ana karakterin omzundaki yükü size hissettirir. Gök Kuzgun da tam olarak böyle bir kitaptı. Yalvaç, henüz resmi olarak teşkilata adım atmamış olsa da adaletsizliğe susmamayı babasından öğrenmiş bir genç. Yan evden gelen o çığlığa arkasını dönüp gidemediğinde, sadece küçük Nazlı’nın değil, kendi hayatının da akışını değiştiriyor. Hikayemiz de geçmişin bağlarıyla birbirine düğümlenmiş bir istihbaratçı ile bir siber güvenlik uzmanının, tehlikeli bir görev ve kaçınılmaz bir aşkı anlatıyor. ​Nazlı, Yalvaç için geçmişten gelen bir vicdan borcu, kaçamadığı bir gelecek ve hayatının tek zaafıdır. Yalvaç ise Nazlı için güvenebileceği tek erkek, sığınabileceği tek liman. Bu iki karakteri mükemmel bir çift yapan şey ise birbirlerinin eksik parçalarını tamamlamaları. Yalvaç ve Nazlı’nın o didişmeli, aralarındaki 30 santimlik boy farkıyla daha da tatlılaşan ama arkasında ölümcül görevler barındıran dinamiğine bayıldım! Nazlı’nın o küçücük yaşta resmi kayıtlarda ölü gösterilmesi, kendi cenazesine inanıp herkes öldüğümü söylüyor diye fısıldaması Yalvaç’ın kalbine nasıl bir bıçak gibi saplandıysa, benim de içimi öyle dağladı. Yıllardır içinde tuttuğu o suçluluk duygusu da beni paramparça etti. Yazarımız karakterlerin içindeki o kırık dökük dünyayı o kadar güzel hissettirmiş ki... Nazlı'nın çocukluk yarası yüzünden bir oyuncak odası olması ve Yalvaç'ın ona fark edilmeyecek kadar küçük hediyeler taşıması... Hele o 'mavi kuş' detayı! ​Nazlı’nın geçmişe, yurttaki o kırık ahşap bebeğe ve çocukluk yaralarına sığınarak kurduğu cümleler o kadar yaralıydı ki. Yalvaç ve Nazlı’nın tutku ve sadakat
1000Kitap
Gök KuzgunPınar Salman · Pukka Yayınları · 202615 okunma
Hayaller ve Gerçekler
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Mai ve Siyah : 1897 ‘de yazılan eserde , Halit Ziya, Servetifünun’un ideal şair tipini ve o dönemin sanat anlayışını yansıtır . yazar ; romanın kahramanı Ahmet Cemil ‘in şahsında o dönemin kavgalarını , çekişmelerini , basın hayatının iç yüzünü, aşırı duygusal ve karamsar ruh çözümlemelerini okuyucuya sunar . Eserde, romantik bir genç olan Ahmet Cemil’ in çevresinde hayalle gerçeğin çatışması ele alınır . “Mai “ kahramanın hayallerini , “Siyah” ise hayal kırıklığını yani gerçeği ifade etmektedir . Orta halli bir ailenin çocuğu olan Ahmet Cemil, Mülkiye’deki öğrenciliği sırasında babasını kaybedince evin geçimini üstlenir . Tepebaşı’nda mehtaplı mavi bir gecede hayaller kurar . Buna göre; yazmakta olduğu eserini bitirip bastıracak , böylece şöhret ve para kazanacaktır . Böylece içten içe sevdiği zengin bir ailenin kızı Lamia ile evlenmesi de kolay olacaktır . Platonik aşkı Lamia , bir subayla evlenince Ahmet Cemil , büyük ümitlerle yazdığı şiirlerini ateşe atıp yakar ve annesiyle birlikte Yemen’e bir ilçeye kaymakam olarak gider . Böylece yıldızlı mavi bir gecede kurduğu hayaller , İstanbul’dan yıldızsız karanlık bir gecede ayrılırken yıkılmış olur .
