Propagandanın en güçlü boyutlarından biri toplumu semboller üzerinden hizaya getirmektir. New Deal döneminde Roosevelt yönetimi, Ulusal İyileştirme Yasası (NRA) kapsamında adil davranan işletmeler için 'Mavi Kartal' (Blue Eagle) sembolü yarattı; üzerinde 'Üzerimize Düşeni Yapıyoruz' (We Do Our Part) yazıyordu. Bu kartalı dükkanına asmayan işletmeler belki vatan haini ilan edilmiyordu, ama devlet ve toplum tarafından muazzam bir baskıyla karşılaşıyordu. Halk, Mavi Kartal olmayan dükkanlardan alışverişi kesiyordu.
Bu durum, totaliter rejimlerdeki sembolik zorunluluğun demokratik ve yumuşatılmış bir muadiliydi. Gamalı Haç ya da faşist sembolleri reddetmek Avrupa'da doğrudan toplama kampı, hapis veya ölüm anlamına geliyordu. Araç aynıydı — sembolik uyum aracılığıyla toplumsal bütünleşmenin sağlanması — ama sonuçlar arasındaki uçurum derinliğini korudu.