Hayırlı bayramlar, kitap severler. #OkuyarakYasa grubuyla bu ay Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar kitabını okuduk. Ve sanırım biz ‘tutunduk.’
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Turgut Özben, gazetenin üçüncü sayfasında okuduğu bir haberle yıkılmıştı: Arkadaşı Selim Işık intihar etmişti! Bu ölüm Turgut üzerinde büyük bir etki yaratmış, Selim’in neden kendini öldürmeye çalıştığını anlamak istemişti. Bu nedenle de Selim’in tanımadığı -Selim, arkadaşlarını birbirleriyle tanıştırmazdı- arkadaşlarını bulmuş, Selim’e ait bir şeyler aramıştı. Ve Selim’in yazdığı bir şarkıya denk geldi: şarkıda Selim, bazı arkadaşlarına yer vermişti ama Turgut’un ismi geçmiyordu! Turgut bunun nedenini araştırırken; ailesinden, işinden ve git gide kendinden uzaklaşıyor, bir buhrana sürükleniyordu. Olrick de olmasa yalnız kalacaktı! Neden Selim, Turgut’u Tutunamayanlar içine almamıştı, yoksa Turgut’u tanımıyor muydu?
Uzun süredir merak ettiğim bir kitaptı Tutunamayanlar ve #okuyarakyasa grubumuzdaki arkadaşlarla kitabı okumak benim için çok keyifli oldu. Zaten tek başıma olsam kitabı bitiremeyebilirdim, diye de düşündüm. Kitabın bazı yerlerini eğlenerek bazı yerlerini düşünerek bazı yerlerini ise ‘burada ne demek istedi acaba?’ diyerek okudum. Altını çizdiğim çok yer olsa da genel baktığımda kitap beni tatmin etmedi maalesef. Belki yazıldığı dönemde okumuş olsaydık daha çok etkilenebilirdik çünkü yazar o döneme ait birçok şeye değinmiş, eleştiride bulunmuş. Bilinç akış tekniğiyle 76 sayfalık tek cümle olan bir bölüm yazmış ki en beğendiğim kısımlardan biriydi sanırım.Ve Okurken Selim’in altında kaldığı baskıyı, hissettiklerini çok iyi anlasam da Turgut’u okumak benim için çok zordu. Belki arkadaşını