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,8bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
9/10
·576 syf.··
2026 2. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 00:00
Distopya türünün en güçlü, en sürükleyici ve duygusal olarak en yoğun örneklerinden biri: Karanlık Zihinler. Alexandra Bracken, Amerika'daki çocukların büyük kısmını öldüren, hayatta kalanları ise özel ve tehlikeli güçlerle donatan gizemli bir hastalığın (IAAN) ardından kurulan o acımasız dünyayı muazzam bir şekilde inşa etmiş. Hükümetin bu çocukları renk kodlarına (Yeşil, Mavi, Sarı, Turuncu, Kırmızı) ayırarak toplama kamplarına hapsettiği bu karanlık düzende, en tehlikeli sınıflardan biri olan 'Turuncu' güçlerine sahip Ruby'nin kaçış ve hayatta kalma mücadelesini okuyoruz. Kitap sadece bir aksiyon kurgusu değil; Ruby’nin yollarının kesiştiği Liam, Chubs ve Zu ile kurduğu o sıcacık dostluk, aile bağı ve tabii ki Liam ile aralarındaki o naif, yürek sızlatan aşk hikayenin kalbini oluşturuyor. Karakterlerin kendi güçlerinden korkması, birbirlerine sığınmaları ve özgürlük uğruna ödedikleri bedeller sayfaları hızla çevirmenizi sağlıyor. Özellikle kitabın o son sayfaları... Kalbinizi paramparça edecek ama serinin devamı için sizi sabırsızlandıracak cinsten. Açlık Oyunları veya Uyumsuz sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir başyapıt! #KaranlıkZihinler #AlexandraBracken #TheDarkestMinds #RubyDaly #LiamStewart #Distopya #FantastikKurgu #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #OkudumBitti #KitapÖnerisi #PegasusYayınları #NeOkudum
Karanlık ZihinlerAlexandra Bracken · Parodi Yayınları · 20214,036 okunma
Hayaller "Mai", Hayatlar "Siyah"
Puan vermedi·
Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil’in Türk edebiyatına kazandırdığı en devasa, en can acıtıcı eserlerden biri bana kalırsa. Servet-i Fünun döneminin o hüzünlü, içe kapanık ve hayalperest ruhunu o kadar iyi yansıtıyor ki, kitabı bitirdiğimde içimde garip bir boşluk ve Ahmet Cemil’e sarılma isteği kaldı. Eğer bu kitaba dair hissettiklerimi kendi kelimelerimle, içimden geldiği gibi dökecek olursam, ortaya tam olarak şunlar çıkıyor: Hayaller "Mai", Hayatlar "Siyah" Kitabın adı zaten bütün hikayeyi özetleyen muazzam bir metafor. Mai" (Mavi), Ahmet Cemil’in o pırıl pırıl, umut dolu hayallerini, edebiyat aşkını, Lamia’ya olan temiz sevgisini ve geleceğe dair beslediği o saf inancı temsil ediyor. "Siyah" ise İstanbul’un o dönemki boğucu, acımasız ve gerçekçi yüzü. Ben hikayeyi okurken resmen Ahmet Cemil’le birlikte o mavi hülyalara daldım, sonra da o siyah gecenin karanlığında onunla birlikte dibe çöktüm. Yazar, idealist bir gencin hayalleriyle gerçeklerin çatışmasını o kadar çiğ, o kadar dürüst anlatmış ki, "Bu devirde de aynısı olmuyor mu zaten?" demekten kendimi alamadım. Ahmet Cemil, bugünün dünyasında da her köşe başında görebileceğimiz, hak ettiği değeri bulamayan o naif ruhlardan biri. Karakterlerle Kurduğum Bağ Ahmet Cemil: Ona kızamadım bile. Evet, bazen fazla pasif, fazla melankolik, hayata karşı fazla savunmasızdı ama o kadar temiz kalpliydi ki... Kız kardeşinin yaşadığı dram, annesinin yükü, kendi içindeki o bitmek bilmeyen edebi sancılar derken, karakterin o omuzlarındaki yükü resmen kendi sırtımda hissettim. Raci: Edebiyat dünyasının o kıskanç, zehirli, insanı aşağı çekmeye çalışan toksik yüzü. Günümüzde de sosyal medyada ya da iş hayatında her gün karşılaştığımız o "Raci"lerden nefret ettim ama varlığını da acı bir şekilde kabullendim. Dil ve Anlatım
Duygu ve Düşünce
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,8bin okunma
Bir Kentin Şampiyonluk Hafızası
10/10
·371 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Trabzonspor’un 1975-76 şampiyonluğu yalnızca bir futbol başarısı değildi; Türk futbolunda ezberi bozan bir milattı. Hakan Kulaçoğlu’nun O Sene: 1975-76 kitabı da bu büyük yürüyüşü sadece maçlarla değil, dönemin Türkiye’siyle, şarkılarıyla, siyasetiyle ve gündelik hayatıyla birlikte anlatıyor. Bir kentin umudu, bir takımın inancı ve Anadolu’nun futboldaki sesi o sezon bordo-mavi renklere büründü. Bu yüzden o şampiyonluk hâlâ yalnızca hatırlanmıyor; yaşanmış bir zamanın ruhu gibi hissediliyor.
O Sene: 1975-76Hakan Kulaçoğlu · İletişim Yayınları · 20264 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
UÇURTMA AVCILARI (Çocuk Romanı) LİNDA SUE PARK 1960 doğumlu Kore kökenli Amerikalı yazar Linda Sue Park’ın kaleme aldığı bu eser, çocukların yeteneklerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirme çabaları ve kardeşler arasındaki ilişkinin psikolojik boyutları üzerine kurulmuş değerli bir çocuk romanıdır. Yazarın özellikle çocuk ve gençlik edebiyatı alanındaki eserleriyle tanındığı düşünüldüğünde, romanda verilen mesajların önemi daha da belirginleşmektedir. Olaylar Kore’de geçmektedir. Kee-sup ve Young-sup kardeşler, uçurtmalara büyük ilgi duyan iki çocuktur. Kee-sup daha büyük olduğu için geleneklere uygun olarak onun için bir şapka takma töreni düzenlenir. Bu törenden sonra küçük kardeşin ağabeyine daha fazla saygı göstermesi beklenmektedir. Doğaları gereği zaman zaman rekabet içinde olan kardeşlerden Young-sup, babasının bu beklentiyi açıkça dile getirmesi üzerine iç dünyasına yönelir ve yalnızlaşmaya başlar. Ancak Kee-sup, kardeşinin yaşadığı duygusal değişimin farkındadır. Gelenekleri katı biçimde uygulamak yerine kardeşini korumaya ve ona değer verdiğini göstermeye çalışır. Böylece iki kardeş arasındaki sevgi ve bağlılık, rekabet duygusunun önüne geçer. Kardeşlerin farklı yetenekleri vardır. Young-sup uçurtma uçurma konusunda oldukça başarılıdır. Kee-sup ise uçurtma yapımında beceriklidir. Young-sup’un uçurtma satın alacak parası yoktur. Bunun üzerine bir uçurtma satıcısına ilginç bir teklif sunar. Eğer kendisine verilecek bir uçurtmayı başarılı bir şekilde uçurur ve bunun sonucunda yedi uçurtma satılmasını sağlarsa, satıcının ona bir uçurtma hediye etmesini ister. Satıcı bu teklifi kabul eder. Young-sup’un başarısına görünmeden destek olan babası ve ağabeyi de onu koruyup kollamaya devam ederler. Kardeşlerin uçurtmalara olan tutkusu, dönemin çocuk
Uçurtma AvcılarıLinda Sue Park · Beyaz Balina Yayınları · 2018260 okunma